AVUSTURYA’DAN… Mitingler, 1 Mayıs ve Yoksulluk

Bizim gazete iki kısa haberin dışında ciddi haber  yapma geregi bile duymamıştı. Ancak köşe yazarlarının hemen hemen hepsi “Cumhuriyet’e Sahip Çık” mitinglerini köşelerine taşıdı ve hakkında yazılar yazdı. Gazetemizin geleneginde olmamasına rağmen, daha önce Fetullah Gülen’nin Zaman Gazetesi’nde mitingler hakkında  yayınlanan bir yazı  gazetede “başyazı” olarak konuldu. Mitingler ile ilgili yazılar ise okuyucu tarafından olumlu veya olumsuz en fazla yorumlanan yazılar oldu.

Türkiye tarihi ve bağımsızlığı için bir dönüm noktası, bir başlangıç olacağını düşündüğüm ve milyonların “Türkiye Laiktir Laik Kalacak”,  “Ne ABD Ne AB Bağımsız Türkiye” diye Tandoğan, Çağlayan, İzmir,  Çanakkale, Muğla,  Samsun ve Denizli’de ayağa kalkmasının yankıları Avusturya’da da kendini önemli ölçüde hissettirdi.

Tandoğan’da başlayan ve Denizli’de devam eden “Cumhuriyet’e Sahip Çık” mitinglerinin Avusturya basınına yansıyan fotoğraflı  haberleri, gerçegin bütününü yansıtmamış olsa da, Avusturyalıya kendi sokaklarında gördükleri kara, şimdilerde ise çeşitli açık renklere bürünmüş, gündengüne de çoğalan çarşaflı kadınların Türk kadını imajı olmadığını göstermiş oldu. Zira mitinglerdeki kadınların sayıca çokluğu hem haberlere, hem de haberlere ait fotoğraflara da yansıyordu.

Bu yansımayı bir kilisede düzenlenen panelde de tesbit ettim. Avusturyalı bir papaz ile müslüman  genç  bir hanım öğretmen, kendi dinlerini;  inançları, yaşam biçimleri, gelenekleri ile tanıttıkları bu panelde, Avusturyalıların sordukları sorularla, Türk kadını hakkında bazılarının kafalarında oluşmuş önyargının da bir ölçüde kırılmış olduğunu gördüm.  Panelde soru soran dinleyiciler, mitinglerde gördükleri  Türk kadının imajını yeni keşfetmiş olacak ki, şaşkınlıklarını dile getiriyordu. “Mitinglerdeki fotoğrrafları gördükten sonra, bu ülkenin Türkiye mi yoksa başka bir ülke mi” olduğuna şaşırdığını ifade ediyor ve mitinglerdeki aydınlık yüzlü kadınlarla Viyana’da yaşayan Türk kadınlarınının arasındaki farkı konuşmacı olarak kürsüde bulunan kapalı genç hanıma soruyordu. Hanımın cevabı tatmin edici olmadığı gibi, doğru da değildi, “Kadınların hepsi eninde sonunda kapanacaktır” diyordu. İtirazlarımız yeni bir tartışmayı davet etti, ancak tartışmanın yeri ve zamanı değildi.

Özellikle Çağlayan Mitingi ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılamamasının yankısı  Avusturya’nın Dışişleri Bakanı’nı Ursula Plassnik’i  de meşgul etti. Miting sonrasında Avusturya’nın Österreich Gazetesi, Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik  ile Türkiye’ nin AB üyeliği ile ilgili söyleşi yaptı. En ufak bir olayda AB üyeliği için yeterli mi, veya uygun mu sorularının sık sorulduğu sorular gene gündeme gelmişti.

Österreich Gazetesi’nin yapmış olduğu bu söyleyişide Bakan Plassnik, “Türkiye’nin yönünün neresi olduğuna  Türkiye karar vermelidir, Türkiye için 2006 yılı Aralık ayında alınmış olan üyelik mola kararı hala devam etmektedir” dedi, Türkiye’de yapılamıyan Cumhurbaşkanlığı seçimi için de “Türk Anayasasına göre karar verme görevinin Anayasa Mahkemesinde” olduğunu ifade etti.

Daha sonra Anayasa Mahkemesi’ nin TBMM’de oylanan Cumhurbaşkanlığı seçiminin 1. turunun iptal edilme kararını ve Avusturya ulusal basınının internet siteleri ve günlük gazeteleri birinci haber olarak manşetten verdiler. Haberde kararın “Türkiye’deki krizin büyümesine yeni bir konu olacağı” biçiminde duyuruldu.

İstanbul’da Çağlayan Mitingi sonrasında, sol liberal Der Standard Gazetesi’nde Brüksel kökenli bir yorum özellikle dikkat çekiciydi.  Yorum  “Ne ABD Ne AB” diyerek mitinglere katılanların karşı oldukları Avrupa Birligi’nin amacının Türk Silahlı Kuvvetleri’nin siyasi gücünü etkisizleştirmek olduğunu tebit ediyordu. AB’nin bu hedefi ile Tayyip Erdoğan’nın hedefinin  bu noktada uyuştuğuna, onun için de aslında Recep Tayyip Erdoğan’nın da Türkiye’nin AB’ye kabul edilmeyecegini bilmesine rağmen, sırf AB’nin TSK’ne karşı olan tavrını kendisine destek olarak görmüş olmasından dolayı, AB üyelik görüşmeleri konusunda ısrarlı olduğunun altını çiziyordu.  

Viyana’da 1 Mayıs Kutlamaları Protestolu ve Sönük Geçti

Avusturya’da İkinci Cumhuriyet süreci olarak bilinen 1945’li yıllardan bu yana, Doğu Bloku ülkelerinin birer birer eski sistemlerine veda etmesinden sonrası esen kapitalist  Batı rüzgarına dayanamayarak, Avusturya Sosyalist Partisi (SPÖ) olan  adlarını Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) olarak değiştiren, Avusturya Sosyal Demokratlarının ve Avusturya Sendikalar Birligi’nin (ÖGB) öncülügünde 1 Mayıs her yıl  kutlanmaktadır. Bu sene de gene 1 Mayıs Viyana’da kutlandı, ancak bu iktidar ortağı olan SPÖ ve banka skandalı ile yıpranan ÖGB’nin öncülüğünde olan bu kutlama eski ilgiyi pek görmedi.  SPÖ Parti Başkanı Alfred Gusenbauer’in Başbakanlığı döneminin ilk 1 Mayıs kutlamasında, Avusturya Başbakanı Gusenbauer konuşması sırasında partisinin gençlik örgütü tarafından protesto edilerek yuhalandı.

“Yoksullukla mücadele”, “Tam çalışma tekrar mümkündür”  parlolaları altında gerçekleştirilen 1 Mayıs kutlamasına Viyana SPÖ örgütünün açıklamasına göre bu sene  100 bin insanın katıldığı açıklandı. Viyana Belediye Binası önündeki kutlamalara katılan insan sayısının dünyada 1 Mayıs kutlamalarının en kalabalığı olarak da duyruldu. Katılımın değil yüzbin, onun yarısını bile bulmadığını da ifade eden çevreler oldu.

Bunca kalabalık insan topluluğunu birarada gören  ÖGB Genel Başkanı,  miting konuşmasında sendika üyeliğini devam ettirenlere teşekkür ederken, üyelikten ayrılanları ise yeniden sendikalara üye olmaya çağırdı.

Söz 1 Mayıs kutlamalarındayken Türkiye’deki 1 Mayıs kutlamalarındaki Taksim görüntüleri Avusturya basınında tam ve birinci sayfadan verildigini de belirtmek isterim. Özellikle Die Presse adlı sağcı gazete haberi birinci sayfadan verirken, o sayfadan başka hiç bir habere yer vermemiş olması dikkat çekiciydi. Ankara’da Anafartarlar Çarşısını kana  boyayan, altı yoksulun ölümüne,  yüzlercesinin ise yaralanmasına sebep olan kişinin basında yeralan ve daha önce katılmış olduğu 1 Mayıs kutlamalarından fotoğrafını aratmayacak bir  fotoğrafı bu seneki Taksim’deki 1 Mayıs kutlamalarından birinci sayfaya koymuştu. Maskeli bir genç, arkası alev alev, sis ve duman, gazete manşeti ise “Türkiye yanıyor” şekl,ndeydi.

Haberin devamını iç sayfalara taşımıştı. İç sayfada, konu 1 Mayıs olayları, mitingler ve  Türkiye’nin AB’ye üyeliği konuları çok eleştirsel bir gözle değerlendiriliyordu. Türkiye haberine ve yorumlarına komşu olan sayfada ise ABD’nin Irak zulmünden bir haber ve bir fotoğraf vardı. ABD askerleri tarafından  kendi evlerinde taciz edilen genç kız ve kadınlar duvara dayanılmış bir şekilde aranıyorlardı. Modern silahlarının gölgesinde üstlerinde Amerikan askerleri tarafından silah aranan kadınların görmüş olduğu bu tacize te kelime ile eleştiri ve yorum yoktu. Nasıl olsa onlar Iraklı ve alışkın olmalılardır dercesine, sadece “ABD Irak’a bir çözüm arıyor” diyordu. 

1 Milyon insan yoksullukla karşı karşıya

Avusturya gündemine damgasını vuran başka bir haber de Sosyal Güvenlik Bakanı Erwin Buchinger’in yapmış olduğu açıklamaydı.  Bakan Buchinger’in açıklamasına göre ülkede yaklaşık bir milyon insan yoksulluk sınırında bulunmakta olduğuydu.  “İstatistiklerle Avusturya” adlı aktuel bir çalışmanın tanıtımını yapan bakan Buchinger, bu bir milyon insanın  420 bininin halen yoksulluk sınırının altında  yaşamakta olduğu bilgisini veriyordu.  Bu açıklamaya  göre, dünyanın en zengin ülkeleri arasında bulunan ve Avrupa’nın en zengin dördüncü ülkesi olarak bilinen,  Avusturya’nüfusunun  % 12’sinin ya yoksulluk sınırının altında, ya da yoksulluk içinde yaşadıklarını tesbit ediyordu. 

Avrupa Birligi sınırları içerisinde yoksulluk sıralamasında dördüncü sırda bulunduğu açıklanan Avusturya’da, yoksulluktan en fazla etkilenen kesimlerin iki ve daha fazla çocuklu aileler, tek başına yaşayan çocuklu anne ve babalar, emekliler, gençler, yabancılar ve işsizlerlerden oluştuğu ayrıca bakanın vermiş olduğu bilgiler arasında yeraldı.  Buna rağmen bu oranın 2005 yılı oranından daha iyi olduğu da açıklamalarda dile getirildi. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.