Atun, II. Uluslararası Kıbrıs Sempozyumu’na katıldı

PAYLAŞ

İzmir’in Seferihisar beldesinde Kıbrıs’lı ünlü iş adamı Kaptan Muhsin Emiroğlu ve eşi ne ait Emirsoy Holding’e ait Konvoy Country Club’ın tesislerinde gerçekleştirilen II. ULUSLARASI KIBRIS SEMPOZYUMU’na altıyüz’e yakın ilim adamı başvuru yaptı. Hakemler Kurulunun seçtiği 91 bildiri, 3 ayrı salonda eşzamanlı olarak 21 Ekim perşembe, 22 Ekim Cuma ve 23 Ekim cumartesi günü sunuldu.

Prof. Dr. Ata Atun, “Kıbrıs’ın Yunanistan Tarafından İşgali” başlıklı makalesi ile katıldığı sempozyumda, 1964-1974 yılları arasında Kıbrıs adasının Yunanistan tarafından yasadışı olarak işgal edildiğini belgeleri ile birlikte katılımcılara sundu.

Prof. Atun, bildirisinin özet kısmında adanın Yunanistan tarafından işgalini aşağıdaki cümlelerle açıkladı.

“Kıbrıs Meselesini derinliğine araştırdığımızda, karşımıza içeriği karartılmış birçok konu çıkmaktadır. Bilinçli olarak karanlıkta bırakılmış konulardan bir tanesi de Yunanistan’ın, 1964 yılında Kıbrıs’a gizlice gönderdiği tepeden tırnağa silahlı yasa dışı “Kıbrıs Yunan Tümeni’dir”. Bu konuda araştırma yapmak isteyenler hayal kırıklığına uğrarlar çünkü bu konu, daha birçok başka konu gibi, bir Elen tabusudur ve karartmaya tabi tutulmuştur.

Kıbrıs adası 17 Nisan 1964 ile 18 Kasım 1967 tarihleri arasında yasal olmayan bir şekilde Yunanistan tarafından gönderilen ve adı da “Kıbrıs Yunan Tümeni” olan bir askeri kuvvet tarafından işgal edilmiştir. Yunan Tümeni Türkiye’nin 16 Kasım 1967 tarihli notası üzerine adayı terk etmesine rağmen 1500 Yunan subayı yasalara aykırı olarak RMMO’daki görevlerine devam etmişlerdir.

Yunanistan’ın Kıbrıs adasını ilhak etmek amacı ile düzenlediği 15 Temmuz 1974 darbesinden sonra Türkiye’nin Kıbrıs adasında Türklere uygulanacak katliama son vermek amacı ile gerçekleştirdiği 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın Rumlar tarafından çarptırılarak “İşgal” olarak tanıtılmasına rağmen, Yunanistan’ın 1964-1967 yılları arasında 3 yıl 7 ay sürdürdüğü uluslar arası yasalara aykırı olarak adayı işgal etmesinden hiç kimse bahsetmemektedir.

Bu bildiri, yıllarca “Kıbrıs Yakın Tarihi” içinde bilinçli bir şekilde karanlıkta bırakılmış bu konunun varlığını ortaya koymak, araştırmacılara yeni bilgilerin kapısını aralamak için hazırlanmıştır.”

CEVAP VER