Atatürk’ün kenti geri alındı…

CHP’nin bu en küçük ildeki en büyük dezavantajı, rakibinin milyarlarca liralık seçim bütçesine karşın, çok sınırlı bir bütçe tahsisi ile seçime girmesiydi… Bu şartlarda alınan zafer, Yalovaspor’un lig kupasını alması ile eşdeğerdir… İkinci dezavantaj ise, yaratılan gereksiz iç çekişmelerden dolayı, örgütün sahaya tam kadroyla çıkamaması ve ikinci devre oyuna katılmasıydı…

Aylar öncesinde yerel üyelerden Genel Merkez’e yapılan onca uyarılara rağmen, en önemli hedef olması gereken yüzer oyların tek beklentisini ve oy verme kriterini tatmin etmek adına bir ön seçim veya eğilim yoklaması yapılmaması ise en önemli gizli handikaptı… Bu arada rakip, tipik bir iktidar belediye başkanı olarak, belediyenin imkanlarını da, biat kesimin alışkın olduğu nemalandırma usullerini de kendi seçim kampanyasında kullanıyordu…

CHP’nin avantajları ise, adayı Vefa Salman’ın yerelde partilerüstü anlamda çok sevilen bir insan olması, ilin vekilleri arasındaki mantalite ve popülarite farkı, rakip adayın halkı kandırıp parti değiştirmiş olması ve ayyuka çıkan şaibeleri ile, ülke genelinde iktidarın yaptıklarına karşı biriken tepki oylarının yerele düşen izdüşümü idi…

2009’da % 18 olan CHP oylarının, 2014’de % 43’e çıkması ve bu oranın, CHP’nin genel ülke ortalamasının % 15 üzerinde olması, hem yerel, hem de parti içi bir başarıdır ama bu aldatıcı olmasın. CHP il örgütü bunu doğru okumalı ve genel seçimlere doğru bir organizasyonla girmelidir. Sırtı sadece vekile dayayarak örgüt olunamıyor…

Tamam, vekil iyi bir santrafor… bu maçın alınmasındaki rolü son vuruşlarıdır, ama görev tanımı gereği ülke genelindeki sorumlulukları ön planda olmalı, o nedenle de yereldeki dinamikleri takip etmesi ve ona göre doğru taktik üretmesi kolay değil, bu sebeple teknik direktör ve tek seçici olmamalı… Sadece vekilin enerjisine ve yönlendirmelerine dayanarak kitlesel enerji üretilemiyor, tam bir takım ruhu oluşamıyor… Klasik oyun tarzı gözden geçirilmeli ve bireysel oyunlar yerine, takım olunmalı…

2009’da, “ AKP’nin kazanmaması için bana oy verin…“ deyip, CHP tabanından bile oy alarak seçilmiş olan eski Belediye Başkanı’nın sonradan AKP’ye geçmiş olması, bu partiye ülke genelinde biriken tepkiye ilaveten ekstra bir tepki birikimi de getirmiş ve ibrenin CHP’ye dönmesine sebep olmuştur. Belediye meclislerindeki AKP üstünlüğü bunu teyid etmektedir.

Sonuç olarak, rakibin bu zayıf karınlarla en kötü konumda yakalanmış olmasına rağmen, her türlü iç handikapa rağmen, seçim bütçelerindeki siklet farkına rağmen, bu seçimin göğüs farkıyla da olsa alınması elbette başarıdır.

CHP’nin önündeki maçlara bakarken, genel seçim turnuvası için, orta sahasını ve forvetini toparlaması, rakibin zaafiyetlerine bel bağlamadan, dokuya uygun olmayan oyunculardan medet ummaksızın, kendi öz ilke ve kaynaklarına dönmesi, takımın başına da dar alan mantalitesinden muaf, herkesi toparlayabilecek vizyon ve nitelikte, herkesçe saygı duyulacak, “ yönetilmeyen, yönetebilen “ bir lider getirmesi ve bütünleşik bir takım ruhu oluşturması ve en önemlisi sahaya zamanında çıkması gerekmektedir…
Bu seçimlerde bunlar olsaydı, yarış son düzlükte değil, başında alınır, burun farkıyla değil, arşın arşın önde bitirilirdi. Göğüs göğüse olunursa, göğüs farkıyla olmaz zaferler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

sixteen + six =