“Bir Puan daha”: Bu neyin pazarlığı

Kamu görevlileri toplu görüşmesi başladı. İzliyoruz aynı senaryoyu. Farkındamısınız?

Önce hatırlamağa çalışalım. En fazla kamu görevlisinin üye olduğu, devletin, sendikaya üyelik aidatlarını aktardığı, sendikaların üst örgütü Memur-Sen, yine en fazla üyeye sahip. Tek taraflı oyuncu, belirleneni kabul eden ve ben yaptım diyen.

Geçen dönem, ramazanda daha görüşmeler yeni başlarken, bir akşam birden görüşmelerin anlaşma ile sonuçlandığı iftarda belirtiip, bayramdan önce zammın alındığı açıklanmıştı. Uyuşmazlık yok, hakem yok, zorunlu imza yok. Özgürce ve diğer sendikal örgütlenmelere haber bile vermeden. Memurlar memnun ki, üyelikler devam ediyor ve yine Memur-Sen en fazla üyeye sahip ve de belirliyecek olan yine onlar.

Memurlar sözleşmeden ne kadar memnun, ne kadarı memnun değil, elimizde bir araştırma olmadığı için bunu bilemiyoruz. Çevremizde memnun olana pek rastlamadık. Memnun olanlar nerede ve niye memnun, onu da çözümleyebilmiş değiliz.

Ama belirgin olan, memnun olan taraf ve kişiler var. Bunları yok saymak da yanlış olur. Önce, AK Parti ve Hükümet memnun. Sonra Memur-Sen Başkanı da memnun. İki memnun ve bir sonuç var tabii. Memnuniyet karşılıksız kalmaz ve ödüllendirilir.

Memur-Sen Başkanı, şimdi AK Parti’nin onurlandırmasıyla, AK Parti’den milletvekili olarak. TBMM’n de. Yani iki ayı aşkın süredir Milletvekili. Şimdi bir düşünelim. Memur-Sen önceki Genel Başkanı ve şimdi AK Parti Milletvekili olarak, bir konuşmasını açıklamasını duydunuz mu? Daha yeni diyeceksiniz, diyeceksiniz de. Önceki Genel Başkanı olduğu Konfederasyon ile, şimdi Milletvekili olduğu AK Parti Hükümeti arasında görüşmeler yapılıyor. Masanın bir tarafından diğer tarafına geçti. Önemli bilgi birikimi ve deneyimi var. TBMM çatısı altında. Oraya ne için gitti. Hiç bir açıklaması yok. Gerçekten bu nasıl bir iştir. Bu suskunluk ve pişkinlik nasıl bir yapılanmadır. Bunu açıklayacak var mı?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da değişmedi. Aynı. Geçen dönemde, şimdi TBMM’ne giren Başkan ile görüşmeyi, jet hızıyla anlaşmayla sonuçlandırmıştı. Şimdi iki ayı geçen süredir, artık TBMM’n de değil. Yani şimdi Milletvekili değil. Hem de iki ayı geçen süredir. Ancak, HALA, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı.

Nasılsınız? Farkındamısınız? Memnunmusunuz?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, en büyük işveren olarak, memurlara yeni bir teklif daha vermiş. “Bir Puan daha.” Hadi bakalım.
Neyin pazarlığını yapıyoruz, gerçekten anlamakda, ben kendi hesabıma zorluk çekiyorum. Açık açık söylüyorum. Anlayamıyorum. Anlayışım azaldı herhalde. “Bir Puan daha.” Şimdi, “Yetmez ama evet”mi olacak ya da acıkdaha arttır mı diyecekler. Sahi, O “Yetmez ama Evet”ciler nerede şimdi. Ve nerede, nasıl duruyorlar.

Fazla geriye değil, geçen ayın sonuna dönelim. Temmuz sonundan ağustos ortasına gelelim. Memurların hangi sendikalara üye oldukları ve çoğunluğun Memur-Sen de olduğu açıklandı. Bazı istekler dile getirilmeğe başladı. Özellikle cuma günü ile ilgili, sonra sadece üyelere yönelik ikramiye gibi bir katkı verilmesi gibi.

Bir toplantı yapıldı. Tekrar toplantı yapılacak. Bakan olamıyacak diye son anda toplantı ertelendi. Bakan olamayacak diye toplantı ertelenir mi? Burada Bakan’ın konumu Bakan olmaktan öte, işveren devletin temsilcisi olarak, masaya kamu görevlilerinin sendikalarının karşısına, taraf olarak işveren olarak oturuyor. Başkan ya da belirleyici konumu yok.

Neyse geçelim Toplantı sonra oluyor.

Bakan diyor ki, “2016 için yüzde 4+4, 2017 için ise yüzde 3+3” Bu açıklamayı kim yapıyor, istifa etmiş bir Hükümet’in, tekrar TBMM’ne girmeyen, milletvekili konumu olmayan Bakan’ı, işvereni yapıyor.

Bakan’ın konuşmasında dile getirdiği rakkam konusunda ümitleri biraz burkulan, Memur-Sen yöneticileri de, biraz tedirgin. Karşı çıkma mı, destek mi, vaziyeti idare etme mi, nasıl yorumlayacaksınız.

Bakan’ın konuşmasından sonra, sendikal taraf daha konuşmadan kalkıp giderken, Bakan’a sorduklarında cevap da çok net ve güzel. Görüşme yapmıyoruz. Teklifimiz bu diyor ve teklif üzerine görüşme bile yapılmıyor. Nerede bu “toplu görüşme”?

Şimdi son toplantı da da bakan diyorki. 4+4+3+3 dört dilimden ilk dilimde bir puan daha. yani sadece bir 4, BİR puan arttırılyor ve 5 yapılıyor.

Memur-Sen memnun, hiç değilse 1 puan arttı. Görüşüyoruz diyor. Görüşsünler bakalım.

Gelecek bir iktidarın gelmeden iki yılı düzenleniyor. Sona eren 62 Hükümet, ne zaman nasıl kurulacağı belli olmayan 63. Hükümet gelmeden, onun iki yılını düzenliyor. Bu etik mi diye sormayalım. 62 Hükümet belki de şöyle düşünüyor olabilir mi? 63 Hükümet bu anlayışın, sistemin ve yaklaşımın dışında olmayacak ki. 62 Hükümet’in devamı olacak.

Pardon. İki ayı aşkın süre öncesinde bir seçim oldu ve de 62 Hükümet’in, Hükümet’i kuranların, yeniden tek başlarına Hükümet kurmalarına, halk “DUR” dedi. Bunun hiç bir anlamı yok mu?

Sessizlik ve suskunluk. Farkındamısınız.

1. Milletvekili olmayan 62. Hükümet’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, 63 Hükümet’in Bakanı gibi iki yılı düzenliyor.

2. 63. Hükümeti kurma görevi iki aya yaklaşan Başbakan, bunu 63 Hükümet olarak biz belirliyeceğiz diye açıklama yapmıyor.

3. TBMM’nde milletvekili olan Memur-Sen’in başkanı ve Memur-Sen yönetici üye, uzman çalışanı var. TBMM’n de onlardan da bir ses yok.

4. 62. Hükümet’in ve görevi hala sürdüren Bakan’ın, Bakan Yardımcısı da şimdi AK Parti Milletvekili olarak TBMM’nde, hemde eski bir Memur-Sen yöneticisi. Ondan da bir ses yok.

5. TBMM’nde görevini sürdüren, işçi sendikaları konfederasyonunda en üst görevi sürdüren ve TBMM’n de görevi devam eden AK Parti milletvekilinden de ses yok.

6. İşçi sendikaları ve konfederasyonlarında görev yapan, yönetcilik yapan, Bürokraside görev yapan, akademik kariyeri olan, başka partlerde danışmanlık da yapmış olan, şimdi AK Partili olarak TBMM’ de bulunan milletvekillerinden de ses yok.

7. Bu konularda akademik çalışmaları da olan ve AK Parti içinde milletvekili olarak görev yapan, akademisyenlerden de ses yok.

SESSİZİK. Sanki ANGELOPOULOS filmi seyrediyoruz. Onda güzel müzik de var, haksızlık etmeyelim şimdi. Evet, şimdi ne olacak.

Bir puan arttırdılar ya, biraz daha diyecekler ve bu rakkamı, Bütçe görüşmelerinde de cilalayacaklar. Erken seçime giderken de, hadi biraz daha diyecekler. Ve senaryo tamam. Hadi bakalım. Farkındamısınız?

Toplu görüşme, eşitlik demektir, karşılıklı diyalog demektir, tartışma ve paylaşma demektir, ikna etmek demektir. Ben yaptım oldu, bu kadar demek değildir.

İsterseniz, önce bunu anlamak ve anlatmakla işe başlayalım. Toplu görüşmenin nasıl olacağını belirleyelim. Senaryo ve aktörleri değiştirelim.

Aynı senaryo, yenide yeniden, farkındamısınız?

Farkındaysanız.

______________________

Turgutreis – Bodrum. 18 Ağustos 2015. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.