Bunlar da Covid-19’un kaçak villaları!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Turizm cenneti Kaş’taki kaçak inşaat salgını koronadan beter çıktı. Toplam 2169 kaçak inşaatın tespit edildiği ilçede halk evde kalmaya özen gösterirken bunu fırsata çevirenler ise korunan alanlar, ormanlar ve zeytinlikler dâhil dağı taşı betonlaştırıyor…
Antalya’nın Kaş ilçesinde korona salgınını döneminde hızlanan kaçak inşaat yağması bu kadar da olmaz dedirtiyor. İlçe genelinde doğal sit alanları, Özel Çevre Koruma Bölgesi ve korunması gereken zeytinlik arazilerde mantar gibi çoğalan kaçak yapılaşmalar sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvuran sivil toplum örgütleri acil önlem alınmasını talep ederken, Kaş’ta tespit edilen 2169 kaçak yapı olduğu ortaya çıktı. Belediyenin açtığı yıkım ihalelerine katılan olmadığı gerekçesiyle yıllardır yıkılamayan kaçak yapılara kesilen para cezaları da tahsil edilemiyor. Covid-19 salgını dönemini fırsat bilen kaçak inşaatlar durdurulmazsa Türkiye’de her şey dâhil turizminin giremediği nadir ilçelerden biri olan Kaş’ın korunan alanları ve zeytinlik arazileri plansız betonlaşmaya kurban edilecek.

Kaş’ta mantar gibi çoğalan kaçak yapılar adeta salgına dönüştü.  Halk, Covid-19 salgını nedeniyle yetkililerin tüm Türkiye’ye yaptığı “Evde kal” çağrısına uyarken, Kaş’ın özellikle deniz gören bölgelerinde yoğunlaşan kaçak villa ve konut inşaatlarında büyük bir artış yaşanıyor. Kaçak inşaatların hız kesmeden sürdüğü bölgeler arasında dünyaca ünlü Kaputaş Plajı çevresiyle, Patara antik kentinin bulunduğu Gelemiş köyü de yer alıyor.

AKP’Lİ BELEDİYEDEN ‘2169 KAÇAK YAPI İNŞA EDİLDİ’ İTİRAFI

CHP’li meclis üyelerinin kaçak yapılaşma konusundaki yazılı başvurusuna yanıt veren AKP’li Kaş Belediyesi’nin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, ilçe sınırları içerisinde toplam 2 bin 169 adet kaçak yapı inşa edildiğini belirterek, “Belediyemiz tarafından 2015, 2016 ve 2017 yıllarında yıkım ihalesi yapılmış olup, herhangi bir katılımcı olmadığından dolayı yıkım işlemleri gerçekleşmemiştir” bilgisini verdi.

BİR YILDA 514 KAÇAK YAPI İŞLEMİ, PARA CEZALARI TAHSİL EDİLEMİYOR

Kaş Belediyesi’nin verdiği bilgiye göre, Ocak 2018 ile Mart 2019 tarihleri arasında ilçe genelinde inşa edilen kaçak yapı işlemi sayısı 588 iken, son yerel seçimlerin yapıldığı 31 Mart 2019 ile 1 Mart 2020 tarihleri arasındaki kaçak yapı işlemi ise 514 oldu. Kaş Belediyesi’nin 2014-2020 tarihleri arasında toplam 1730 kaçak yapı hakkında işlem yaptığı, bu işlemler kapsamında 46 milyon 751 bin lira para cezası uygulandığı, bunun tahsil edilen kısmının ise 10 milyon 721 bin lira olduğu kaydedildi.

YETKİLİLERE ‘KAÇAK YAPILAŞMAYI DURDURUN’ ÇAĞRISI

Kaş’taki sivil toplum örgütleri ise ilçe genelindeki kaçak yapılaşma furyasının Covid-19 salgını döneminde iyice hızlanması nedeniyle Antalya İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne başvurarak rantı yüksek alanlarda yoğunlaşan kaçak betonlaşmanın durdurulmasını talep etti. Konuyla ilgili hazırlanan ihbar niteliğindeki dilekçede, Kaş’ın doğal ve tarihi değerleriyle tanınan önemli bir turizm bölgesi olması nedeniyle yoğun ve kontrolsüz inşat ve yapılaşma baskısı altında olduğu vurgulanarak şöyle denildi:

‘CEZASINI YATIRIP KAÇAK İNŞAAT YAPIYORLAR’

“Kaş Belediyesi’nin bir soru önergesine yanıt olarak verdiği ekteki yazısından da anlaşılacağı ve herkesçe malum olduğu üzere bu yapıların büyük bir çoğunluğu izinsiz, ruhsatsız, denetimsiz, yasadışı yani kaçak yapılardır. İçinde bulunduğumuz zorlu korona salgını günlerinde, dünya durmuş, tüm sektörler durmuş ancak her nasılsa kaçak inşaat yapımları durmak bir yana son hızla devam etmektedir. Geçtiğimiz yıllarda ‘İmar Barışı’ adı altında çıkarılan düzenlemenin, yeni ‘imar affı çıkarılacak’ yollu algı ve söylemleri yaygınlaştırdığı ve bir kısım insanları, gerekirse cezasını da yatırmayı göze alarak inşaat yapmaya yönelttiği görülmektedir.

SİT ALANI, ÖÇK, ORMAN VE ZEYTİNLİKLER YAĞMALANIYOR

Kaçak yapılar hiçbir yasa, sınır, mevkii, kural tanımadan yükselmektedir. Özel Çevre Koruma Bölgesi veya sınırlarına, sit alanlarına, zeytinliklere, orman alanlarına, kıyı-kenar çizgisi içinde kalan yerlere bu yapıların korkusuzca yapıldığı görülmektedir. Öncelikle ilçemizin 1. Derece deprem kuşağında olduğu, İslamlar ve Yuvacık mahallelerimizin heyelan bölgesi ilan edildiği gerçeği göz ardı edilerek, yapı denetiminden kaçınarak yapılan bu yapılar can güvenliği açısından da risk oluşturmaktadır. Kaçak yapıların her anlamda doğal çevreyi, tarım alanlarını, zeytinlik ve orman alanlarını katlettiği, bazı kişilere haksız-hukuksuz büyük kazançlar sağlayarak diğer vatandaşlar nezdinde hak-hukuk-adalete olan temel inançlarını, dolayısıyla devlete güveni zayıflattığı ve ilçenin eşsiz doğal görünümünü geri dönülmez biçimde tahrip ettiği şüphesizdir.”

KAŞ’TA KAÇAK YAPILAŞMANIN YOĞUNLAŞTIĞI BÖLGELER

Kaçak yapıların 2 bin 500 kilometrekarelik ilçe coğrafyasının dört bir yanında görüldüğüne dikkat çekilen dilekçede, rantı yüksek yerlerde ise yoğunlaşma olduğu kaydedildi. Kaş ilçe merkezi çevresindeki Gökseki, Çerçiler, Bayındır, Çukurbağ, Ağullu, Orulca, Büyükçakıl ve Çetikli mahalleleri ile Üzüm İskelesi ve Ufakdere mevkiinde yoğunlaşan kaçak yapılaşmanın, Kalkan çevresinde ise Bezirgân, İslamlar, Üzümlü ve Çayköy mahallelerinde yoğun olarak gözlendiği belirtildi. Dilekçede ayrıca Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde ve Doğal Sit Alanı statüsündeki Yeşilköy Fırnaz, Gelemiş Mahallesi ile Kördere ve Yalı mevkiinde de kaçak yapılaşmanın yoğunlaştığına dikkat çekildi.

DENETİMSİZLİK KAÇAK İNŞAAT YAPANLARA CESARET VERİYOR

Covid-19 krizi nedeniyle belediyenin dönüşümlü çalışma düzenine geçtiği bir dönemde, denetim ile tutanakla tespit yapma ve ceza kesme gibi işlemlerin aksayacağına işaret edilen dilekçede, bu durumun kaçak inşaat yapanlara cesaret vereceğine işaret edilerek ilçe sınırlarındaki tüm kaçak inşaatların durdurulması talep edildi.

SİT ALANI KAPUTAŞ KANYONUNUN ÇEVRESİ BETONLAŞIYOR

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’na da ayrı bir başvuru yapan Kaşlı sivil toplum örgütleri, 1. Derece Doğal Sit Alanı statüsündeki dünyaca ünlü Kaputaş Kanyonu’nun bulunduğu bölgede başlayan kaçak yapılaşmanın da durdurulmasını istedi. Kaputaş Kanyonunun Bezirgân köyü sınırları içinde kalan kısmında yoğun bir yapılaşma faaliyeti olduğu kaydedilen dilekçede, Kaş-Kalkan karayolundan çıplak gözle bile görülebilen kaçak yapılar için 250/1 parseldeki orman yolundan bağlantı yolu yapıldığı kaydedildi. Tespit edilen kaçak yapıların parsel numaraları da belirtilerek Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’na iletilen dilekçede, “ilçemizde her nedense önüne geçilemeyen ‘kaçak inşaat’ felaketinin, 1. Derece Doğal Sit alanlarına da uzandığı, doğal çevremize geri dönüşü imkânsız zararlar verdiği açıktır” ifadelerine yer verilerek önlem alınması talep edildi.

BİR DÖNÜME 4-5 KAÇAK BİNA YAPILIYOR

Kaş Belediyesi’nin tutanakla tespit ettiği kaçak yapıların dışında tutanak tutulmayan, bir başka deyişle göz yumulduğu öne sürülen kaçak inşaatların sayısının da tespit edilenlere yakın olduğu iddia ediliyor. Kaçak inşaat furyasının bir başka sonucu da arazilerin yüzde yüzünün yapılaştırılması. İmar planı kapsamında 1000 metrekarelik bir araziye 120 metrekare tabanlı inşaat yapılabilecekken, aynı araziye 4-5 ayrı kaçak yapı inşa edildiği belirtiliyor.

PLANSIZ KAÇAK YAPILAŞMA DURDURULMAZSA KAŞ’I KAYBEDECEĞİZ

Kaş’taki kaçak yapılaşma tahribatı karşısında uygulanan para cezalarının da caydırıcı olmadığı kaydediliyor. Kaş Belediyesi’nin resmi yanıtında da bu durum gözler önüne seriliyor. Kesilen para cezalarının ancak yaklaşık dörtte biri tahsil edilebilmiş. Kaş’ın deniz göre yamaçlarında yoğunlaşan kaçak yapılaşmalar konusunda acilen bir önlem alınmazsa turizm konusunda her şey dâhil sisteminin dışında kalabilmiş nadir bölgelerden biri olan ilçe tüm doğal cazibesini betonlaşmaya kurban verecek.

Önceki haberSalda Gölü neden beton ve taş ocağı şirketine teslim edildi
Sonraki haberYurtdışındaki 25 bin Türk için ‘Ramazan operasyonu’
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.