Bir köy

Mavi gözlü dev ve arkadaşları ile köy halkı, el ele verip bir devrim yaparlar ve bağımsız bir köy kurarlar. Bir köy düşünün. Bu köy, mavi gözlü bir dev ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. Mavi gözlü dev ve arkadaşları ile köy halkı, el ele verip zor bir devrim yapmışlar ve köylerini emperyalist diğer köy saldırganlarından kurtarıp bağımsız bir köy haline getirmişler. Köyün ekonomisini düzeltip büyük devrimler ile köylerini çağdaş medeniyet seviyesine yükseltmişlerdir.Köylerini çok partili siyasal sisteme geçirip demokratik ve laik bir köy yaratmışlardır. Bütün bunları, bir savaştan çıkan yorgun bir köyde yapmışlardır.


Ama artık o eski köy yoktur. O köy değişmiştir, değiştirilmiştir. Korkak köy halkı ve köy medyası ile köy aydınları, köyün değişmesine sessiz kalarak göz yummuşlardır. Mavi gözlü dev ve arkadaşları, mezarlarında sessiz sessiz ağlamaktadır.


Bir köy düşünün ki, son yıllarda, büyük bir değişimi sessiz biçimde yaşamaya başlamıştır. Bu değişim, köy etkin güçlerin sessizliği ile beslenerek çok çarpıcı rakamlarla kendini hissettirmeye başlamıştır. Bu köyde, böylesine çarpıcı rakamlar ve bu rakamları savunan köy yürütme erkinin etkili ve yetkili sorumlularının demeçleri, köydeki karşı devrimin ayak seslerine işaret etmektedir. Bu geri dönülmez ölçüde tahrip edici girişimler ve köyün değişen yüzü, çok partili siyasal yaşamının başlangıcından bu yana doğrudan ya da dolaylı olarak 10 günde bir tokatlanarak cesareti ve etkinliği kırılan köy aydınlarını pasifize etmiş ve adeta bir seyirci konumuna dönüştürmüş. Açıkçası ve şüphe götürmez biçimde bu
köy, tek partili siyasal yaşama geri dönmüş ve mavi gözlü devin ilke ve devrimlerini içten içe kemiren bir toplumsal, siyasal ve kültürel dönüşüme hazırlanan karşı devrimin ilk basamaklarını tırmanmaya başlamıştır.


Bir köy düşünün. Son dönemde bu köyde, cami imamı kadrolarına atamalara tepki gösteren muhalefet ve medya organları muhtar tarafından vatan hainliği ile suçlanmış, yasa dışı dinsel eğitim kursları açanlara ceza verilmemesini eleştirenler dinsiz olarak suçlanmış, köy yönetimi kadrolarında pervasız bir kadrolaşma ile binlerce yöntem dışı atama yapılmış ve köy kadroları vekalet ile yürütülmeye başlanmıştır. Bu durum, köyü diğer köylerde temsil eden sembolik köy başkanını açıklama yapmaya zorlayarak rahatsız etmiş, köy yönetimini temsil eden muhtarın eski giysilerinin köylülere para ile satılması gibi kutsallaştırma girişimleri yaşanmış, köy gazetecileri için mahkeme kapılarını açan yeni cezai kurallar, toplumun bütün kesimlerinin eleştirilerine karşın zorla dayatılmış, köydeki seçilmişler kurulu
başkanı temel yasayı kontrol eden mahkemeyi kapatmaktan söz etmiş, köydeki iktidar partisi yetkilileri köy okullarını terör yuvası olarak suçlayarak yasa dışı din kurslarını savunmuş, kabadayılık ile köy yöneticiliği karıştırılmış, muhtar yardımcıları canlı yayında muhtar tarafından telefonla görevden alınmıştır. Köydeki bu tehlikeli olaylar, tehlikeli bir döneme girildiğinin açık işaretleri olmuştur.


Bu köyde yürütme organının başı olan muhtar, yanına aldığı ihtiyar heyeti temsilcileri ile sürekli diğer köyleri gezmektedir. Muhtar, boş zamanlarında köye uğramakta ve 72 hanelik köyü bekçilik yaparken yetiştirdiği işçiler ile yönetmeye çalışmaktadır. Bu tehlikeli gidişe dur demek bir yana, bu tehlikeli işaretleri yüksek sesle eleştirmek, işin daha da kötü yanı, bu vahim tabloyu gözler önüne sermek adına seçimlerde muhtar adayı olmuş kişilerin ve partilerin, köy medyasının, köy halkı temsilcilerinin, köy okulundaki bilim adamlarının ve burada ismini anmak istemediğimiz köydeki önemli güçlerin sessiz kalmayı tercih ettiği bir dönem yaşanmaktadır.


Bu köyde muhtar, kendisinin ve çocuklarının din okullarından mezun olduğunu açıklayıp bununla övünmekte ve buna tepki gösterenleri köy hainliği ile suçlamaktadır. Muhalefet suskundur. Köy medyası sessizdir. Köy aydınları korkaktır. Köy halkı bitkindir. Köydeki eski güçlü kurumlar, pasif biçimde olayları seyretmektedir. Köyün kurucusu mavi gözlü deve düşman olanların köyün en temel kurumlarında yönetici yapıldığı, din köyünü savunanlara köyün teslim edildiği bir dönem yaşanmaktadır.


Bu köy, artık eski köy değildir. Ve kimse, bu köyün eski köy olduğunu söyleyememektedir. Köy artık değişmiştir. Burası artık köy değildir. Burası artık bizim köyümüz değildir.


—————————–


Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan / DAÜ Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.