Barışın simgesi Gelibolu’da çevre kaygısı

Barışın simgesi Gelibolu’da çevre kaygısı

0
PAYLAŞ

Gelibolu Tarihi Milli Parkı’nda parçacı uygulama ve aceleci yaklaşımlarla çevre ve tarihi dokunun bozulduğu kaygısıyla sivil toplum örgütleri deklarasyon yayınladı. Deklarasyonda Gelibolu’nun “savaşın kendisinin ve kötülüğünün algılanması, görülmesi ve ibret olması için” bir misyon yüklendiği vurgulanarak “bu toprakların bütüncül haliyle korunması” istendi.


Gelibolu Tarihi Milli Parkındaki uygulamalar konusunda çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve katılımcıları bir araya gelip ortak deklarasyon yayımlayarak kaygılarını dile getirdi.


Deklarasyonda “Tespit edilen parçacı uygulamalar, aceleci yaklaşımlar dolayısıyla, tarihsel ve doğal tahriplerin oluşmasına yol açmaktadır” denildi.


Çanakkale’de çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve katılımcıları Gelibolu Milli Parkı/ Gelibolu Barış Parkı’nda son dönemlerde yaşananlara yönelik kaygılarını, düşünce ve görüşlerini deklarasyon yayınlayarak ortaya koydu. Deklarasyonda öncelikle genel tespitler yapıldı  Daha sonra durum tespiti ortaya konuldu ve ardından da Tarih ve Doğa Faciası başlığı altında  istek ve talepler açıklandı.
 
Sivil Toplum Örgütlerinin; deklarasyonundaki genel tespitler ise şu şekilde ifade edildi:


“Gelibolu Yarımadası 1915’de yaşanan savaşlar dolayısıyla, ülkemiz tarihinde olduğu kadar, dünya tarihinde de vazgeçilmez önemdedir. 90 yıl önce yaşanan tarihsel olayların izleri ve kalıtları, günümüze kadar varlığını sürdürmektedir. Gelibolu Yarımadası, hoyrat bir topografyanın, makilerin, sıcak güneşin, rüzgarın, gecenin dondurucu soğuğunun ve kıt suyuna rağmen ilk baharda çiçeklerle kaplanan doğanın güzelliğini bizlere sunar. 1973 yılında Milli Park statüsüne alınan, 1981 yılında master planı yapılan, 1994 yılında yaşanan yangın  ve sonrasındaki gelişmelerle uluslar arası fikir yarışması açılan, 1998 yılında fikir projesi elde edilen, Aralık 2003 tarihinde fikir projesine bağlı hazırlanan uzun devreli gelişme planı onaylanan, 2004 yılından bu yana alt planlama ve yöntem çalışmaları sürdürülen bu kutsal alan,tarihin bilgi öğreticiliğini ve doğanın huzur dolu güzelliğini bünyesinde barındırır. Kazanan ve kaybedenlerden de öte ve iktidarların savaşları sonuçlarının dışında, bizatihi savaşın kendisinin ve kötülüğünün algılanması, görülmesi ve ibret olması için, bu toprakların bütüncül haliyle korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması kaçınılmaz zorunluluktur.Bu zorunluluk günümüzde barışın güvencesidir”


“İŞBİTİRİCİLİK MANTIĞI İLE PARÇACI UYGULAMALAR”
Çanakkale ‘deki bir çok sivil toplum örgütü temsilcisinin imzasını taşıyan deklarasyonda “Son günlerde iş bitiricilik mantığıyla, bütüncül anlayışa aykırı, parçacı uygulamalara girildiği tarafımızdan tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen bu tutum, Barış Parkı Projesinin bütüncül uygulamasına engel olmakta ve yanlışlıkların doğmasına yol açmaktadır. Ayrıca, planlama anlayışının evrensel kazanımlarına ve bilimsel bakışına aykırılık içermektedir. Tespit edilen parçacı uygulamalar, aceleci yaklaşımlar dolayısıyla, tarihsel ve doğal tahriplerin oluşmasına yol açmaktadır” denildi.


DEKLARASYONA İMZA ATANLAR
Deklarasyona; Saim Yavuz(Çanakkale Bilim Sanat Kültür Derneği), Muzaffer Bayraktar( Troia İda Platformu), M. Zafer Doğan (ADD) İsmail Erten (Çanakkale ÇEKÜL) Demet Çavuşgil (Çanakkale TEMA), Hasan Temel Turhanlı (Çanakkale Sivil İnisiyatifi), İsmail Tümay (Çanakkale Yerel Gündem 21);Mustafa Çilingir (Çanakkale Çevre Gönüllüleri Derneği ,M. Şahabettin Kalfa (Çanakkale Yerel Tarih Grubu),Necdet Erinç (Muharip Gaziler Derneği), M. Selçuk Yasakçı (Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu), A. Levent Ertem(Temiz Deniz Derneği),Ali Hacıalioğlu (Çanakkale Tarihi Kent Gönüllüleri);Hacer Tekin(Çanakkale Kadınlar Birliği)Muhittin Kırlı (Eğitim-Sen),Abuzer İnanmaz (Cumhuriyet Okurları CUMOK), Yıldıray Ölçek (Çanakkale S. Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Odası), Veysel Tolun (Çanakkale 18 Mart Üniversitesi), Hüseyin Yıldız (Çanakkale Şehitleri Tan. Ve Araş. Dern), Cengiz Sayan (Çanakkale Ulusal Bağ. Ve Birlik Hareketi), Nursen Kırmacı (ÇYDD), Nüket Başaran (ÇYDDD), Hilmi Bayar (Troia İda Platformu), Yahya Acar (Emekli) Ahmet Düzgün (Ç.kale Ç.Kale Çevre Gönl. Dern.), Kemal Bora Şen (Troia İda Platformu), Aybar Gökgiray (Emekli Subaylar Dern), Mehmet Günay (Eğitim-Sen); Tacettin Öz, Muzaffer Dağtekin (Ç.kale Çevre Gönl. Der)Eşe Dağdeviren,Fethi Düzgün, Erol Koltukoğlu (ADD), Sabri Çoban (ADD) Halil Dalmış (Ç.Kale Çevre Gönül. Dern), Yusuf Ay (Ç.Kale Çevre Gönl. Der.), Hüseyin Demir, Vahdettin Kaya (Muharip Gaziler Dern.) Ahmet Çetin (Muharip Gaziler Dern) Pınar Sözen (Troia İda Platformu), Şebnem Çıtak (Troia İda Platformu) Hakan Aksoy (Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu), Tankut Bozkurt, Mustafa Sevim (ÇABİSAK) Cengiz Sinanoğlu (Troia İda Platformu ) imza attı.


İSTEK VE TALEPLER
Gelibolu Milli Parkı /Gelibolu Barış Parkına yönelik kaygılar ise deklarasyonda şu şekilde ifade edildi “Yerinde yapılan incelemeler ve tespitler; Anzak koyu ile Hain tepe civarında yapım çalışmaları süren yol genişletme çalışmalarının, tarihi ve doğal alanların yüksek düzeyde tahribine yol açmaktadır. Bu facianın hemen durdurulması öncelikle isteğimizdir”


“DUYARLILIKLA UYARILARIMIZI YAPIYORUZ”
Sivil Toplum Örgütleri “Bütüncül yaklaşımı yok sayan bu tür parçacı uygulamaların, geri dönülmez yanlışlıkları oluşturacağı ortadadır. Bu anlayışın derhal terk edilmesi,evrensel ve bilimsel sürecin işlerlik kazandırılması bir başka talebimizdir. Barışın yerleşmesi ve sürdürülmesinin güvencesi olan yerel ve sivil inisiyatiflerin tüm karar süreç ve sonuçlarına aktif katılımın sağlanması öncelikli talebimizdir. Bizler, duyarlılıklarımızla uyarılarımızı yapıyor, talep edilen her türlü katkıya hazır olduğumuzu deklare ediyoruz” dediler.


GELİBOLU MİLLİ PARKI VE ÇANAKKALE HABERLERİ İÇİN: ÇANAKKALE’DE OLAY 

BİR CEVAP BIRAK

six + 1 =