Bizler ve sizler

Bizler ve sizler

0
PAYLAŞ

Emperyalist güçlerin, göbek atarak çok satışlı gazetelerinin manşetlerine taşıdıkları gibi “Artık iki Türkiye var”…
Yani… Yürekten arzuladıkları ve görmek istedikleri “Bölmek istedikleri Türkiye”…


“Biz” olanlar kimler? Laikler…
“Siz” olanlar da, karşıtları yani laikliği kabul etmeyenler kafalarına göre farklı yorumlayıp değerlendirenler… Ya da dinciler(dindarlar demiyoruz)…
İkiye bölünmüş bir toplum ya da halk!..
Değme bizim “emperyalist akbabalar” ın keyfine!..


AKP’li üst düzey bir yetkili verdiği beyanatta demiş ki;
“Biz istesek sizinkilerden çok daha fazla kalabalığı meydanlara taşırız..”
Yani… “Bizler” ve “Sizler”…
Sizden daha öndeyizin ölçüsü olarak gösterilen nedir?
“Büyük kalabalıklar”
Nasıl bir kalabalık?
Milyarlar, trilyonlar harcanarak meydanlara taşınacak yüz binlerce hatta milyona ulaşabilecek bir kalabalık..
Yani… Bindirilmiş kıtalar…


Peki bu denli büyük kalabalık kimin parasıyla oluşacak diye sormazlar mı adama!“Biz/Bizler” derken “AKP”nin kastedildiğini anlamamak mümkün mü? Bundan dört buçuk yıl önce yanılıp da AKP’ye oy vermiş, sayısı milyonlarla söylenebilecek bugün pişman olmuş durumda ki insanı (seçmeni)  neden “Siz” den sayıyorsunuz?


“Biz” diye nitelediğiniz “Siz/Sizler” kim ya da kimlersiniz, söyler misiniz?
“Bizleri” ve “Sizleri” ortadan net bir çizgi ile ayırmanın ne denli haklılığı ve ülke adına yararı vardır, hiç düşündünüz mü?


Evet bir tarafta Siz/Sizler yani AKP kadroları ve yandaşları var, karşınızda ise Size/Sizlere oy vermiş ancak aradan geçen sürede“Pişman olmuş büyük kalabalıklar!”
Ne yazık ki bu “Bizleri” ve “Sizleri” sizler yarattınız Sayın AKP yöneticileri!
Hepimiz “Biz” olmak için çırpınırken, siz “Sizleri” yaratarak umut dağlarına karlar yağdırdınız!..


Oysa hepimiz “Biz” olmalıydık…
Anayasamızın belirlediği normlarda, Atatürk ilkelerine, demokrasiye, laikliğe yürekten bağlı tek ses olarak “Biz” olmalıydık!..


“Türkiye’de siyasal rejim, Cumhuriyet kurulduğundan beri, hiçbir dönemde günümüzde olduğu kadar tehlike ile karşı karşıya kalmamıştır. Laik Cumhuriyetin temel değerleri ilk kez açıkça tartışma konusu yapılmaktadır. İç ve dış güçler bu konuda ayni amaç doğrultusunda çıkar birliği içinde hareket etmektedir,
Dış güçler, Türkiye’nin İslâm ülkelerine model olabilmesi için öncelikle siyasal rejimin ‘Laik Cumhuriyet”ten ‘demokratik Cumhuriyet’  adı altında, ‘Ilımlı İslâm Cumhuriyeti’ne dönüştürülmesini öngörmektedirler. Ilımlı İslam,  Devlet’in sosyal, ekonomik, siyasal hukuk düzeninin din kurallarından belli ölçüde etkilenmesi anlamına gelmektedir. Bu niteliği ile Ilımlı İslâm modeli, İslâm’ı kabul eden diğer ülkeler için bir ilerleme sayılsa da, Türkiye Cumhuriyeti yönünden büyük bir geriye gidiş, daha açık söylemiyle, ‘irticai’ bir modeldir. Türkiye bölge için, ancak laik demokratik hukuk devleti niteliği ile örnek oluşturabilir…”


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 13 Nisan 2007 günü Harp Akademileri’nde yaptığı konuşmada bunları söyledi…


Devletin en üst noktasında ki kişi, yani cumhurun başı; genç subayların huzurunda altını çizerek bu son derece önemli sözleri söylemişse ve Devleti yöneten siyasi erkin temsilcileri de; “Milletin kâhil ekseriyeti Cumhurbaşkanı’nın değerlendirmelerine katılmıyor” diye kamuoyu önünde açıklama yapıyorsa,  ortada düşünülmesi gereken çok ciddi bir durum var demektir.


Nereye gidiyoruz?
Evet, vatandaş olarak böyle bir gerilimi, zıtlığı nasıl önemsiz sayabiliriz?
Tekrar soruyoruz, nereye gidiyoruz! Sağduyu neredesin?


Kim ne derse desin,;
Bu vatan toprakları;
Ulu Önder Atatürk’ün Türk gençliğine emanet ettiği, şehit kanlarıyla sulanmış, bağnaz zihniyetlerden uzak, çağdaşlığa koşan, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde “tek devlet”, “tek halk” ve “tek yürek” olarak, ortak milli ve manevi değerlerde birleşilmiş, kahramanlar diyarı bir ülkenin topraklarıdır!


Bu topraklar üstünde yaşayan, bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen ve Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes;
“Birdir”, “Birliktir” ve “Bizdir”
“Bizler” ve “Sizler” yoktur… Olamamalıdır da…



burhanozbey21@hotmail.com
burhanaozbey@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK