AVUSTRALYA’DAN… K. Isınmaya karşı “yol haritası”

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Endonezya’nın Bali Adası’nda 3 Aralık’ta başladı. 189 ülkenin Çevre Bakanları ve 10 bin delege iki hafta sürecek konferans boyunca, “çorbada bizim de tuzumuz olsun” misali, klimaların çalıştırılmayacağı salonlarda toplanıyor. Bu nedenle, hava sıcaklığının 28 – 30 dereceyi bulduğu Bali’de konferans boyunca delegelerin takım elbise giymesi şart değil. Delegeler toplantılara şort – tişörtle katılıyor.

Bali Konferansı’nın hedefi basit: Hükümetler, bilim adamlarının yaptığı uyarıları göz önüne alıp, gezegenin ısısının 2 dereceden fazla artmasına engel olacak global bir iklim anlaşması için görüşmelere başlayacak mı? Bu anlaşmanın iki yıl içinde, yani 2009’da yürürlüğe girmesine önayak olacak bir “yol haritası” çizebicekler mi?

Geçen bir yıl içinde BM için çalışan bilimadamları neredeyse avazları çıktığı kadar bağırıyor. İki hafta önce yayınlanan raporlarında, iklim değişikliğine yol açan karbon gazlarının atmosfere bırakılmasını durdurmak için olanaklar ve zamanın hızla tükendiğine dikkat çekiliyordu. Bu raporda kaydedildiğine göre politikacıların 2015 yılına kadar havaya salınan bu gazların artışını durduracak adımları atmaları gerekiyor. Yani, önümüzde 8 yıldan daha az bir süre var. İkinci aşama, yani salınan gazların azaltılmaya başlanması tarihi 2020. Yani, bu tarih itibarıyla petrol kullanımı azalmaya başlamalı. 2050’ye gelindiğinde dünya karbondan arındırılmalı. Bir diğer deyişle enerji elde etmek için kömür ve petrol, seçenek olmaktan çıkmalı. Aynı zamanda dünya orman varlıklarının yağmasına da son verilmeli. Bütün bunlar yapılırsa gezegenin ısısındaki artış, 2 derecede durdurulabilir.

Bali Konferansı, global ısınmayı geriye çevirecek bir anlaşma platformu değil. Ama o anlaşmaya giden “yol haritasının” çizileceği yer. Bu yönüyle, gelişmiş ülkeleri karbon gazlarını azaltma yolunda hedefler berlirlemeye zorlayan 1997 Kyoto Protokolü görüşmelerinden bu yana düzenlenen en önemli çevre toplantısı.

Kyoto Protokolü’nde belirlenen hedefler 2012 yılına kadar geçerli. Eğer bu tarihe kadar Kyoto’nun yerini yeni bir anlaşma almazsa, Kyoto’nun hiç bir anlamı kalmayacak. Bali, bu anlaşmanın kapısını açacak.

Konferansın Endonezya’da yapılıyor olmasının ayrı bir önemi var. Bu ülkede tarım alanı açmak için yakılan uçsuz bucaksız ormanlar, Endonezya’yı, her yıl atmosfere karışan 3000 milyon ton karbon dioksitle, dünyanın üçüncü büyük emisyon yayıcısı haline getiriyor. Bu ülkede tarım alanı açmak için köylülerin orman yakma mevsimi var. Bu dönemde duman, komşu ülkeleri bile haftalarca “dumanaltı” ediyor. Endonezya’nın sorunu yalnızca ekecek alan açmak isteyen gariban çiftçiler değil. Endonezya Orman Bakanlığı, yağmanın bekçisi. Bu bakanlığın girişimiyle yasa dışı ağaç kesimi suç olmaktan bile çıkarıldı. Bakanlık, kereste tüccarının oyuncağı. Kereste ve Palmiye yağı büyük para getiriyor. Balta girmemiş ormanlar, Orman Bakanlığı’nın gözetiminde her geçen gün daha da küçülüyor.  

Dünyada son yıllarda meydana gelen buzulların erimesi, super yangınlar, gibi aşırı iklim olayları insanlığı korkuttu. İklim değişikliğinin bir gerçek olduğuna kuşkuyla bakanların artık sesi çıkmıyor.

Melbourne’da gökdelenlerle kaplı, büyük şirketlerin toplandığı CBD bölgesinde çok eski bir santral binası var. Asbest yayılması korkusundan binayı yıkamıyorlardı. Yıllar önce birileri binanın bacasına tırmanıp boydan boya dev harflerle şunları yazmış: “No Jobs On A Dead Planet”

Santral binasının yıkımına geçenlerde başlandı. Ama slogan bu arada büyük şirketlere mesajını ulaştırdı anlaşılan. 

Aralarında Nike, Coca Cola, news Corps’un da bulunduğu dünyanın en büyük 150 firmasını temsil eden Corparate Leaders Groups on Climate Change, hükümetleri karbon emisyonlarının azaltılması için bağlayıcı anlaşma imzalamaya çağırdı.

FOTOĞRAF: Planet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.