Avusturya’da evlilik ticareti

Avusturya’da yaşamak veya çalışmak isteyen yabancıların önüne sürekli engeller konuldu. Vize, oturma, çalışma izni, yüksek harçlar, öğrencilik durumunun önündeki binbir engel insanların bu ülkeye gelmemesine, kalıcı olmamalarına yol açtı. Ancak üretken ve yaratıcı Anadolu insanı bu engellere karşı gerektiğinde bazı çareler de bulmayı sürekli başardı. Bunlardan biri de Avusturya vatandaşlarıyla evlilikler oldu. Bir Avusturya yurttaşı ile evlenen AB üyesi olmayan bir ülke vatandaşı, oturma ve çalışma iznine de sahip oluyor. Ülkede çalışmanın önüne konulan engeli aşmanın yolu evlilik olarak görüldü.

Yıllar önce, bir evlilik işleminde çevirmenlik yaptığımda, “paralı evliliklerin” işleyişini de gözlemleme fırsatı bulmuştum. Nikâh masasında “Evet” sözlerinin verilmesinden önce, gelin ve damat tarafları tuvalette buluşmuş, Avusturya yurttaşı “gelin hanım” tarafına servet değerinde paralar verilmişti. Evlendirme memuru, “yeminli çevirmen” olmadığım için beni kabul etmemişti. Ancak, o anda yeminli çevirmen bulma şansının da olmadığını anlayınca “Evlenmeyi kabul ediyor musun?” sorusuna verilen yanıtları çevirmiştim. Nikâh işlemi bitmiş, memur “gelini” süzmüş, muzip bir tavırla yeni soyadının ne olduğunu sormuştu. “Gelinin” bunu bilememesi, memuru hayli güldürmüştü. Memur, dönen dolabın farkındaydı. Herhangi bir işte çalışmak istemeyen, sosyal veya işsizlik yardımlarıyla geçinmek isteyen orta yaşın üstündeki Avusturyalılar “gelin” ve “damat” adayı oldular ve yaptıkları evlilikler için Türklerden almış oldukları paralarla güzel hayat sürdürdüler. Nikâh sırasında ödenenle kalınmıyor, evlilik süresince de “ara ödemeler” sürüyordu. “Polise giderim ha!” sözü oturma izni bekleyen kişiye karşı sıkça tekrarlanıyordu.

“Türk eşler” yıllarca sadece Avusturyalı “eşleri” için çalıştı. Bir yıl bu şekilde çalışıp da yasalara uygun şekilde boşananlar, daha fazla ödemelerden kendilerini kurtarabildi. Para vermeyenlerin kapıları ise polisler tarafından sıkça çalınıyordu. Avusturya vatandaşıyla evli Türkler, polisin “mahrem” sorularına bile cevap vermek zorunda kaldı. Evin anahtarı, zil sesi, eşin çamaşırının rengi, hangi sıklıkta cinsel ilişki yaşadıkları şeklinde sorularla karşılaştılar. İnandırıcı yanıt veremeyenler sınır dışı edildi. Sınır dışı edilmeyi kabul etmeyen Afrikalı göçmen ağzı bantlanarak geri gönderilirken yaşamını yitirdi. Cesur, biraz çevresi ve parası olanlar ise avukat kapıları aşındırmaya başladı. Dilekçe, itiraz yazıları için azımsanmayacak paralar ödendi. Dilekçeler oyalamadan öteye gitmiyordu. Çünkü kurumlar, Avusturyalı eşlerin dediklerini doğru kabul ediyordu. Ayrımcılık burada bir kez daha yüzünü gösteriyordu. Sonuçta, “umuda yolculuğun” bir evresinde banka kredilerinin bir kısmı evlendikleri Avusturyalılara, arta kalanıysa mahkeme masraflarına harcanmış oldu.

Daha önce kendisine iş hukuku danışmanlığı yaptığım G. Hanım, arayana dek “sahte evliliklerle” ilgili sorunların bittiğini sanıyordum. Polis tarafından G. Hanım’a gönderilen bir yazıda, yedi yıl önce yaptığı evliliğin sahte olduğu ve dört hafta içinde Avusturya’yı terk etmesi isteniyordu. Ağlamaklı sesiyle “Yardım edin” diye haykırıyordu G. Hanım. Paralı evlilik yaptığı Avusturyalı “eşinin” adını sosyal dolandırıcılık olaylarından anımsıyordum. Taşeron firmalar kurmuş, onları birer birer iflasa götürüp ne işçilerin parasını ne de ücretlerinden kesilen vergi ve sigorta primlerini gerekli yerlere ödemişti. “Evlilikte” ödenen toplu para, sürekli istediği harçlıklar yetmezmiş gibi, G. Hanım’ın temizlik işi yaparak aldığı yaklaşık bin Avro’luk ücretine de göz dikmişti. Birisi işsiz, diğeri üniversite okuyan kızları için yaptığı harcamalardan ve “eşine” yıllarca ödediği paradan bunalan G. Hanım restini çekmiş, “koca” da soluğu poliste almıştı. Yabancılar Dairesi, çabucak toplanarak G. Hanım için sınır dışı kararı vermiş, Avusturya dışına çıkarılması için işlemlere başlanmıştı. G. Hanım’ın sahip olduğu haklar sıralanırken de ülkeye geri gelmek istemesi halinde, ulaşabileceği kurumların adresleri ve telefon numaraları verilmişti. G. Hanım çalışmakta, kazancından biriktirdiği 3 kuruş parayı da Avusturya’da kalabilmek için mahkeme masrafları olarak ödemekten geri durmayacak.

____________________

* Kadim.uelker@gmail.com

1 Yorum

  1. Selam kadim bey,ben şuan isveçteyim ,6 ay önce ailevi sebeplerden ötürü Avrupa’ya kaçak girerek iltica ettim ,ilk ilticam slovenyada oldu,ardından hemen isveçe geldim çünkü hedefimde isveç vardı,isveç beni slovenyaya gönderme kararı aldı,eğer 4 ay daha isveçte gizli kalabilirsem burada iltica hakkım ve bu sürede contratlı iş hakkım olacak,ama şuan bir sevdiğim bayan var Rumen vatandaşı ama austuriada yaşıyor ve çalışıyor,ben muhtemelen slovenyaya geçicem,ve pasaportumu alabilicem Türk pasaportumu!eğer austuriayaya gire isem evlilik yapmamda bir engel varmıdır?eğer bana dönüş yaparsanız çok mutlu olurum,şimdiden sevgiler saygılar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 + 3 =