Bakanlığın Belek ve Kadriye’deki plan değişikliği yargıya taşındı

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Antalya’nın önemli turizm bölgelerinden Belek ve Kadriye sahilinde yaptığı imar planı değişikliklerinin iptali için Mimarlar Odası’nca dava açıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Antalya’nın Serik ilçesi sınırlarındaki Belek ve Kadriye sahilinde başlattığı düzenleme yargıya taşındı. Geçtiğimiz Ocak ayında Bakanlık tarafından yapılan Çevre Düzeni Planı’nda, daha önce halkın denizden yararlanması için ayrılan ‘Günübirlik Tesis Alanı’, ‘Orman Yangın Üssü Alanı’ ve ‘Spor Alanı’ niteliğindeki kıyı arazisinin büyük kısmının ‘Turizm Tesis Alanı’na dönüştürülmesi yöre halkının tepkisini çekmişti. Bu düzenlemenin ardından ise Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki TURAŞ A.Ş’nin Belek ve Kadriye’de bulunan parsellerde iki ayrı halk plajı inşa etmeye başladı. Yapılan düzenleme ve girişimin kamu yararına aykırı olduğunu savunan Mimarlar Odası Antalya Şubesi, “Belek ve Kadriye sahilleri halka değil, ranta açılıyor” başlığıyla yaptığı basın açıklamasında, düzenlemeyle ilgili planların iptali için Antalya 5. İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını duyurdu. Serik Belediyesi’nin Bakanlığın hazırladığı planların iptali için dava açtığı öğrenildi.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin konuyla ilgili basın açıklamasında, dünyada ve ülkemizde yaşanan Kovid-19 kaynaklı salgın nedeniyle halkın evde kalmasının tavsiye edildiği bu süreçte, kamuoyu vicdanını yaralayan imar ve yapılaşma uygulamalarına hız verildiğine dikkat çekilerek doğal koruma alanlarının ranta kurban edildiği görüşüne yer verildi.

Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek ve Kadriye Mahallelerinin, bölgede en çok tercih edilen turizm merkezleri arasında yer aldığı kaydedilen açıklamada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın her iki bölgede bulunan halk plajlarında yaptığı uygulamanın, kamuoyuna halk plajlarının yeniden düzenlemesi gibi lanse edildiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

GERÇEK AMAÇ HALK PLAJINI KÜÇÜLTÜP OTELLERE YER AÇMAK

“Algı yönetimi konusunda çok iyi bir örnek olabilecek bu uygulamada gerçek amaç, toplamda 1383 metre uzunluğa sahip her iki halk plajı sahil bandının 540 metreye düşürülerek, alanda yeni turistik tesis alanları ve rant yaratmaktır. Bölge, 1984’te ‘Turizm Merkezi’, 1986’da ise ‘Turizm Yatırım Alanı’ ilan edilmiştir. Her iki alan da flora ve fauna elamanları açısından zengindir. Orman, akarsular, tarım alanları, kıyı kumulları, kumul bitkileri, deniz kaplumbağaları (Caretta Caretta) ve kuş türleri ile farklı zenginlikler sergiler. Ancak bölgede yapılan plan değişiklikleri sonucunda hızla gelişen turistik tesisler, bu zenginliği olumsuz yönde etkilemiştir.

‘ORMAN YANGIN ÜSSÜ DARALTILIP TESİS ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ’

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 16.01.2020 tarihinde yapmış olduğu çevre düzeni planı ve imar planı düzenlemeleri ile Belek Mahallesinde; 145 ada 23-24 ve 42 parseller ‘Günübirlik Tesis Alanı, Turizm Tesis Alanı ve Orman Yangın Üssü Alanı’ olarak planlanmıştır. Plan ile Belek Mahallesinde mevcut 92.280 m2’lik günübirlik tesis alanı 69.550 m2’ye düşürülmüştür. 103.550 m2’lik kamping alanı ve 15.950 m2’lik spor alanı tamamen kaldırılmış, orman yangın üssü alanı daraltılmış ve toplamda 247.700 m2lik kısım Turizm Tesis Alanlarına dönüştürülmüştür.

‘PLANLAMA KIYILARLA İLGİLİ KAMU YARARI İLKESİNE AYKIRI’

Bu planlamada halkın denize girebileceği sadece 259 metre ve 1000 kişilik bir plaj alanı bırakılmıştır ki, Belek’te yer alan yüzlerce yazlık, otel çalışanları ve ilçe vatandaşları düşünüldüğünde bu plajın halkın kullanımı için yetersiz olacağı aşikârdır. Zira yaz sezonunun başlamadığı şubat ayında bile Serik nüfusu 135.000-140.000 civarı olup, sezonda bu rakam ikiye katlanmaktadır. Halkın yararlanacağı plajın yetersiz olması, Anayasamızda ve Kıyı kanununda yer alan ‘Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufundadır. Deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahilden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir’ hükmüne aykırıdır. Belek sahil bandında artan yapılaşma nedeni ile kamunun kullanımına açık alanlar daraltılmıştır.”

MESİRE YERİ DE TURİZM TESİS ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Planda yer alan Orman Yangın Üssü Alanının daraltılarak turizm tesis alanı içerisine alındığı vurgulanan Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin açıklamasında, bu alanda dünyada başka bir örneği bulunmayan fıstık çamı ormanlarının yer aldığı belirtilerek şöyle denildi: “Bu alanların yoğun yapılaşmaya açılması, ormanlara telafisi imkânsız zararlar verecektir. 145 ada 42 parselde bulunan, Serik Belediye’si tarafından Orman İşletme Müdürlüğünden 10 Temmuz 2018 tarihinde 28 yıllığına kiralanan 8,4 hektar büyüklüğündeki piknik ve mesire alanı kira sözleşmesi, Belediye’nin zararı ve halkın buradan yararlanması yok sayılarak, turizm tesis alanına dönüştürülmüştür.

KADRİYE’DEKİ HAZİNEYE AİT PARSELLERDE KULLANIM DEĞİŞİKLİĞİ

Söz konusu planlar ile turizm amaçlı yoğun yapılaşma içeren bir planlama yapılmıştır ancak artan yoğunluğu karşılayacak sosyal ve teknik alt yapı alanlarının ayrılmadığı görülmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 16.01.2020 tarihinde yapmış olduğu çevre düzeni planı ve imar planı düzenlemeleri ile Kadriye Mahallesinde; 579 ada, 19, 36, 37 parsellerde bulunan ‘Günübirlik Alan ve Golf Ve Konaklama alanı’ olan kullanımları, ‘Günübirlik tesis alanı, Turizm tesis Alanı ve Teknik Alt Yapı Alanı’na dönüştürülmüştür. Kadriye mahallesi 579 ada 19 parsel, çamlık vasfında, mülkiyeti hazineye ait bir alandır ve eski planlarda günübirlik tesis alanı kullanımındadır.

SAHİLDE HALKIN KULLANIM ALANI 498 METREDEN 286 METREYE DÜŞTÜ

579 Ada 36 parselin 35.254 m2lik kısmı ‘yol ve otopark’ olarak, 37 parsel ise ‘Golf ve Konaklama Alanı’ olarak kullanılmaktaydı. Dava konusu planlar ile 124.789 m2’lik Günübirlik tesis alanı 82.300 m2ye, 8 km uzunluğundaki Kadriye sahilinde halkın kullanımında olan 498 metre sahil bandı 286 metreye düşürülmüştür. Ayrıca 23.420 m2’lik park alanı, 1200 m2’lik teknik alan, 1998 m2’lik orman alanı, 515 m2’lik Golf ve konaklama alanı iptal edilerek büyük bir alan turizm tesis alanına dönüştürülmüştür.”

Belek ve Kadriye’deki plan

PLAN, YATIRIMCILARIN RANT BEKLENTİSİNE GÖRE DÜZENLENMİŞ

Söz konusu planlana ile halkın denizden yararlanmasının kısıtlandığının altı çizilen açıklamada, Anayasada belirtilen kıyılardan yararlanmada kamu yararı gözetilmesine ilişkin hükümlere aykırım hareket edildiği görüşü savunuldu. Planlamada kamu yararının değil, rantın gözetildiği ileri sürülen açıklamada, “Kadriye mahallesinde, doğa ve ormanların korunduğu, doğayla bütünleşik, halk ile turistlerin birlikte sahilden yararlandığı bir turizm yürütülmektedir. Dava konusu planlar ise tamamen rant beklentili yatırımcıların isteğine yönelik düzenlenmiş, halkın yararlanması asgari düzeyde tutulmuş, fıstık çamı ormanlarına zarar verecek bir planlamadır. Plan değişikliklerinde, bölgenin 10-20-30 yıllık nüfus projeksiyonları dikkate alınmadan planlama yapılmış, artan nüfus yoğunluğunu karşılayacak yeterli teknik ve sosyal alt yapı alanları ayrılmamış ve kamu yararı gözetilmemiştir” görüşüne yer verildi.

AÇILAN DAVA İLE PLANLARDAKİ DEĞİŞİKLİĞİN İPTALİ İSTENİYOR

Kamuoyunu yanıltmaya dönük imar uygulamalarının ve halkın anayasal hakkı olan sahillerin kullanımının rant projeleriyle hakkın elinden alınmasının karşısında olunacağının alt çizilen Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin açıklamasında, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 16.01.2020 tarih ve 2020/01-01 sayılı işlemi ile alınan ve 28 Ocak 2020 tarihinde onaylanan, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama imar planı değişikliği kararının iptali istemiyle, Serikli 33 vatandaşla birlikte Antalya 5. İdare Mahkemesinde dava açıldığı kaydedildi.

BAKANLIĞIN ŞANTİYEYE ASTIĞI TABELADA ÜCRETSİZ HALK PLAJI YAZILI

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Belek ve Kadriye’de yapılan plan değişikliğinin ardından inşasına başlanan halk plajları için asılan tabelalarda işletmelerin ‘ücretsiz’ olacağı belirtiliyor. Ancak Bakanlık bünyesindeki DÖSİM ile Turizm Dayanışma Vakfı’nın büyük hissedarları arasında olduğu TURAŞ A.Ş’nin geçtiğimiz yıl 4 Haziran’da Bodrum’da açtığı ‘ücretsiz’ halk plajında 17 Haziran 2019 tarihinden itibaren şezlong, puf ve otopark gibi hizmetlerde ücretli tarifeye geçilmişti.

AKP’Lİ SERİK BELEDİYESİ DE BAKANLIĞIN PLANINA KARŞI DAVA AÇTI

Kültür ve Turizm Bakanlığının Belek ve Kadriye sahilleri için yaptığı plan değişikliklerinin iptali için AKP’li Serik Belediyesi’nin de dava açtığı öğrenildi. İki ayrı halk plajının 29 yıllığına TURAŞ A.Ş’ye tahsis edilmesiyle ilgili işlemin iptali için de ayrıca yargı yoluna gidileceği belirtiliyor.

BAKANLIK BELEDİYEYE VERİLEN ÖN İZNİ İPTAL ETMİŞTİ

Bölgedeki kıyı alanlarının daha önce belde belediyeleri olan Belek ve Kadriye belediyeleri ile Serik ilçe belediyesine günübirlik kullanım alanı olarak tahsis edildiği, Serik Belediyesi’nin ise alanın bir kısmını kiraya verdiği ancak kiralanan alanların kullanım amacının dışına çıkıldığı yönünde eleştiriler de var. Amacı dışına çıkan çarpık yapılaşma ve hatalı kullanımın yarattığı çirkin görünümün Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu alanda tek elden yönetilen işletmeler oluşturması için gerekçe yarattığı kaydediliyor. Bakanlığın, amaç dışı ve hukuka aykırı kullanımlardan dolayı alanla ilgili Serik Belediyesi’ne verilen kullanım iznini iptal ettiği de edinilen bilgiler arasında.

Önceki haberAşı yarışında Oxfordlu ekip bir adım önde
Sonraki haberKorunan alanları yağmaya açan yönetmelik yargıya taşındı
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.