AVUSTRALYA’DAN… Yeni dünya dedikleri

DıRedfern, Palm Island ve Macquarie Fields… Bu satırları yazarken TV ekranında gençler Sydney’deki özel operasyon polislerinin üzerine taş yağdırıyordu.

Bir yıl önce Redfern, geçen Kasım ayında Palm Island ve birkaç gün önce Sydney’in güney batı semtlerinden Macquarie Fields’de meydana gelen olayların ortak paydası, polisin neden olduğuna inanılan ölüm olayları.

Bu olaylar, ülkede kolluk kuvvetlerinde bir sorun olduğunu gösteriyor. Ama daha önemlisi toplumun belli bölümlerinde –ki bunlar Aborigineler ve alt tabaka- bir hoşnutsuzluğun kabardığının işareti.

Howard Hükümeti, yasa yapma bakımından birkaç ay içinde Senato’da da çoğunluğu elde etmesiyle, dikensiz gül bahçesine kavuşacak. Telstra’nın satışından, çalışma hayatına ilişkin ve sendikaları güçsüzleştirmeyi hedef alan bir çok yasa taslağı, teker teker parlamentodan geçerek yasalaşacak.

Aborigineler, Redfern ve Palm Island olayları ile patlama noktasına geldiklerini zaten göstermişti. ATSIC’in ortadan kalkmasıyla, kendi seslerini iyice kaybedecekler. Hükümet bu sesin duyulmasına yol açacak yeni bir kanal yaratmazsa; önümüzdeki yıllar Aborigineler’in sokaklarda daha çok görüldüğü yıllar olabilir.

Diğer sert yasalar, toplumun başka kesimlerindeki öfke birikimini de artırabilecek özelliklere sahip. Yüksek öğrenim ve çalışma hayatı bunlardan ikisi. Sözgelimi, asgari ücret komisyonu ortadan kaldırılıyor.

Düşük gelirlilerin pazarlık gücü yok ediliyor. Güçlü bir muhalefetin olmadığı koşullarda, insanların sokağa çıkması için, belli ki birçok neden zaten var. Başka birçok neden de yolda.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here