Avrupa’nın Türkiye’de tırmanan şiddete tepkisi neden yavaş?

Avrupa’nın Türkiye’de tırmanan şiddete tepkisi neden yavaş?

0
PAYLAŞ

Mülteci krizine odaklanıp, Türkiye’nin kötüleşen demokrasi siciline göz yummayı tercih eden Avrupa Birliği, 23 Aralık’ta ateşkes ve barış sürecine geri dönülmesi çağrısı yapan bir açıklama yayınladı.

Hem Türkiye hükümetine hem de Kürt hareketine hitaben yapılan çağrı, her iki tarafı da şiddeti daha fazla tırmandırmayıp, son iki senede elde edilen gelişmeyi kaybetmemeye davet etti.

Londra’da da Türkiye’deki gelişmeleri yakından izleyen çevrelerde en önde gelen endişe, güvenlik güçlerinin orantısız tepkisi ve yerel halk üzerinde yarattığı yıkıcı etki. Ancak, pek azı kamuoyu önünde isim vererek konuşmayı seçiyor.

Türkiye’nin kent ve kasabalarında güvenlik güçleriyle yasadışı örgüt üyesi militanlar arasında sokak savaşlarına dönüşen çatışmalar, İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu IRA ile yaşanan şiddetin anılarının hala taze olduğu İngiltere’de, ister istemez daha ihtiyatlı bir yaklaşımı beraberinde getiriyor.

Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyeliğini desteklemek, İngilizlerin uzun yıllardır izlediği dış politikanın temel unsurlarından biri olageldi. İngiltere’de medya, Türkiye’de olup biteni eskisi kadar olmasa da yakından izlemeye devam ediyor. Bu ülkede yaşayan Türk ve Kürt toplumu da çeşitli platformlarda Türkiye’deki gelişmeleri tartışıyor, protesto gösterileriyle gündemde tutmayı başarıyor.

Türkiye, İngiltere gündeminin baş maddelerinden biri değil ama umursanmayan, gözardı edilen bir ülke de değil.

İnsan Hakları İzleme Örgütünün bu hafta yayınladığı kapsamlı güneydoğu raporu da kayda değer etki yaptı. Örgütün Türkiye araştırmacısı Emma Sinclair-Webb’in “Türkiye hükümeti güvenlik güçlerini dizginlemeli, hak ihlallerini ve orantısız şiddeti derhal durdurmalı, operasyonların yol açtığı ölüm ve yaralanmaları soruşturmalı” şeklindeki sözleri de geniş yankı buldu.

Halkların Demokratik Partisi HDP’nin uluslararası topluluğa yaptığı, güney doğuyu yabancı medya, sivil toplum örgütleri ve heyetlerin ziyaret ederek hak ihlallerini yerinde görmesi çağrısı da gözlerden kaçmadı.

Noel döneminde yavaşlayan haber akışı, yeni yıldan sonra normale döndüğünde büyük olasılıkla Türkiye’deki gelişmeler de hak ettikleri ilgiyi geç de olsa görmeye başlayacak. Siviller arasında ölü sayısının artması, hem güvenlik güçlerinin hem de bölgede faaliyet gösteren militanların daha yakından mercek altına alınmasıyla sonuçlanacaktır.

HDP lideri Selahattin Demirtaş’ın dış gezileri de Avrupa’da ilgiyle izleniyor.

Demirtaş’ın bu temaslar sırasında uluslararası topluluk nezdinde gündeme getireceği pek çok meşru şikayet var. Türk güvenlik güçleri, PKK’ya karşı operasyonlarında hem anayasal hem de uluslararası hukuku çiğneyen eylemlerde bulunuyor. Hemen herkes, bir devletin kendi varlığına ek olarak vatandaşlarının can güvenliği ve onurunu koruma hakkını teslim etmekle birlikte, güneydoğuda tanık olunan türden toplu cezalandırmanın kabul edilir bir yanı olmadığında hemfikir.

Aynı zamanda resmi olmayan bir güç olarak PKK’nın uluslararası inancıl hukuka uymakla yükümlü olduğu da unutulmuyor.

Türkiye’de hızla tırmanan ve endişe yaratan şiddete gösterilen tepkinin yavaş ve ihtiyatlı olmasında bunlar önemli etkenler.

Selahattin Demirtaş’ın Türkiye ve Rusya arasında ciddi bir gerginlik yaşandığı sırada Moskova’yı ziyaret etmesine aklı başında kimse ‘hainlik’ gözüyle bakmıyor elbette. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Davutoğlu’nun ve hükümet yanlısı medyanın HDP liderine karşı kullandığı kaba ve saldırgan üslup dışarıda yadırganıyor.

Gene de HDP’nin Rusya’nın kanatları arasına sığınmak istediği gibi bir izlenimin son derece olumsuz karşılanacağını söylemek lazım.

Türkiye hükümetinin yanlış Suriye politikaları, ülkede bazı muhaliflerin Suriye’de Esad’ın kendi halkına uyguladığı vahşeti görmezden gelmesini nasıl haklı kılmadıysa, Kürtlerin de şimdi Rusya’nın otoriter lideri Putin’e yaklaşmalarının mazur görülecek yanı olmadığı açık. En azından Avrupa’da, Putin’le yanyana durmanın Kürtlerin mücadelesini ilerletmeyeceğini göremiyorlar mı?

__________________

* YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

http://www.firdevstalkturkey.com/tr/dunyada-turkiye/why-is-european-response-to-turkeys-spiralling-violence-so-muted/

BİR CEVAP BIRAK