Cahilliğin düz yolları

Cahillik iki yolla elde edilebilir. Kendini yaşamın akışına bırakma yoluyla ve bir de okuyup öğrenme yoluyla. Okuyup öğrenme yoluyla elde edilen cahillik en nitelikli cahilliktir. Bunun için çok bir şey yapmak gerekmez, yürürlükteki eğitimin çemberlerinden güvenle geçmek bu iş için yeterlidir. Daha da etkili olmak için özel dersler alınabilir, kurslara devam edilebilir,  dershanelere gidilebilir. Önemli olan kişinin her türlü kuşkunun dışında her şeyi sular seller gibi bilir duruma gelmesi, bilmediği konularda bile rahatça fikir yürütüp tartışmaya girebilecek düzeye ulaşmasıdır. Bu düzeydeki bir cahilliğin bilimde, sanatta, felsefede ve siyasette çok iyi yerlere yerleşebilmek için fazlasıyla yeterli olduğunu, ayrıca çok yetkin bir bilince gereksinim gösterir gibi duran mesleklerde bile kişiye çok başarılı olabilmenin yollarını açtığını söyleyebiliriz. Yeter ki kişi cahilliğini çok iyi kavrayabilsin, çok doğru değerlendirebilsin ve etkin bir biçimde dışlaştırabilsin. Bunun için sesine çok özel bir tını vererek konuşmayı, alaylı bakabilmeyi, söz sokuşturmayı, ağır ölçülerde saldırgan olmayı, küçültücü kahkahalar atmayı, birilerinin  kulağına bir şeyler fısıldayıp vay başımıza gelenler anlamına başını iki yana sallamayı, çok önemli konular konuşulurken de “vallahi azizim” gibi ünlemelerle bir kaşını kaldırmayı becerebilmelidir.

Daha da etkili olabilmek adına zaman zaman birilerini, özellikle de cahillikte şu ya da bu nedenle geri kalmış kişileri cahillikle ve hatta delilikle suçlamak uygun düşer. Bunun için birilerini bilir bilmez “geri zekalı” gibi, “histerik” gibi, “tırtık” gibi, “şizofren” gibi nitelemelerle anmak son derece doğru olur. Onların fikirlerini birer deli saçması olarak göstermek ve böylesi fikirlerin ancak ne yazık ki kafayı kaydırmış insanlardan çıkabileceğini bildirmek de ayrıca uygundur. Bu arada en çok dikkat edilmesi gereken şeylerden biri asla yanılıp da “bilmiyorum” dememek, tam tersine bilmediği konularda daha büyük bir yetkiyle ve kendine güvenle konuşabilmektir. Bu konuşmanın alabildiğine anlaşılmaz olmasına özen göstermek elbette doğru olur. Bununla ilgili olarak özellikle adı bir alanda yetkeye çıkmış bir takım kişileri şöyle geçerken eleştirmek, eleştiriyorum ayağına aşağılamak çok yararlı olacaktır. Ancak bu yetkelerin her şeye karşın adı saygıyla anılması gereken kişiler olduğunu belirtmeden geçmemek uygundur. Şunu eklemek doğru olur: bunlar kendi alanlarında seçkin kişiler olsalar da onların vakti çoktan geçmiştir. 

Cahilliği kökleştirmek yolunda eğitim elbette bir zorunluluk olamaz. Mesleğiniz ya da toplumsal konumunuz bunları gerektirmiyorsa hiç bu gibi işlerle uğraşmazsınız, kendinizi yaşamın akışına bırakır çıkarsınız. Kendini yaşamın akışına bırakmak dediğimiz şey de o kadar hor görülecek bir şey değildir. Kendini yaşamın akışına bırakanlar için de her zaman cahilliğini geliştirme yolları vardır. Bunun için elbette öncelikle gazeteleri, televizyonları, her gün piyasaya ayrı bir heyecanla sürülen romanları izlemek yeterlidir. Önemli olan, bunlardan gerekli bilgileri alabilmek ve gereken dersleri çıkarabilmektir. Özellikle toplumda “sanatçı” adıyla öne çıkmış kişilerin yaşamlarındaki ilginç olayları ve hele hele “ilişki” ya da “aşk” adı altında yaşadıkları cinsel serüvenleri izlemek çok şeyler öğretecektir. Yaşayarak öğrenemeyenlerin yaşayanlardan ya da daha doğrusu yaşamayı bilenlerden öğrenecekleri şeyler vardır. Eskilerin “Cahil gözünün önündekini görmez” deyişine aldırmayın. Onlar eski cahiller için söylenmiştir. Bugünün cahilleri, Allah mahcup etmesin, cin gibiler. Eskilerin “Cahile doğruyu göster, sana düşman olsun” deyişine de aldırmayın diyebilir miyim?

Diyemem. Yapılacak şey cahile her fırsatta ne kadar yetkin bir bilince ulaşmış olduğunu söylemektir. Bu konuda abartmalardan kaçınmaya da gerek yoktur. Cahili pohpohlamakta aman geri durmayın. Örneğin, “Bu senin söylediklerini Einstein duysaydı kıskançlıktan geberirdi” gibilerden ne olduğu pek belli olmayan sözlerle cahili pek güzel yüreklendirebilirsiniz. Yüreklendirdiğiniz her cahil, unutmayın, sizin cahilliğinizin değerini bilecek olan kişidir. İkide bir kahkahalarla gülün onun söylediklerine ve zaman zaman yahu sen ne biçim adamsın gibilerden başınızı sallayın ya da omzuna bir fiske vurun. Gülünesi bir şey söylemediği zaman da gülün, hiç çekinmeyin. O bu durumda sizin engin kavrama gücünüzü ve derin sezgilerinizi saygıyla karşılayacak, sağda solda sizin ne büyük bir deha olduğunuzu anlatıp duracaktır. Cahillerin şu dünyada en güvenilir dostu cahillerdir. Cahiller dayanışması bütün dayanışmalardan daha güçlüdür.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

7 + 7 =