Bir şeyler oluyor!…

Bir şeyler oluyor!…

0
PAYLAŞ

Gündemin sürekli değiştiği ülkede, gündeme uygun yazı yazmak da o kadar kolay olmaktadır, çünkü daha önce yapılanların bir tekrarına düşülüyor zaman içinde. Ülke gündemi, hükümet her hangi bir konuda sıkıştıkça değişmektedir. Bu değişimler sırasında kişilerin duruşları da durmadan değişmekte ve kişilerin kimlik ve omurga kayması zaman içinde olağan karşılanmıştır, şimdi doğallaşmıştır!

Caminin minaresi bir fırtınada yıkılmış, altında dört kişi kalmış. O minarenin çökmesi sorgulanmıyor, ölenlerin yakınlarının ağıtları ve cenaze merasimi gösteriliyor. Minareyi yapan çoktan kılıfına uydurmuş, değişen gündem içinde nasıl olsa ödüllendirilmeye devam edilecektir.

Polis içinde, üst yönetimine yönelik değişik operasyonlar olmaktadır, polisteki değişimin hangi yönde olduğunu bilmiyoruz, sonuçlarını ve etkileri gündem değişirken yok sayılmaktadır uzun zamandır! Askerler yönelik en küçük operasyon gündem değiştirme aracı olarak kullanılırken, neden bu operasyonlar gündem değiştirmek için kullanılmıyor ya da gündeme gelmiyor?

Açılım isimleri sürekli değişen Kürt açılımının hedefi artık net olarak ortaya çıkmıştır, eskisi gibi kıvırtmadan hedefe kitlenilmiştir. Bu hedefin en büyük yardımcısı adada bir tutukludur, ondan medet uman, medetine yanıt almakta gecikmiyor. İlk tutuklandığında verdiği sözü yerine getirmektedir. Ona ödül olarak, Avrupa’dan getirtilmiş duvar kağıdı ile hücre duvarı badana ediliyor! Kontrol altında olan ve bilgi süzgeci bile kontrol edilen birinin, kontrol dışı beyanda bulunabilme ihtimali ne kadardır dersiniz? Bu ilişkide kim kontrol etmektedir ve biçimlendirmektedir diye sormak gereklidir.

Yılsonuna yaklaşırken, hükümet kimin yanında yer aldığını açıktan ilan etmiş olmasına rağmen, onu demokrasi hükümeti olarak görenlerde az değildir. TEKEL işçilerin durumu ortadadır, onlara kimler sahip çıktığı, kimler görmezden geldiği de ortadadır. Gündem peşinde koşanların omurgasızlaşması sonucu, bu olaylar karşısında ne yapacaklarını şaşırdılar! Eskinin solcuları, Kürt açılımın nimetlerinden yararlanmak isteyenler, hükümete şirin gözükmek için her türlü özveriyi gösterip, para kazanacakları işi rayına oturtmak için ellerlinden gelenlerini yapmaktadırlar. Kasaya para doldurmayı onurlu görenler, yaşananları kendi çıkarlarına uygun olarak yorumlamaya ve görmeye çalışıyorlar. Kendileri gibi görmeyenleri ise dinozor ilan etmekte ve küçümsemeye de devam ermektedirler. Parası olmayanın değeri olmaz fikrin benimsemişler ve bu benimsenmiş anlayışa uygun olarak dünyalarını yorumluyorlar. Çıkarlarına uygun olan eylemlerinde gözüken, başka olayları görmeyen ya da sessiz kalanlar doğal karşılanmıştır.

Hep başkasından bir şey bekleyenler, kendilerine güvenlerini kaybedenler, suçu genelde başkasında ararlar ve güçsüzlüklerinin temel nedeni geçmişte yaşamış oldukları yenilgilere dayandırırlar. O güçsüzlük ile, olanı elinden kaybetmemek için, her türlü özveriyi göstermekten geri kalmayanlar, olayları masa başında ve dost meclisinde yorumlayan, eleştiren ve küçümseyen tavrını doğal karşılıyoruz ve bu tip insana alıştık artık!

Her şeye zam gelirken, zam karşısında homurdanmaktan öteye gidemeyenler, sürekli değişen gündem içinde, değişimin nedeni sorgulamadan hemen uyum sağlar görünümündeler. Protesto edenleri ise, rahatları bozulduğunda kınayan, saldıran anlayışsız kişilik içinde olmalarına alıştık!

Yağmur çiselediğinde, şehirlerin alt yapı sorunları hep gündeme gelir ama gündem hemen ertesi gün güneş açtığında unutulur. Homurdanma anlıktır ve anlık yaşamaya alıştık!

Yaşamı ve olayları bir balon köpücüğü gibi görüyoruz, izlerken ve içinde yaşarken algılıyoruz ama biraz geçtikten sonra hemen unutuyoruz. Tıpkı ekran önünden ayrılmadan izlediğimiz dizler gibi.

Gündem, diziler gibi, ekranda olduğu sürece algılanıyor, ekrandan uzaklaştığında hemen unutuluyor! Gündem dizilere ne kadar çok benzediğini hiç düşündünüz mü?


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

BİR CEVAP BIRAK