Bu meclis kanser kadar bile demokratik değil!

TBMM Genel Kurul’unda önceki akşam yine hareketli dakikalar yaşandı. Sağlık sektörünün içinden gelen CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil’in grubu adına kürsüden yaptığı konuşmada ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı sert eleştiren sözleri iktidar sıralarında tansiyonların yükselmesine neden oldu. Konuşması sık sık kesilen kanser cerrahisi uzmanı Dr. İrgil, “Bu parlamento bile kanser kadar demokratik değil!” diye konuştu.

‘BU SAĞLIK SİSTEMİNDE NEŞTER DEĞMEYEN İNSAN KALMAYACAK’

“Halkın sağlığını yandaş işadamlarına pazarlıyorsunuz” sözleriyle iktidara yüklenen CHP’li İrgil, “İnsanlar 2 lira fark vermemek için acillere yığılıyor. Bu sağlık sisteminizle memlekette neşter değmeyen insan kalmayacak. Sizin milletvekilleriniz bile kanser hastaları için bizi arıyor” dedi.

‘ŞEHİR HASTANELERİ ÖZELLEŞTİRMENİN TRUVA ATI’

Şehir Hastanelerinin ‘özelleştirmenin Truva atı’ olduğunu öne süren İrgil, iktidarın sağlık politikalarını sert sözlerle eleştirdiği konuşmasında, “devlet hastanelerinde kritik ameliyatları yapacak adam yok. 6 bin doktor istifa etti. Bu taşeron kafayla sağlığı yürütürseniz acı sonuçlarını bir gün siz de sevdiklerinizle yaşayacaksınız. Sistem o kadar kötü ki, Sayıştay’ınız bile SGK’ya olumsuz rapor verdi” diye konuştu.

‘100 MİLYON KİŞİ ACİLE BAŞVURDU, BU BİR DÜNYA REKORU’

Acil servislere başvuran hasta sayısının 100 milyon olduğunu dile getiren İrgil, konuşmasında ülke nüfusunun 70 milyon olduğunu belirterek, “Dünyada nüfusundan daha fazla acile başvuran tek ülke biziz” ifadelerini kullandı.

İŞTE TUTANAKLARA YANSIYAN O KONUŞMA VE ATIŞMALAR:

Meclis Genel Kurulunda hareketli dakikaların yaşanmasına neden olan CHP’li İrgili’in konuşması ve iktidar kanadından gelen atışmalar tutanaklara şöyle yansıdı:
“Gruplar adına ikinci söz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil’e aittir.

Buyurun Sayın İrgil.
Sizin de süreniz on dakikadır.
CHP Grubu Adına Ceyhun İrgil (Bursa): Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; burada dün Sağlık Bakanını dinledik ve bütün seçim süreçleri boyunca da televizyonlardan veya diğer basın organlarından, özellikle çok övündüğünüz ve çok da üstünde vurgu yaptığınız sağlık sistemiyle ilgili ben de birkaç söz etmek üzere bugün burada karşınızdayım.
Değerli milletvekilleri, bu iktidarınız döneminde en övündüğünüz, seçim meydanlarında yere göğe koyamadığınız Sağlıkta Dönüşüm Programı nedir, ne değildir, bir de bizim açımızdan bakalım.
Sağlık kamusal, herkesin eşit ve tam olarak ulaşması gereken bir hizmettir ve yıllarca sağlığa güdük bütçeler ayıran iktidar, tercihini barıştan yana değil, savaştan ve silahtan yana kullandı. Bunu bütçeye baktığınızda göreceksiniz.
2003 yılında başlattığınız Sağlıkta Dönüşüm Programı için, dönemin bakanı programı sunarken aynen bir tabir kullanmıştı, çok hoş bir tabirdi o “Kendine mahsus bir program” demişti, “Kendimize mahsus bir program” demişti; gerçekten de yaşadık ve gördük ki gelinen sonuç itibarıyla kendinize mahsus bir sağlık sistemi oluşturdunuz.
Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla Sağlık Bakanlığının örgüt yapısını değiştirdiniz, sağlık ocaklarını kapattınız ve köylerde sağlık hizmetini sıfırladınız.
Kamu Hastaneleri Birliğini kurdunuz ve hastaneleri CEO’lara yönettirmeye başladınız; çalışanların huzurunu ve çalışma düzenini bozdunuz. Performans sistemi getirdiniz; talebi kışkırttınız, arzın talebi yaratmasına yol açtınız. Sağlık çalışanlarına olan güveni, saygınlığı azalttınız, bunun sonucunda da sağlıkta şiddete zemin hazırladınız.
Bu Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla sağlık sisteminin nasıl çökme noktasına geldiğini, bir de sizin resmî rakamlarınızla konuşalım ve bir göz atalım.
Sizin döneminizde bazı rakamlar arttı, doğru. Ne arttı? Örneğin devlet hastanelerinde olan ölüm oranlarında artış oldu. Aranızda hekim arkadaşlarım var, onlar da bu rakamları biliyorlar. Örneğin 2010 yılında 83 bin kişi, 2014 yılında 116 bin kişi, yani yüzde 40 oranında devlet hastanelerinde ölüm oranında artış oldu. Bunun nedenine, ben “Siz öldürdünüz.” demiyorum ama bu insanların, bu kritik hastaların birçoğuna özel hastanelerde ve diğer özel kuruluşlarda bakılmadığı için kritik ve zordaki ve sıkıntılı hastaların tamamı devlet hastanesine sevk edilip gerekli ve yeterli bakımları almadıkları için bu sonuçlar bu istatistikler oluştu.
Örneğin, hekime başvuru sayısına bakalım. Siz iktidara geldiğinizde yani 2002’li yıllarda 209 milyon insan hastaneye başvurdu. 2014 yılında bu sayı ne kadar oldu? 644 milyon. Bu ülkenin nüfusu ne kadar? 77-78 milyon. Yani, milleti hasta ettiniz desek yeridir. Örneğin, 2002’de 769 milyon kutu ilaç satıldı. 2014’te 1 milyar 970 milyon kutu ilaç satıldı.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) – Hasta ettik yani.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Evet, hem hasta ettiniz hem dert sahibi yaptınız.
Zaten şu anda -kayıtlara da geçsin- aşağı yukarı bizi dinleyen 25-30 civarında AKP’li arkadaşımız var.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – AK PARTİ.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – AK PARTİ.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – AK PARTİ olsun, öyle bir derdim yok. Boyunuza göre çok kısa.
Acil servise başvuran sayısı kaçtı Hakanım, biliyor musun? 100 milyon. Ülkenin nüfusu 70 milyon. Burada dünya rekoru kırdınız. Dünyada nüfusundan daha fazla acile başvuran tek ülke biziz.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Bütün millet de acillik olmuş desene.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Onunla ilgisi yok. Acile gidince fark ödemiyorsun da… İnsanlar, düşünün, o 2 lira, 10 lira, 3 lira farkı bile vermemek için geceleri acillere yığılıyor arkadaşlar, gerçekçi olun. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından “Sizin döneminizde acil de yoktu” sesleri)
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Eskiden doktora gidemiyorlardı, ilaç alamıyorlardı.
MUSTAFA ILICALI (Erzurum) – Ölüleri rehin alıyordunuz, rehin!
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Hocam, rehine girme. Ben öyle örnekler veririm ki, o kadar borçlandı ki vatandaş hastanelere, geçen sene borçlarını silmek zorunda kaldınız. Aranızda doktor arkadaşlar var, onlara sorun.
BAŞKAN – Sayın İrgil, siz Genel Kurula hitap edin.
Sayın milletvekilleri, lütfen kürsüdeki hatibin insicamını bozmayalım.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Örneğin, 2002 yılında bu ülkede 2 milyon kişi ameliyat olmuştu, 2014’te nüfusa oranla baktığımızda kaç kişi ameliyat olmuş? 14 milyon. Sizce normal mi bu? Bunun nedeni ne? Hizmet mi?
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Tedavi oluyorlar.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Değil hanımefendi, ne tedavisi? Performans, performans.
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Ben sağlıkçıyım, sizden iyi biliyorum.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Çünkü, ameliyat karşılığı para ödüyorsunuz, insanlar o yüzden habire ameliyata yükleniyor.
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Önce bıçak parası veriyorduk ama şimdi artık vermiyoruz.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Şu anda bıçak parası sizin sayenizde her yerde var.
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Beş yıldızlı oteller gibi şu anda hastaneler.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Eskiden tek tük olanlar şu anda, şimdi bütün özel hastanelerde yüzde 200 fark ödediğiniz zaman onun adı ne parası Allah aşkına? Bıçak parası işte o, resmî bıçak parası oldu o, o resmî bıçak parası oldu. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, müdahale etmeyelim.
Sayın İrgil, lütfen Genel Kurula hitap edin.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Sayenizde devlet bıçak parası almaya başladı.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Neyse, bu gidişle, bu performans sisteminizle, bu gidişle memlekette neşter değmeyen insan kalmayacak. Arkadaşlar, bunun sonuçlarını siz de yaşayacaksınız, birbirimizi kandırmayalım. Yirmi dört saat -hekim arkadaşlar, hekim milletvekilleri bilir- madem her şey yolunda, insanlar hastanede yer bulmak için, ameliyat olmak için neden habire bizi arıyorlar, sizi arıyorlar? Hatta sizin kendi milletvekilleriniz bile bizi arıyor kanser hastaları için. Demek ki bir sorun var, rica ederim.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) – Doktorlar mı yapıyor bu işi Hocam?
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Her yerde onkoloji var artık, bütün illerde.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Her yerde değil Hanımefendi.
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Onkoloji yoktu.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Onkoloji hastanesi bu ülkede 4 yerde var, gidip bakın.
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Kahramanmaraş’ta da var, her yerde var.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Evet, o yeni açıldı, 5.
AKP sadece fark ödeyecek parası olanların hastaneye gidebildiği bir sistem yarattı şu anda, özel hastaneler için. Bu da “katkı payı, katılım payı, reçete parası” çeşitli adlarla fark ücreti alınarak herkes müşteri konumuna geldi; eskiden hiç olmazsa bu farklar yoktu. Piyasacı sağlık hizmetiyle anne ve bebek ölüm hızları arttı.
HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya) – Yanlış bilgi veriyorsunuz, anne ve bebek ölüm hızları…
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Yanlış bilgi vermiyorum.
HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya) – Hayır, söyleyin de biz de cevap verelim.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Biraz önce, öğlen de grup başkanlarınızla tartışma oldu. 10,8 gösteriyorsunuz, 11,3.
HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya) – Hayır.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – TÜİK, arkadaşlar, sizin kendi İstatistik Kurumunuz, ben evde kendim tek tek “Kaç tane bebek ölüyor?” diye bakmıyorum ki, sizden alıyorum rakamları. (CHP sıralarından “Bravo!” sesleri, alkışlar)
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Eskiden evde doğuruluyordu.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Hani, nerede?
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Sizin zamanınızda evde doğum oluyordu, ölen çocuktan haberiniz bile olmuyordu.
HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Neyse, sen devam et.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Çok güzel.
Şimdi ne yapıyorsunuz? Şehir hastaneleri, güzel, şehir hastaneleri. Arkadaşlar, şehir hastaneleri özelleştirmenin Truva atı, bunu hekimler biliyor, hayır, bunu hekimler biliyor. Arkadaşlar, bütün hastaneleri özelleştiriyorsunuz aslında. Böyle bir şey var mı arkadaşlar? Adama arsayı buluyorsunuz, üstüne bina yapıyor, yirmi dokuz yıl, kırk dokuz yıl kiralıyorsunuz, yüzde 70’lik doluluk garantisi veriyorsunuz, içindeki bütün işletmeler ona ait, doktor sana ait, hepsi devlete ait, arkadaş kira ödeyecek. Böyle bir şey nerede var?
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Vatandaş memnun sağlık sistemimizden, siz ne derseniz deyin.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Arkadaşlar, şehir hastaneleri kamu-özel ortaklığı kisvesi altında “kamu” adını kullanarak küresel sermayeye kaynak yaratıyor, olay bu. Halkın sağlığını yandaş iş adamlarına pazarlıyorsunuz, özü budur.
Sağlık çalışanlarının özlük haklarını vermediğiniz gibi fazla mesaiye zorluyorsunuz. Siz, sağlık çalışanlarının çalışma barışını bozdunuz, itiraz edenleri sürdünüz, taciz ettiniz, binlerce yetenekli, bilgili sağlık personeli devlet hastanelerinden istifa etti. (CHP sıralarından alkışlar)
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Anlaşmaya gel, anlaşmaya.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Arkadaşlar, her şey yolunda, her şey güzel… 6 bin doktor istifa etmiş, gitmiş arkadaşım, sen ne diyorsun?
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Vatandaş memnun, vatandaş memnun.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – 6 bin doktor istifa etti. Şu anda devlet hastanelerinde gerekli, kritik ameliyatları yapacak adam yok. Bursa Devlet Hastanesinde neredeyse beyin ameliyatı yapılmıyor, tümör ameliyatları yapılmıyor.
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – Kılıçdaroğlu’nun zamanında hastanelerde kuyruk vardı.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – A, Ceyhun Bey, şimdi orada dur.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Bursa Tıp Fakültesinde…
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Bursa, herhalde tek.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Arkadaşım, ben bileceğim. Sen adliyeyi bilirsin, sen hukukçusun; doktor olan benim, izin ver.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Bursa Milletvekiliyim ben de.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Sayın İrgil; karşılıklı konuşmayalım, Genel Kurula hitap edelim.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Karşılıklı konuşmamak için bana karşılık, yanıt verilmeyecek, o zaman ben veririm.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, kürsüdeki hatibin insicamını bozmayalım lütfen.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Başkanım, bunun sözleşmeyle ne alakası var, anlayamadık gitti.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Sözleşmeyle mi?
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Evet.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – İşte, her şey ekonomiyle ilgili.
BAŞKAN – Bağlantıyı herhâlde kuracak birazdan, bekliyoruz.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Arkadaşım, şimdiye kadar hepsi sözleşmeyle ilgili de bana gelince mi aklına geldi?
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Bir küreselden bahsettin ama küreselle bir alakasını kuramadım.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Çıkan herkes her şeyden bahsediyor.
Şimdi, sağlık çalışanları için “İstifa ettiler.” demiştim. Arkadaşlar, mutsuz, sağlıksız, kaygılı, bıkkın sağlık personeli nasıl sağlık hizmeti verecek? Siz sağlık çalışanlarını taşeronlaştırdınız, herkes söylüyor. Ne kadar peki bu oran? Arkadaşlar, her 4 çalışandan 1’i taşeron. Bu ne demek biliyor musunuz?
FARUK ÖZLÜ (Düzce) – Konuya gel, konuya.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Arkadaşlar, konu şu: Eğer bu taşeron kafayla sağlığı yürütürseniz bunun acı sonuçlarını, aynı sıkıntıları bir gün gelecek siz de sevdiklerinizle yaşayacaksınız. Arkadaşlar, bu sağlık, bu ne ekonomiye benzer ne ona benzer ne politikaya benzer ne partiye, hiçbir şeye benzemez. Dünyada sağlıktan, hastalıktan, kanserden daha adaletli, daha demokratik bir şey yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Bu Parlamento bile kanser kadar demokratik değil. O yüzden, bu sağlık konusunda bence fazla siyaset yapmaya çalışmayalım.
FARUK ÖZLÜ (Düzce) – Konumuz sağlık değil ama.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın İrgil. (CHP sıralarından alkışlar)
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Son bir cümlemi bitirebilir miyim, zamanım var herhâlde?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Başkan, çok yoğun sataşmalar oldu, bir dakika şey yapın.
BAŞKAN – Siz cümlenizi bitirin.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Ben son olarak bir şey söyleyeyim. Tamam, bu kadar sataştınız, tamam mı? Benim söylediğim her şey yanlış olsun. Tamam Çavuşoğlu, bugün çok performanslısın.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Süre versin.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – Çok yanlış olsun. Tamam, bir saniye.
Arkadaşlar, son cümlem: Sayıştayın SGK raporu. Ben değil -sizin Sayıştay- arkadaşlar, Sayıştay incelemiş SGK raporunda, görmüş ve sonuç raporunda şu cümleyi söylemiş: “SGK’nın rapor ve tabloları doğru ve günlük bilgi içermediği için…” Arkadaşlar bu ayıp bir şeydir.
BAŞKAN – Teşekkürler Sayın İrgil, son cümleleriniz geçti.
NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) – SSK batmıştı, BAĞKUR batmıştı. BAĞKUR’a ilaç veremiyorduk, SSK’lılar ilaç alamıyordu.
CEYHUN İRGİL (Devamla) – “…doğru bilgi içermediği için kanuni ve hukuki düzenlemelere aykırılığı nedeniyle olumsuz denetim görüşü verilmiştir.” Bu da size yeter. (CHP sıralarından alkışlar)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.