Öcalan’ın doğum gününü kutladılar

2004 yılından bu yana kitlesel olarak yapılan kutlamalar zaman zaman güvenlik güçleriyle gerilimlere neden olmuştu.

2009’da çıkan olaylarda Mahsum Karaoğlan ve Mustafa Dağ çıkan olaylarda hayatlarını kaybetmişti.

Halfeti yolculuğu, konvoyların çokluğu nedeniyle uzun sürüyor.

Nihayetinde ulaştığımda binlerce kişi ellerinde flamalar ve bayraklarla alanı çoktan doldurmuştu.

Soğuk havada ilk göze çarpan ısınmak için yakılan ateşler ve halay çekenlerdi.

İstanbul, İzmir gibi Türkiye’nin büyük metropollerinden kutlamaya katılanlar dikkat çekici sayıdaydı.

Kutlamalar gece boyunca, şarkılar, türküler ve halaylarla sürdü.

Demokratik Toplum Kongresi eş başkanları Aysel Tuğluk, Ahmet Türk ve Diyarbakır Büyükşehir belediyesi eş başkanı Gültan Kışanak sahneye çıkıp sırayla birer konuşma yaptı.

Türk, Kışanak ve Tuğluk’un konuşmalarında verilen ortak mesaj, barış sürecinin devamı için Öcalan’ın özgür kalması gerektiği oldu.

Gece yarısına kadar süren kutlamaların ardından, gazeteci arkadaşlarımla Öcalan’ın doğduğu Ömerli köyüne hareket ettik.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Öcalan’ın doğduğu eve ziyaretler başladı.

Gelenleri Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan karşıladı. Evin avlusunda kısa süreli bir izdiham yaşandı.

Yoğunluktan dolayı yollar kapalı olduğu için insanlar köye yürüyerek ulaşmaya çalıştı. Yol boyunca her yaş grubundan insanı görmek mümkündü.

Bu arada Halfeti çıkışında bulunan bir tepede Öcalan’ın doğum günü kutlamalarının yansıra 5 yıl önce çıkan olaylarda hayatını kaybedenler için anma etkinliği de düzenlendi.

Mahsum Karaoğlan’un babası oğlunu anlatırken, ‘Oğlum 21 yaşında, 8 çocuğumun en küçüğüydü, üniversite öğrencisiydi. Hala kitapları evde duruyor. Çok zeki bir çocuktu. Matematik öğretmeni olacaktı’ diyor.

Baba Karaoğlan, 2009’da yaşanan ölümlerle ilgili soruşturmaların sonuçsuz kaldığını ve davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdıklarını söyleyerek, “adalet istiyoruz” diyor.

Mahsum Karaoğlan’ın annesi Sultan Karaoğlan ise, barış sürecinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “ben yandım, artık kimse yanmasın” dedi.

Tepenin başında iki gencin yaşamını yitirdiği noktalarda taşlar bir araya getirilerek temsili bir mezar oluşturulmuş.

BBC

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 × two =