AVUSTURYA’DAN… Tarihin Çöplüğü

AVUSTURYA’DAN… Tarihin Çöplüğü

0
PAYLAŞ

Tarihin Çöplüğünden Çıkan Türk Düşmanlığı

Seçimler öncesi ve sonrası Türk, İslam ve Türkiye düşmanlığı ile politika yaparak, oy toplayan ve bunda da oldukça başarılı olan aşırı sağcı ve ırkçı bir politikacının parti içerisinde bir iç hesaplaşması sonrasında basına fotoğrafları sızdırılmıştı.

Basına sızdırılan fotoğraflar, Türk düşmanı ırkçı Avusturyalı parti başkanını askeri üniformalar içerisinde kavga ederken ve birbirleriyle savaşırken göstermekteydi. Bu fotoğrafların Nazi askerlerinin kiyafetlerini çağrıştırdığı biçiminde Avusturya basınında yorumlandı. Daha önceden de Nazilerle ilişki içerisinde olduğu bilinmekte olan bu parti başkanının fotoğrafları kendisinin gerçekte bir Neonazi olduğunu onayladı. Haftalarca köşeye sıkışmıştı.

Bu Neonazi ırkçı politikacı, seçim öncesi politik çalışmalarına Türk bayrağı düşmanlığı ile başladı. Süre içerisinde “Viyana İstanbul olmamalıdır” sloganını kendisine şiar edindi.  Daha sonraki sürede ise İslam düşmanlığına el attı.  Türk kadınlarını aşağılayıcı afişlerde, gene aşağılamaya çalıştığı kadınların fotoğraflarını izinsiz kullandı.  Bazı Türk siyasetçilerinin söylemlerini seçim çalışmalarında kullanarak, Avusturya’da yaşayan Türk ve Müslümanların aleyhinde düşmanlık körükledi.

Bununla da yetinmedi Viyana Eyalet Meclisinde,  emperyalist yalan Ermeni Soykırımı kabul edilsin diye yasa teklifinde bulundu. Diş teknisyenliği eğitimi almış olan ırkçı parti liderinin teklifi diğer partilerin karşı oylarıyla daha ilk oturumda reddedildi. Ayrıca, Türk kökenli bir Belediye  Encümen Azası’nın seçim çalışmalarında kullanmış olduğu emperyalist yalan “Ermeni Soykırımının” Avusturya’da kabul edilmesini istemeyen Türklerden oy istedi diye Avusturya Halk Partisi’nden atılmasını sağlayan Neonazi politikacı, yeni bir ırkçılık daha yaparak yabancı kökenli emekçilerin hastalık sigortasından faydalanmamalarını talep etti. 

Burada Avusturya’nın ırkçı ve Neonazi politikacısının Viyana Rathaus’unda (belediye binası) soykırım yasa teklifinin reddedilmesinin ardından henüz bir kaç ay geçmişti ki,   “Türkiyeli” neosolcu bir gazeteci, yazar, ırkçı politikacının başlatmış olduğu Ermeni Soykırım tartışmasını 20 Mart 2007 tarihinde gene aynı belediye binasında tekrar tartışmaya açarak, bayrağı devir aldığına Viyana ve Viyanalı tanık oldu. Hem de Türkiye düşmanlığını Neonazi  beceremezse, neosolcuda mı beceremez dercesine.  Neosolcu yazarın Avusturya içinde ekmiş olduğu Türk düşmanlığı tohumları etkisini nasıl  göstereceğini zamanla göreceğiz.
Irkçı politikacının her gün yeni ve değişik skandal fotoğrafları  yayınlanırken, partisinin bölünmeyle karşı karşıya kaldığı biçiminde değerlendirme yapılırken, birbirleri ile piyasaya sürülen fotoğraflar aracılığıyla hesaplaşmaya çalışan taraflar; kendi aralarında anlaşmaya vararak, basına sızdırılan fotoğraflara son verdiler. Ancak parti başkanı Neonazi koltuğunda kalırken, rakibi partiden istifa etti. Öyle bir istifa oldu ki, ırkçı partiye yapılan devlet yardımı kesilmesin diye meclisteki parti kulübündeki üyelikten ayrılmadı. 

Irkçı liderin basına sızdırılan fotoğraflarından birisi de onu sağ elinin üç parmağını açarak selam verirken göstermekteydi. Bu selam Nazi selamının kökeni olduğu Avusturya’da basına yansırken, Neonazi parti lideri kendisinin sadece “üç bira ısmarlamak istediği sırada fotoğrafının çekilmiş” olması gerektiğini  dile getirdi. Aslında üç bira ısmarlama açık bir yalandı, o fotoğrafın aşırı sağcı ve ırkçı Alman gençlerinin bir toplantısında çekildiği gene Avusturya basınında konu oldu.  Azılı Türk düşmanı Neonazi parti lideri o fotoğrafta Alman Neonazi Franz Radl’ı selamlarken görülmekteydi aslında.

Avusturya gündeminde Ocak ve Şubat ayında ciddi tartışmalar yaratan bu fotoğrafların sosyal demokrat partili başbakan Gusenbauer’e soruldu. Avusturya Başbakanı haftalarca gündemi belirleyen bu Nazi selamlı fotoğrafları nasıl değerlendiriyordu.  Başbakanın fotoğrafları  “gençlik budalalıkları olarak” değerlendirmesi, aşırı sağcı parti lideri ile sosyal demokrat parti lideri arasında yeniden köprülerin kurulmasına sebep oldu. Irkçı parti lideri kendisi ile yapılan daha sonraki görüşmelerde Avusturya Sosyal Demokrat Partisi’ni (SPÖ) kendisine en yakın parti olduğu biçiminde değerlendirirken, SPÖ’nün tabanı ise partilerine ve onun lideri karşı yeni bir neden daha bulmuş oldular.  Başbakan Gusenbauer’in “Gençlik budalalığı” değerlendirmesi hükümete olan güvenin azalmasının diğer nedenlerinden birisi oldu.

Seçim öncesinde Türkiye, Türk ve Müslüman düşmanlığı ve Ermeni Soykırımı tanınması talepleri ile oy toplayan, Neonazi çöplüğünden beslenen ırkçı liderin kim olduğunu öğrenmek için gazetemizin Avusturya köşesindeki haber arşivlerine bakılması yeterlidir.
Neonazi ırkçı liderin başlattığı soykırım tartışma bayrağını, Viyana Belediye Sarayı olan Rathaus’da Avusturyalı sosyal demokrat  ve liberal ve neosolcuların desteği ile  yeniden gündeme getiren ve hala sıfır noktasında duran yazarımız kim dersiniz? Onu okuyucu tanımazsa bile,  kendisine Viyana’da eşlik eden özgürlük ve dayanışma adına kurulu bulunan bir parti başkanımız kesinlikle tanıyacaktır. 

 

BİR CEVAP BIRAK