Berilsu’nun karşılaştıklarına sessiz kalmayalım

Haftalık köşe yazımı yazmaya oturduğumda niyetim 12 Aralık Birleşik Krallık seçimlerinin bizim toplum açısından analizini yapmaktı. 

Ancak sosyal medyada okuduğum bir haber kararımı değiştirdi.

Berilsu Meral isimli 15 yaşındaki kız öğrenci, IGCSE Türkçe sınavlarında dünya birincisi gelme başarısını göstermiş.

Bülent Ecevit Anadolu Lisesinde okuyan bu parlak kızımız British Council tarafından düzenlenen ödül törenine katılıp belgesini almak için Larnaka’ya gitmek üzere Metehan sınır kapısına gidince olan olmuş.

Rum polisler, Metehan’da Berilsu’nun sınırı geçmesine engel olmuşlar. Nedeni, doğum yerinin Ankara olması.

Kim ne derse desin, hangi politik bahane ile karşıma çıkılırsa çıkılsın bunun adına sadece ırkçılık denir. Ben olaya bir eğitimci, sıradan bir vatandaş olarak bakıyorum.

Bir kişi doğduğu yer yüzünden, daha doğrusu ırkı, etnik kökeni veya milliyeti yüzünden ayırımcılığa tabi tutulursa bunun adına ırkçılık denir.

Bülent Ecevit Anadolu Lisesi, Lefkoşa ve Mağusa’daki Maarif Kolejlerinden özellikle matematik sınavlarından yıllardan beri dünya birincisi çıktığını biliyorum.

Eminim geçmişte bu gençlerden hiçbiri bu sorunla karşılaşmadı. Çünkü onlar herhalde Kıbrıs kökenli idiler. 

Sosyal medyada T-Vine magazininin haberini paylaştım, ve Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm bulmaya katkıda bulunmak için birlikte çalıştığımız Kıbrıslırum arkadaşlarımın ismini vererek onları bu durumu kınamaya davet ettim.

Naif bir davranış diyeceksiniz. Bir arkadaşım yanıt verip “yerleşiklerden”, vizeden falan bahsetti. Arkasından Kıbrıs’a barış ve çözüm için birlikte yaptığımız önemli çalışmaların devam etmesini diledi. 

Tabi ki bu çalışmalardan hiçbir zaman vazgeçme niyetimiz yoktur. Ancak bu arkadaşlarımızın anlamaları gereken şeyler var.

“Yasa dışı yerleşim alanları” dedikleri yerlerde toplumlar yaşar. Kendi hükümetleri, Meclisleri, politik partileri, demokratik seçimlerle seçilen milletvekilleri, mahkemeleri, yasaları, üniversiteleri olan toplumlar.

Bunlar dünyadan soyutlanmış olabilirler. Sistemlerinde büyük aksaklıklar olabilir. Ciddi sosyal sorunlarla boğuşabilirler. Ama yaşamları sürüp gider. 

Onların da insan gibi davranış görmeye hakları vardır. 

Değerli Kıbrıslırum dostlarım. Arasıra bizimle birlikte barış konserleri, anma törenleri, toplantılar düzenlemekle Kıbrıs’a barış getirilemez.

Sizler hiçbir zaman bize empati ile yaklaşmayı bilmediniz, bilmemekte de ısrarlı görünüyorsunuz. 

Biz toplumlarımızın baskısına rağmen ısrarla, inançla barış için çalışırken siz papaz getirip müşterek toplantılarımızı kutsama hassasiyetsizliğini gösteriyorsunuz.   

Dünyadan soyutlanmış sporcularımızın katılabileceği ender futbol turnuvalarında Kuzey Kıbrıs (KKTC değil) kelimelerinden dahi rahatsız olup karmamızın maçlarını iptal ettirmek için yerel belediyeye baskı yapıyorsunuz.

İşçi Partisini desteklemek için yapılan toplantıda katılımcılar arasında yerel bir belediyenin konuttan sorumlu Kabine Sorumlusu Kıbrıslıtürk varken, ona değil, başka bir bölgenin sıradan meclis üyesi Kıbrıslırum kişiye söz hakkı veriyorsunuz.

Kıbrıs’tki siyasetçilerinizin EOKA’yı anma etkinliklerine katılıp o canileri övmesine ses çıkarmıyorsunuz. 

Lütfen durup bir düşünün ve tavrınızı bir an evvel değiştirmeye çalışınız. Aksi takdirde Kıbrıs’ta varolan statükonun devamına hizmet etmekten öteye gidemeyeceksiniz.

Sevgili Berilsu. Sana karşı yapılan insanlık dışı davranışı, Metehan sınır kapısında döktüğün gözyaşlarını olumlu yönde kullan ve gelen yıl sınavlara daha büyük bir hırsla yine birinci gelmek isteğiyle çalış.

Bu sefer sınır kapısında seninle birlikte büyük bir kitle olacak. Ben buradan kalkıp onların arasında yerimi alacağıma dair sana söz veriyorum.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.