Biz grev yasaklamayı çok sevdik

Biz grev yasaklamayı çok sevdik

0
PAYLAŞ

Yasa, şu anda Cumhurbaşkanlığı’nda imzalanma aşamasında, bir kaç gün içinde imzalanıp, Resmi Gazete de yayımlanması ile birlilkte yürürlüğe girecek.

Bu Yasa, Sermaye Piyasası Yasası. Yasa metni içeriğinde yer alan düzenleme ile borsalarda, grev ve lokavt yasaklanıyor. İMKB gibi kuruluşlar, yeni bir yapılanma sürecine giriyor. Bu sürecde, yasada açık olarak, belirtilen işyerlerinde grev ve lokavtin yasak olduğu düzenleniyor. Getirilen bu uygulama ile yeni bir sistem oluşturuluyor. Kurumlarla ilgili düzenleme yapılırken, bu kurumlarda grev ve lokavt yapılamayacağı da düzenleniyor.

Avrupa’ya bakıyoruz. Bu konuda düzenleme var mı, göremiyoruz. Yıllardır, banka işkolunda ki grev yasağının kaldırılması gündeme getirilir, konuşulur, sonra da bu yasak kaldırılmaz. Bankacılık işkolunda, grev yasağı devam ediyor. Şimdi, bu düzenleme ile yasak ayrıca genişletiliyor. Yakın ve uzak geçmişe bakıyoruz, borsa işyerlerinde grev ve lokavt yasağı olsun diye, bir tartışma ya da görüş belirtildiğine de rastlamıyoruz. Bu konun, gündeme hiç gelmediğini ve getirilmediğini de görüyoruz.

Bildiğiniz gibi, daha bir ay önce, yani kasım başında, “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası” çıkartıldı. Bu yasada, grev ve yasakları ile ilgili bölümde, hangi işyerlerinde grev ve lokavtin yasak olduğu sıralandı. Bu Yasanın çıkması sürecinde, eğer böyle bir ysasak düşünülüyorduysa, burada belirtilebilirdi. Çünkü, toplu iş sözleşmesini düzenleyen, yeni bir yasa çıkartılıyor. Sistem parça parça oluşturulmaz. Getirilen bu yeni anlayış sonucunda, kurumlarla ilgili özel yasalar çıkartılırken, grev ve lokavt hakkının nasıl olacağı gibi bir yola gidilmiş oluyor.

İlk bahara doğru da, bu konuda değişik bir uygulama biçimi olarak, yine bir grev ve lokavt yasağı düzenlemesi gerçekleşmişti. İktidar partisinden 3 milletvekili, Türk Hava Yolları işyerlerinin bulunduğu, hava taşımacılığı işkolunda, grev ve lokavtin yasaklanmısına ilişkin bir yasa teklifinde bulunmuşlardı. Bu teklif jet hızıyla görüşülüp, kabul edilmiş ve yasalaşmıştı.

Aynı sürecde, THY ile Hava-İş Sendikası arasında yürütülen, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde de, anlaşma sağlanamamış, uyuşmazlık tutanağı tutulmuş ve grev sürecine doğru yol alınıyordu. Ancak, bu işkolunda da, grev uygulaması gerçekleşmesi olmuyordu. Hükümet, grevi erteliyor sonra da, YHK’n da, ya da bu sürecde toplu iş sözleşmesi bağıtlanıyordu.

THY’de grev yasağı getirilmesiyle, süren uyuşmazlık, daha sonra grev yasak olduğundan, toplu iş sözleşmesi Yüksek Hakem Kurulu tarafından yaz aylarında bağıtlanmıştı.

Hava taşımacılığı işkoluna ilişkin bu düzenleme, o zaman yürürlükte olan, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası’nda ki, grev yasakları ile ilgili maddeye ekleme yapılarak gerçekleşmişti. Kısa girerken, yeni yasa TBMM’nde görüşülürken, herhalde yapılan bu düzenleme unutulmuş, ya da maksat hasıl oldu denilerek, yeni yasaya eklenmemişti. 2822 sayılı yasa da yürürlükten kaldırıldığı için, baharda eklenen bu grev yasağı, kendiliğinden yürürlükten kalkmıştı.

Bu kez yapılan ise farklı. Sendikalar ve toplu iş sözleşmesi ile ilgili genel bir yasa hiç yokmuş gibi, burada özel hüküm getriliyor. Bütün bunlar da, bir ay ara ile aynı Meclis de görüşülüp yasalaşıyor. Şimdi yılın bu son günlerinde, bu grev yasağı yürürlüğe girmiş olacak.

İMKB işyerinde de örgütlü bir sendika var ve yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi de bulunuyor. Ve bu işyerinde, günümüze kadar bir grev uygulamasıda olmamıştır. Bu düzenleme geçekleşirken, sendikanın bu işleme yönelik sessiz kaldığı izlenimini ediniyoruz. Bir karşı çıkışı ya da bu düzenleme nereden geldi diye, bir açıklaması ya da eylemine rastlamadık. Isıcı sendikasından olduğu gibi, konfederasyonlardan da, bu konuda bir açıklama görmedik.

Hükümetin, bu düzenleme ile ilgili sosyal taraflarla bir görüşme yaptığı, sosyal diyalog platformlarında bu konunun görüşüldüğüne ilişkinde bir bilgi açıklama, basında hiç yer almadı.

Yasanın TBMM’n de görüşülmesi ve daha sonra yasalaşması sürecinde, basında yeni yasa ile ilgili açıklayıcı haberler yer aldı. Ancak, bu grev ve lokavt yasağı getirilmesine ilişkin, bir tek satırın bile yer almaması, çok ilginç bir gelişme oldu.

Yani, örgütlü bir toplum olmayı amaçlıyoruz. Toplu iş sözleşmesi düzenini savunuyoruz. Sosyal diyalog anlayışını savunuyor ve ve sosyal diyalog platformları ile ilgili düzenlemeleri, gereklilikleri Anayasamızda dahi belirtiyoruz. Sonra da, bir kurum ile ilgili yasal düzenleme yapılırken, özel olarak, grev ve lokavt yasağı getiriyoruz. Bu bir haber dahi olmuyor. Sendikalardan, bu konuda bir ses çıkmıyor. Ve sessiz sedasız, bir grev yasağı daha getiren düzenleme, yasalaşıyor.

Şimdi bir başka merak konusu. İMKB yeni yapılanmasıyla adı da değişerek genişliyor. Var olan sendikanın, işyerinin bütünlüğü dikkate alındığında, işçi sayısı fazlalaşacağı için, yeni dönemde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi alabilmesi, sıkıntıya girebilir. Bu işyerinde, sendikal örgütlenme sonami erecek? Var olan sendika, üyelerini çoğaltıp, yeniden toplu iş sözleşmesi yapabilecekmi? Bu işkolunda kurulu, başka bir sendika devreye girip, yeni bir sendikal yapılanma, yeni kurumlaşma ile birliktemi yapılacak? Bu soruların yanıtlarını, çok kısa bir zaman içinde yaşayarak göreceğiz.

2012’yi kapatıp, 2013 e geçerken, Türkiye de sendikal ve toplu iş sözleşme düzeninin nasıl işlediğini gösteren, bundan daha iyi örnek gösterilecek, başka bir gerçeklik olabilir mi.

2012 nin bu son yazısında, çalışma yaşamında manzara bu. Nasıl değerlendirirsiniz ya da nasıl karşılarsınız diye soru yöneltmek bile anlamsızlaşıyor.

İş hukukçuları, sosyal bilimciler, bu gelişmeleri önümüzdeki dönemde nasıl değerlendirecekler. Tarih bunu nasıl değerlendirecek. Biz burada sadece bir saptama yapıyoruz.

Üç ayı geçen, salı günleri aktardığımız bu gelişmeler, 2013’un çalışma yaşamında zor bir yılın başlayacağını gösteriyor. Sendikalar için tamam mı, devam mı sorusunu gündeme getiriyor. Yasaları uygulamada, ciddi sorunlarla karşılaşılacağı ve yasa değişikliklerinin sık sık gündeme geleceği görülüyor.

Biz, iyi yıl dileklerimizi ve yeni yılın çalışma yaşamında, sağlıklı, güvenli, bir barış ortamını getirmesini dileyelim.

BİR CEVAP BIRAK