Baykal haklı, referanduma gerek yok…

“İnadına bir referandum” kararı çıkardılar TBMM’den.
Aldıkları  karar ayaklarına dolandı
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin 367 engellemesine karşı “intikam duygusu” ile hareket edip cumhurbaşkanlarının halk tarafından seçilmesi kararını meclisten çıkartan AKP, yanlış yaptığını anladı ama artık çok geçti..
Başını derde soktu.
Komik hallere düştü.
Bir de halkın kafasını karıştırdı.
Gerçi, AK Parti bunu hep yapıyor.
Bazen kendilerini kaybedip ülkeyi belediye yönetir gibi yönetmeye kalkışıyor ve tabii çarşafa dolanıyor hemen.
Referandumda da aynen öyle oldu.
Bir kere cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi  parlamenter sistemle yönetilen ülkelerin değil, başkanlık veya yarı başkanlık sistemleriyle yönetilen ülkelerde geçerli.
Çünkü o sistemde başkanlar daha güçlü yetkilerle donatılmış durumda.
Bizde ise bir yandan Çankaya’nın gücü azaltılsın deniyor, bir yandan cumhurun başını halk seçsin deniyor.
Cumhurbaşkanı adayı diyelim ki yüzde 80 oy alarak Çankaya’da oturmyı başardı, indirin de görelim bakalım ordan onu.
İnmediği gibi parlamenter sistem de işlemez.
Çankayanın patronu, haklı olarak mecliste yüzde 40 oyla oturan iktidar partisini iplemez.
“Oyun kadar konuş arkadaş.” der ve karşısındakine iki katı olan kendi oyunu önüne koyar.
Gidişat belli olmaz.
Hatta, böylelikle diktanın yolu açılabilir.
Kesin olmasa da ihtimal dahilinde.
Hele belli güç odaklarını arkasına aldı mı yallah: “Diktaya bir ikiiii….” sesleri duyulur ki, Malezya’nın lafı dahi olmaz.
Bu sürgit hale gelen referandum konusunda, bir iki madde yerine yürürlükteki kararın tamamen iptalini öneren CHP lideri Baykal’a kulak versek daha isabetli olacak.
Nedeni açık ve net.
Birincisi başkanlık sistemi için Türkiye hazır değil.
İkincisi, parlamenter sistemi dahi tam işletemedik henüz.
Bu sistemin bihakkın işletilmesi ve pürüzlerin ortadan kalkmasından sonra belki sıra başkanlık, ya da  yarı başkanlık sistemine gelebilir.
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Demirel’in bu konuda sesi fazla gür çıkmıyor
Nedenini bilemem ama kendileri Çankaya Köşkünde iken, Devlet Denetleme Kurulu Başkanı eski vali ve Danışma Meclisi üyelerinden Fahri Öztürk’e, hem emir hem de yetki vermişti:
“Fahri bey dünyadaki başkanlık ve yarı başkanlık sistemlerini bir bir inceleyelim. Hangi ülkeler, hangi şartlarda bu sisteme geçmişler. Biz ne yapabiliriz?”
Dün gibi hatırlıyorum ve ben de Doğan Grubunda yayınlanan artıHaber Dergisi için Çankaya Kökşüne giderek sayın Öztürk’le görüşmüştüm.
Öztürk bana 3 bin sayfa tutan araştırma raporlarını göstermiş “Henüz karar verilmedi ama iyi bir araştırma oldu. Bu dosyadan ilerideki cumhurbaşkanları yararlanabilir” demişti.
Bu konuyu dergide haberleştirdim ama haberin ucunu açık bırakıp “Demirel yarı başkanlık sistemine pek sıcak bakmıyor” mealinde bir mesajla araştırmayı servise koymuştum.
Demirel Çankaya’dan ayrılana kadar Başkanlık, ya da yarı başkanlık sistemi hakkında tek kelime etmedi.
Sanırım TSK  o zaman bu sisteme sıcak bakmıyordu.
Demirel bunu sezdi ve (U) dönüşü yaptı.
Üstelik sessizce.
Demem o ki, Cumhurbaşkanlarının halk tarafından seçilmesi için referanduma gidilmesi yeni krizlere neden olabilir.
Gelin Deniz Baykal’ın önerisini kulak verelim.
Kanunun tamamını iptal edin  ve sorun sonlansın..

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen + three =