“Babamla sinemaya gitmek istiyorum”

Tahir Canan’ın babasını hiç dışarıda görmeyen 19 yaşındaki oğlu İmran Canan, “Parka gitmek yerine cezaevinin avlusunda volta attım, kaydıraktan kaymak yerine ranzadan atladım. Normal aktiviteler yapmak babamla sinemaya gitmek, özgür hayatta buluşmak istiyorum” dedi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Türkiye’nin en uzun süre hapiste kalan insanı” Tahir Canan için Canan’ın ailesiyle birlikte Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Tahir Canan’ın yaşadıklarını “Bir insanlık ayıbı, demokrasi utancı ve katliamı” olarak nitelendiren CHP’li Ağbaba beraberindeki, Tahir Canan’ın eşi, çocukları ve torununu tanıttı. Bir ailenin üç kuşağını bir araya getiren aile tablosunda sadece Tahir Canan’ın eksik olduğunu belirten Ağbaba, “Canan’ın 12 Eylül cuntacılarının mahkemelerinden çıkan kararlarla neredeyse bütün ömrünü hapiste geçirmesi hangi hukukla, hangi akılla, hangi vicdanla bağdaşır? Tahir Canan’ın 4 çocuğu babasız büyüdü. Canan da çocuklarından uzakta yaşlandı, dede oldu. Şimdi 5 torunu dedesiz büyüyor. Bu insanlık ayıbı değildir de nedir?” diye sordu.

30 yıldır cezaevinde bulunan Canan’ın 2025 yılına kadar 14 yıl daha cezaevinde tutulmak istendiğini belirten Ağbaba, böyle olursa Canan’ın 45 yıl hapis yatarak ancak 72 yaşında tahliye olabileceğini söyledi.

1979 yılında cezaevine giren Canan’ın 1991 yılında şartlı salıverme ile bırakıldığını, ancak 1993 yılında tekrar örgüt üyesi suçlamasıyla tutuklandığını kaydeden Ağbaba, Malatya’da görülen bu davadan beraat etmesine karşın “Şartlı salıverilme” kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle tutukluluğunun sürdüğünü belirterek, “Canan ‘suç ortadan kalksa da ceza kalkmaz’ gibi fikir fukarası bir yorumla tahliye edilmemektedir” dedi.

Ağbaba, 12 Eylül’le hesaplaşacağını söyleyen AKP’nin Canan’dan özür dilemek yerine ondan yediği yemeğin parasını istediğini iddia etti. Yemek parasını ödemediği için Canan’ın borcunun yüzde 50 arttırılarak ödenmemesi durumunda haciz işlemlerinin başlatılması için mal varlığı beyanında bulunmasının istendiğini belirterek, “Bu nasıl bir mantıktır? 30 yıl, 5 aydır cezaevinde kalan bir insanın nasıl mal varlığı olabilir? Bu asmayalım da süründürelim mantığıdır. Cuntayla hesaplaşmak ne lafla olur ne de gözyaşı dökmekle. Hesaplaşma icraatla olur” dedi.

Ağbaba, darbe döneminin timsallerinden olan Tahir Canan gerçeği’nin darbe dönemiyle yüzleşmenin fırsatı olduğunu belirterek, hükümeti 12 Eylül döneminin tüm uygulamaları ve sonuçları ile birlikte ortadan kalkması için harekete geçmeye çağırdı.

Ağbaba’nın açıklamalarından sonra Tahir Canan’ın eşi Gül Nigar Canan, Meclis’ten, Cumhurbaşkanlığı’na yaptıkları tüm başvurulara “Yargıya talimat veremeyiz” yanıtı aldıklarını belirterek, “Biz yargıya talimat verilmesini istemiyoruz. Hukuk içinde çözülemeyen bu sorunu uzmanlar, ilgililer inceleyip aklanmasını istiyoruz” dedi. Sosyal Bilgiler dersinde “İnsanın özgürlüğü kısıtlanamaz” diye öğretildiğini anlatan Canan’ın ilköğretim öğrencisi torunu Elif Zelal, “Bu dedeme neden uygulanmıyor. 30 yıldır içeride. Neden özgür değil” diye sordu. Tahir Canan’ın 19 yaşındaki oğlu İmran Canan ise bu yaşına kadar babasını dışarıda hiç göremediğini belirterek, “Televizyon izledim ama babamla sinemaya hiç gidemedim. Parka gitmek yerine cezaevinin avlusunda volta attım, kaydıraktan kaymak yerine ranzadan atladım. Normal aktiviteler yapmak babamla ösinemaya gitmek, özgür hayatta buluşmak istiyorum” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

seventeen + 2 =