“Ben ülkeme dönebilirim ama Kürtler…”

Chris Green imzalı haber, “Geerdink’in suçu, Kürtlerin mücadelesinin altını çizmek” ifadesiyle başlıyor.

Hollandalı gazetecinin geçen ay Diyarbakır’daki evinde çalışırken kapısının birden çalındığı, gelenlerin tepeden tırnağa silahlı terörle mücadele polisleri olduğu belirtiliyor.
Geerdink, polisleri karşısında görünce çok şaşırdığını, bunu beklemediğini söylüyor: “Kütüphanemde bulunan Kürdistan tarihiyle ilgili bir kitabı, sanki kanıtmışçasına incelediler. Sonra karakola götürüldüm ve orada 4 saat kaldım”.

Haberde, Geerdink’in evine yapılan baskının üzerinden henüz birkaç saat geçmişken Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Edoğan’ın “İddia ile konuşuyorum. Ne Avrupa’sında ne diğer ülkelerinde, Türkiye’deki basın kadar özgür bir medya yoktur” dediği hatırlatılıyor.

Yazı şöyle devam ediyor: “Independent’ın yaptığı araştırma ise bunun tam tersini gösteriyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün geçen yılki basın özgürlüğü sıralamasında, Türkiye 180 ülke arasında 154. sırada. Polis Türk ve Kürt gazetecileri sıklıkla hedef alıyor, ancak yabancı bir gazeteci hakkında dava açılması pek sık yaşanan bir durum değil”.
Geerdink’in 15 yıldır dünyanın birçok bölgesinde serbest gazeteci olarak çalıştığı, Independent’a da yazılar yazdığı, 2006’dan bu yana da Türkiye’de yaşadığı belirtiliyor.

Söyleşide Geerdink neden Kürt sorunu ile ilgili haberler hazırladığını şöyle açıklıyor: “Ben her zaman kimlik sorunlarına ilgi duydum. Kürt sorunu Türkiye’nin en önemli sorunu ve bir gazeteci için çok geçerli bir konu… İnsanların burada neler yaşadığını gördüm. Ben de Türkiye’de yaşayan bir yabancıyım. Kendi kimliğini tam olarak yaşayamamanın ne demek olduğunu deneyimledim. Bu hayatı ben seçtim, değiştirmek istersem kendi ülkeme geri dönebilirim. Kürtler ise, yüzyılı aşkın süredir kendi kimliklerini yaşayamıyor, baskı altındalar”.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here