Brunch’a bekleriz…

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ABD gezisi yeterinden fazla değil, gereğinden  fazla parlatıldı.
Parlatılmanın ötesinde, soluk almalar dahi öylesine köpürtüldü ve masaya kondu ki, adeta herkes Türkiye’deki tüm sorunların ortadan kaldırılmış olduğunu sanır.
Kelin merhemi olsa iyi de…
Kendi başını belaya sokmakta üstüne kimse bulunmayan Başkan Bush’la yapılan yüzyüze görüşmelerde sanki yeni şeyler ortaya atılmış gibi davranılıyor.
Bush ne söyleyebilir ki?
Ne vaatte bulunabilir ki?
Terör belası başımızda.
Etnik sorun tepemizde.
301. Madde kapımızda.
Yeni ve sivil Anayasa masamızda.
Açlık sınırında yaşayanlar rekora koşuyor.
Asgari ücret yüzkarası düzeyde.
Kıbrıs sorunu askıda.
Ermenistan kapısı sıkı sıkıya kapalı.
Sözde Ermeni tasarısı Demoklesin Kılıcı.
Kuzey Irak yönetimiyle küsüz.
Yunanlılar mı, Allah eksik etmesin komşu değil,  sanki sorunlar yumağı.
AB’ye hiç girmeyelim.
Orada tıknefes vaziyetleri zaten devam ediyor.
Peki Bush, ya da ABD yönetimi bütün bu dizboyu meselelere nasıl çare bulacak?
Sonra ABD neden çare bulacak ki.
Bunlar iç meselelerimiz.
Çoğu iç, bir kısmı dış politik sorunlar.
Gül gitti, ayaküstü ağırlandı hepsi bu.
Baştan da söylendi, ABD ve İngiliz basını da yazdı.
Gül-Bush görüşmesi fast food görüşmeden ileri gitmeyecek dediler.
Mecazi laftı fast food.
Tabii ki görüşmeler ayakta yapılmadı.
Başbaşa yenilen yemek de oturularak gerçekleşti.
Ama ele alınan konular tamamen genel konular.
Daha önce ele alınmış sorunlar.
Bir tek ortak sorun var, o da terör.
Bizimki PKK.
Bush’un derdi ise El Kaide.
El Kaide’nin dünyaya yayılmış, her taşın altında olabilecek üst yönetimi
varoldukça ABD rahat soluk alamayacak.
Bu kesin.
Irak başında bela.
Afganistan henüz bela olmaktan çıkmış değil.
İran ise nifak yuvası bir devlet ABD’ye göre.
Buyrun bir de Pakistan çıktı başına.
General Müşerref istediği kadar apoletlerini sökmüş, sivilleri çekmiş olsa da üstüne
her an bol yıldızlı general üniformasını giyebilir.
ABD’nin her tarafta başı dertte.
Sıra Güney Amerika’daki diktatörlere gelemiyor bir türlü.
Geçtiğimiz Kasım’da Başbakan  R.T. Erdoğan’ın ağırlayan ve “anlık istihbarat” sözü verip yerine getiren ABD’den başka ne bekleniyordu ki, ardından sayın Gül ABD’ye gitti?
Bush sanırım bir başka ziyarete fırsat bulamayacak.
Bu yıl sonunda görev süresi bitiyor.
Yani fast food görüşmelerden sonra sıra brunch’a gelecekti…
Gelecekti ama bu yönetim için değil.
Yeni yönetimle brunch’ta  (sabah kahvaltısı ile öğle yemeğinin birleştirilmiş hali) buluşulabilinir ama ne zaman?
Ona da artık Bush değil, gelecek olan bir başkası karar verecek…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here