Cargill için yasaları çiğneyen Türk Başbakan kim?

YUSUF YAVUZ  / AÇIK GAZETE- AİHM, Amerikan Cargill şirketinin Bursa’da fabrika kurması için hukuksuz biçimde tarım arazisini imara açan Türkiye’nin 20 yıl süren davalar sürecinde adil yargılama hakkını ihlal ettiğine hükmetti.
 
Bursa’nın Orhangazi ilçesindeki birinci sınıf tarım arazisi 20 yıl önce Amerikan şirketi Cargill’in fabrika kurması için tahsis edildi. Ardından da Cargill’in fabrika kurabilmesi için kişiye özel düzenlemeyle, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda değişiklik yapılarak tarım arazisi olan alan sanayi alanına çevrildi. İmar planlarında yapılan değişikliklerle de dünya devi Cargill’in fabrikası üretime başladı. Bursa Barosu öncülüğünde sivil toplum örgütlerinin başlattığı hukuk mücadelesi ise tam 20 yıldır sürüyor. İç hukuk yolu tükenince 2005 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapan davacılar haklı bulundu. AİHM, 19 Haziran’da aldığı kararda Cargill davası sürecinde AİHM sözleşmesinin adil yargılanma hakkıyla ilgili 6. maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.
 
AMERİKAN DEVİ CARGİLL İÇİN ÖZEL YASA ÇIKARILDI
Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun, 20 yıldır süren Cargill davasıyla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Bursa Barosu’nun çevre konusunda verdiği en çetin mücadelenin, Cargill Davası olduğuna değinen Altun,  bu davada hiçbir zaman Amerikan şirketinin davalı olmadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “1997 yılında başlayıp 20 yıl süren hukuk mücadelesinin tek muhatabı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin valiliği, bakanlığı, başbakanlığıdır. Birinci sınıf tarım arazisini hukuksuz bir şekilde Cargill için imara açan idare, henüz inşaat aşamasındayken verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarını uygulamamış, tesisin bitirilip faaliyete geçmesine göz yummuştur. Sonrasında verilen iptal kararları da adeta görmezlikten gelinmiş, aleyhte kararları bertaraf etmek için yeni idari kararlar alınmış, bunlar da yetmemiş yönetmelikler çıkarılmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi de sadece bir şirketin çıkarı doğrultusunda çalıştırılıp özel yasalar çıkarılmıştır.
 
YARGI KARARLARINA UYULMAYINCA DAVA AİHM’E TAŞINDI
Dile kolay, 20 yıllık bir mücadele sonunda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden çıkan ve başvurucu meslektaşlarımızın haklı bulunduğu karar, sevincimiz değil, utancımızdır. Hukukun üstünlüğünü savunan biz avukatlar, ülkemizin, adalete erişim, bağımsız ve adil yargılama, evrensel hukukun gereklerini yerine getirme konularında birinci sırada olmasını isteriz elbette. Yargı kararlarına uyulmamış olmasından ötürü, ülkemizi uluslararası bir mahkemede mahkûm ettirmeyi elbette istemeyiz. Lakin dünya gıda devi bir Amerikan şirketine her türlü olanağın hukuksuz bir şekilde sağlanmış olması, üstüne ilk zamanlarda bağımsız yargıçlarca verilen kararların uygulanmamış olması, bu yargıçların sonraları görevden alınması, yargı kararlarını uygulamayan kamu görevlileri hakkında açılan tazminat davalarında hukuk literatüründe olmayan kavramlar yaratılarak direnilmesi, bizleri AİHM’e başvurmaya zorunlu kılmıştır.
 
CARGİLL’İN FABRİKA AÇABİLMESİ İÇİN KİŞİYE ÖZEL YASA ÇIKARILDI
Cargill davasına ilişkin süreç hakkında da bilgi veren Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun, Orhangazi ilçesinde Cargill şirketine nişasta fabrikası kurması için verilen izinlerin iptali için dava sürecinin 1998 yılında başladığını belirterek, “Bu davalar; plan değişiklikleri, emisyon ve deşarj izinlerinin iptaline ilişkindi. Hükümet, bu yöntemle sonuç alamayınca tesisin kurulmak istendiği yeri özel endüstri bölgesi ilan etmiş, fakat bu da Danıştay’ca iptal edilmiştir. Bunun üzerine Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda değişiklik yapılarak tarım arazisi olan alan sanayi alanına çevrilmiştir. Bu değişikliğin Cumhurbaşkanı tarafından Meclis’e iadesi üzerine ikinci defa yasa değişikliği yapılmıştır. Bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuş; yasanın kişiye özel çıkarıldığının belgelenmesine rağmen mahkeme başvuruyu reddetmiştir” dedi.
 
AİHM: ‘ADİL YARGILAMA HAKKI İHLAL EDİLDİ’
Sürecin tümünde Anayasa’ya göre millete ait egemenlik yetkisinin yargı kısmını ‘Türk milleti’ adına kullanan mahkemelerin çeşitli kararlarının uygulanmadığının altını çizen Altun, yargı kararlarının etkisiz hale getirilmesi için plan ve yönetmelik değişiklikleri ile iki defa da yasa değişikliği yapıldığını belirterek, “Türk milletinin egemenlik hakkına hükümetler ve idare organları tarafından müdahale edilerek; Anayasa’nın kurucu ilkeleri ayaklar altına alınmıştır. Halen devam eden, bu yargı sürecinden sonuç alınamaması üzerine, 2005 yılında AİHM’ne AİHS’nin adil yargılanma hakkı (m.6), yaşam hakkı (m.2), aile ve özel yaşam hakkı (m.8) ve etkili başvuru ve haklarının ihlali nedeniyle başvuru yapılma zorunluluğu doğmuş ve yapılmıştır. Yaklaşık 13 yıl sonra AİHM bu başvuru nedeniyle sözleşmenin adil yargılanma hakkının (m.6) ihlal edildiğine karar vermiştir” diye konuştu.
 
‘KARARLARI UYGULAMAYAN YETKİLİLER ŞAHSEN SORUMLU’
AİHM, kararında dönemin Başbakanı, Bayındırlık ve İskan Bakanı ve Gemlik Belediye Başkanı’nın, mahkeme kararlarının uygulanması konusunda sorumlu olmalarına rağmen idare mahkemesi kararlarını uygulamadıklarının tespit edildiğine işaret eden Altun, “kararı uygulamayan yetkililer hakkında açılan tazminat davasıyla ilgili olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği kararlara 3’er kez atıf yaparak bu durumu özellikle vurgulamıştır. Atıf yapılan kararlarda idare mahkemesi kararlarını uygulama imkânına sahip yetkililerin bunun gereğini yerine getirmedikleri ve bu nedenle yargı kararlarının uygulanmamasından doğan zararlardan İYUK’nun 28. maddesi uyarınca şahsen sorumlu oldukları tespiti yapılmıştı” ifadelerini kullandı.
 
‘BAŞVURANLAR YARGI KORUMASINDAN MAHRUM BIRAKILDI’
AİHM’in, hukukun üstünlüğünün temel unsurlarından birinin hukuki kesinlik ilkesi olduğunu ve herhangi bir anlaşmazlıkla ilgili nihai bir yargı kararının sorgulanmaması gerektiğini yinelediğine dikkat çeken Altun, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Yasa değişikliği, henüz uygulanmamış birçok nihai (kesin) yargı kararının etkisiz hale getirilmesini mümkün kılmıştır. Sonuç olarak mahkeme, bir dizi nihai ve uygulanabilir yargı kararını uygulamak için gerekli tedbirlerin almaktan yıllardır kaçınan ulusal makamların, başvuranları etkili yargı korumasından mahrum bıraktığını tespit etmiştir.
 
YETKİLİLER HAKKINDA AÇILAN TAZMİNAT DAVASI SÜRÜYOR
Yargı kararlarını uygulamayan yetkililer hakkında açılan ve halen devam eden tazminat davası da hukuken karmaşık bir dava olmamasına rağmen halen devam etmektedir. Bununla ilgili olarak, yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedeniyle; Av. Ali Arabacı, Av. Cumhur Özcan, Av. Yahya Şimşek, tarafından Anayasa Mahkemesi’ne 2016 yılında bireysel başvuru yapılmıştır. Bu başvuru halen AYM önündedir. Ayrıca Cargill’e Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ndaki değişikliğe dayanılarak verilen izne ilişkin Bursa Barosu tarafından açılan bir dava ve yine değişiklik sonrası yapılan 1/1000 ölçekli plan değişikliğine ilişkin bir dava halen idare mahkemeleri önünde derdesttir.İnsan haklarını ve hukukun üstünlüğünü savunma görevinin bilincinde olan Bursa Barosu, ülkemiz adalet sistemini rencide eden ve hukukun üstünlüğünü ayaklar altına alan bu süreci, kararlılıkla sonuna kadar takip edecektir.”
 
‘TESİS YIKILANA KADAR SÜREÇ İŞLETİLMELİ’
Başvuruculardan Av. Ali Arabacı ise hukuk devleti olduğunu iddia eden bir devletin AİHM’in kararı doğrultusunda Cargill için verilen tüm izinleri ve çıkarılan yasaları iptal etmesi gerektiğini savunarak, “tesisin yıkılmasına kadar gidecek bir süreç işletmelidir” dedi.
 
‘AMERİKAN BÜYÜKELÇİSİ CARGİLL İÇİN BURSA’YA GELDİ’
Cargill davasında AİHM’e başvuranlardan biri olan eski DSP Milletvekili Av. Ali Rahmi Beyreli de dava sürecinde ABD ve Türk yetkilileri arasındaki çarpıcı ilişkileri şöyle anlattı: “Bu gelişen süreç içinde ABD’deki yönetimlerden bağımsız cumhuriyetçi ya da demokrat hiç fark etmiyor, bütün Amerikan yetkililerinin, bizim yetkililerimize hatta başbakanlarımıza, ilk olarak önlerine koydukları şey Cargill oluyordu. Kendi parti yöneticilerimiz bize diyorlardı ki, ‘Siz haklı olabilirsiniz, ancak biz ne zaman Amerika’ya gitsek önümüze ilk koydukları şey Cargill oluyor. Biz ne yapalım?’ Hele son zamanlarda her hafta Amerikan Büyükelçisi Bursa’ya geldi. Ali Fuat Güven valiydi o zaman. Her ay ve her hafta büyükelçi Bursa’daydı, Cargill’le ilgili davayı takip etmek için. Cargill’in yatırımını, faaliyetini sürdürmesini sağlamak için.”
 
DÖNEMİN BAŞBAKANI YILMAZ: ‘SÖZ VERDİM GERİ DÖNEMEYİZ’
Davanın bir diğer başvuranı olan dönemin CHP milletvekillerinden Av. Yahya Şimşek, konuyla ilgili olarak dönemin Çevre Bakanı İmren Aykut’la görüştüklerini belirterek şunları dile getirdi: “Konuyu genel kurulda tartışırken yine bizler de söz alıp düşüncelerimizi ifade ettik. Aykut da kürsüye çıkıp bizden yana olduğunu söyledi. Ama sonradan söyledi ki o dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, ‘Ben söz verdiğim için bundan geri dönüş yapamayız’ şeklinde bir beyanda bulunmuş.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × one =