Atıkları çöpe atana 1000 Sterlin ceza

Londra’nın kuzeyinde “Türk mahallesi” diye de bilinen Hackney’de belediye 27 Şubat’tan itibaren geri dönüşebilen atıkları özel toplama kutu ve bidonları yerine çöplere atanlara para cezası getirdi. Biz de Hackney sakini Türkçe konuşan toplumu geridönüşüm konusunda bilinçlendirmek için kapı kapı dolaşan çevreci Orhan Dil ile söyleştik.


Orhan yolun yarısında Kayseri doğumlu bir genç. Henüz çocukken doğada geri dönüşebilen atıkları topladığı için adı “çöpcüye” çıkmış. O dünyamızın hor kullanılmasına karşı çıkmakla kalmıyor hor kullananlara karşı da mücadele ediyor. Bir başka yaptığı da kapı kapı gezip halkı bilinçlendirmek…


Türkiye’den pek çok sığınmacıyı savuran rüzgar onu da Londra’ya 1995’te getirmiş. Yelkenindeki rüzgarı “daha iyi bir yaşam koşulu özlemi ve siyasi görüşlerinin sistemle barışmaması” diye açıklıyor…. Şimdi Türkiye’den gelen sığınmacı ve göçmenlerin derneği DAY MER adına yarım gün “Geridönüşüm Projesi”ni yürütüyor.


Orhan yaptığı işi çok seviyor. Sabahın erken saatlerinde broşürleri alıp kapı kapı geziyor. Kapı zillerinde Türkçe yazan, pençeresinde saksı ya da duvarındaki çanak anteni Kuzey Batı’ya bakan evlerin kapısını çalıyor. Tabii sokakta oynayan Türkçe konuşan çocuklar da çevreci dostumuza yardım ediyor… Kapıyı açan her kim olursa olsun öncelikle Türkçe “İyi günler” diyor. Türkçe yanıt alırsa hemen kendisini tanıtıyor…


“ŞEYTAN ÇARPAR İÇERİ GİR”


Orhan kapıda karşılanışını anlatırken “Bizimkiler İngilizler’den daha sıcakkanlı tabii. Hemen içeriye buyur ediyorlar. Hatta ‘Kapı eşiğinde durma evladım şeytan çarpar’ diye ısrar edenlere bile oluyor… İlke olarak içeri girmiyoruz. O zaman bir çırpıda çay getiriyorlar. Hazırda varsa börek çörek de geliyor… Tabii bunlara ‘Hayır’ demek zor…” diyor.


Kum saatinin hızla çalıştığı  kapı muhabbetinde Orhan, Türkçe broşürleri veriyor ve yaşlı dünyamıza bir çevre dostu daha kazanmak için dil dökmeye başlıyor… Gereksiz tüketim maddelerinin faturayı doğaya çıkardığını, evdeki çöplerin yüzde 75’i geri dönüştürülebilir olduğunu, geridönüşümle hem aile bütçesine de katkıda bulunulabileceğini bir çırpıda anlatıyor…


“Kapı kapı dolaşmak işin en zor yanı… Etkinlikler düzenliyoruz. Bazı etkinliklerde de tezgah açıp kendimizi tanıtıyor, çevre dostu kazanmaya çalışıyoruz” diyen Orhan’a “İngiltere’deki geridönüşümde çevre dostları oranını Avrupa ile kıyaslamasını” istiyoruz. Yüzünü buruşturuyor, dudağını büküyor… “Bir kere İngiltere’de bu bilinç Avrupa’ya göre geride” diyor ve ekliyor:


“Her ne kadar bazı uygulamalar olsa da halkı ikna edici teşvikler son birkaç yıla ait. Diğer Avrupa ülkelerinde ise geridönüşüm uygulamaları daha eski ve artık oturmuş. Bu nedenle geridönüşüm konusunda İngiltere Avrupa ülkeleri içerisinde en arka sırada.”


“Ya Türkiye’den gelen göçmenlerin geridönüşüme ilgisi?” Orhan bu soruyu da şöyle yanıtlıyor:


“Londra’da yaşayan Türk, Kürt ve Kıbrıslı Türkler için geridönüşüm hem uygulama olarak hem de terim olarak oldukça yeni. Bu terimi hiç duymamış olanlar da mevcut. İngiltere’ye yoğun göçün yaşandığı 90’lı yıllarda Türkiye’de mevcut bir geridönüşüm uygulaması yoktu ama toplumun ihtiyaçtan geliştirdiği resmi olmayan bir yeniden kullanma uygulaması vardı ve bu yüzden geri dönüştürülebilecek olan başta kağıt olmak üzere birçok atık tekrar ve tekrar kullanıma sokulmaktaydı. Bu nedenle çoğumuz Londra sokaklarına atılan eşyalara hayretle bakıyorduk. Çünkü bunların birçoğu ufak tefek tamiratla, bakımla kolaylıkla tekrar kullanılabilir duruma getirilebilir, hiçbirşey yapılamayacak durumda olan atıklar yakacak olarak kullanılabilirdi.”


DARISI TÜRKİYE’NİN BAŞINA


Genelde İngiltere’nin ve özelde Türkiye’den gelen göçmenlerin yaşadığı bölgelerdeki geridönüşüm atağını da Orhan şöyle yanıtlıyor:


“İngiltere’deki geridönüşümün Avrupa standartlarına çekilmesi için yapılan çalışmalar başladıktan sonra bizim toplumlarımızın yoğun olarak yaşadıkları çeşitli belediyelerde bu uygulamaların bizim toplumumuza ulaşması için birtakım girişimleri oldu. Hackney Belediyesi ve DAY MER’in ortaklaşa yürüttüğü, Hackney’de varolan uygulamalar hakkında Türkçe konuşan toplumların geridönüşüm konusunda bilgilendirilmesi bu girişimlerden birisi. Hackney’de diğer bölgeler içinde geçerli olan başlıca iki uygulama mevcut. Bu uygulamalardan biri müstakil evlerde oturanlar için diğeri de dairelerde oturanlar için. Müstakil evlerde oturanlara haftada bir toplanmak üzere yeşil plastik atık biriktirme kutuları bırakıldı. Dairelerde oturanların geridönüşüme katılımlarını sağlamak için ise her toplu konut sitesi yakınına büyük geridönüşüm bidonları yerleştirildi. Bununla da yetinilmedi 27 Şubat’tan itibaren Hackney Belediye sınırları içinde olan Lordship, Stoke Newington ve Clissold bölgelerinde, müstakil evlerde oturanların kağıt, cam ve teneke kutuları geridönüştürmeleri zorunlu hale getirildi. Bu atıkları geri dönüştürmeyenler 1000 Sterlin’e kadar para cezasına çarptırılabilecekler. Ayrıca sivil toplum örgütlerinden de destek istendi. Derneklerin projelerine destek verildi… Bunların ötesinde ceza uygulaması da bu işi gönüllülükten zorunluluğa çıkardı… İyi de oldu… Umarım Türkiye’de de bu tür uygulamalar olur…”


“Peki bu yerel yönetimin geridönüşüm ataklarının bir faydası var mı?” sorumuzu da Orhan, “Tabii. Son 3 yılda atıkları geri dönüşüme aktarma oranı yüzde 2’yken yüzde 18’e fırladı…” diye yanıtlıyor.


Orhan’a başka söylemek istediği bir şey var mı diye soruyoruz. Şeytanlı kapı eşiği muhabbetinden aklında kalanları sıralıyor:


“Artık İngiltere’de kalıcılaşmaya başlayan toplumumuzun burada yaşanan sorunlara sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Çocuğumuzun eğitimini etkileyen sorunlar kadar, işlerimizi ilgilendiren sorunlar kadar, çevreyi ve doğayıda etkileyen sorunlara karşı da duyarlı olma bilinciyle böyle bir çalışma yapıyoruz. Geridönüşüm uygulamasına katılarak, Londra’nın temiz ve  herkes için daha yaşanılabilir bir yer olmasına yardımcı olabilmek amacıyla yazdığımız bu yazının sizlerin daha fazla geridönüşüme katılmasını sağlayacağını umuyoruz. Ayrıntılı bilgi almak için 00 44 20 7275 8440 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz. “


FOTOĞRAF: Orhan Dil, bir etkinlikte açtığı tezgahta Türkçe konuşanlara geridönüşümü anlatıyor…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.