‘Ücretsiz İngilizce kursunu kaldırıyorlar…’

‘Ücretsiz İngilizce kursunu kaldırıyorlar…’

0
PAYLAŞ

HRF, Latin Amerikalıdan Çinliye çeşitli toplumlara yönelik olarak çalışmalar yapan 6 bin üyeli 45 sığınmacı ve göçmen örgütünü çatısında topluyor. Göçmenlerin yaşam standartını yükseltmek ve göçmenlikten kaynaklanan sorunları çözmek amacıyla düzenli toplantılar yapan HRF, hükümetin anti-göçmen politikasının bir uzantısı olarak ‘sığınma başvurusunda bulunanların ücretsiz İngilizce öğrenme haklarının ellerinden alınma planı’na karşı da kampanya sürdürüyor…


HRF Başkanı Aksoy sorularımızı şöyle yanıtladı:


– HRF’nin çalışmalarından söz eder misiniz?
– Göçmenlerin içinde yaşadıkları ülkedeki haklarını kullanmalarını, sistemden daha iyi servis sağlamaları için çaba gösteriyoruz. Yönetimde Türkçe konuşan topluma yönelik çalışan dernekler de bulunuyor. Geçenlerde Tohum Kültür Merkezi ve Gik Der’de ortaklaşa sağlıklı yaşam için bir toplantı yaptık. Gelen bütün misafirlere Anadolu yemekleri sunuldu ve hepsi sağlık taramasından geçirildi… Bunun dışında servislere ve bilgiye ulaşma konferansları yapıyoruz. 24 Haziran’da 7 farklı toplum örgütünün biraraya geldiği geniş çaplı bir konferans düzenleyeceğiz. Bu toplumlar arası kaynaşmayı da sağlamış olacak… Eninde sonunda azınlık olarak sorunlarımız hep aynı.


– Çalışmalarınızı sürdürebilmek için herhangi bir kamu desteği alıyor musunuz?
– Son 1,5 yıldır yasal hale gelerek ödenek almaya başladık. Böylece eğitimler verebiliyoruz. Örneğin Kuzey Hackney’de Türkçe konuşanlara iş arama yeteneklerini artırabilmeleri için 8 haftalık bir kurs başlattık. Ayrıca Güney Hackney’de de Sudanlılara benzer bir kurs düzenliyoruz. Kursiyerlerin yol masraflarını da karşılıyoruz… Bunun dışında benim Toplum Şampiyonları projem var. Her toplumdan İngilizcesi olan işsiz gençler bana geliyor, ben de ohlara uygun eğitimler bularak iş bulmalarını sağlıyorum. Bugün iki arkadaşıma sağlık hizmeti veren kuruluşlarda iş buldum… İşe başlayan bu arkadaşlarım bizim “Toplum Şampiyonu”muz olmuş oluyor…


– HRF yalnız sığınmacılara değil bütün göçmenlere hizmet ediyor sanırım?
– Sığınma başvurusu kabul edildikten sonra göçmenliğe hak kazanmış olunuyor. Anında göçmen olunamıyor.


– Sığınma başvurusunda bulunların ücretsiz İngilizce eğitimlerinin kaldırılmasını anlatır mısınız?
– Bu katogorideki insanların yaşam koşulları daha ağır ve zor… İşsizlik parasının yalnızca üçte ikisini alabiliyorlar. Aynı zamanda sığınmacı adaylarının topluma entegrasyonu isteniyor. Bunu yapabilmeleri için, yani uyum için öncelikle İngilizce öğrenmeleri gerekiyor… Ne yazık ki hükümet 3-4 ay önce aldığı bir kararla sığınma başvurusunda bulunanların ve çalışan sığınmacıların ücretsiz İngilizce dersi alma haklarını geri aldı… Biz de bu karara karşı ulusal çapta yürütülen kampanyayı Kuzey Hackney’de yürütüyoruz… “İiş bulun, uyum sağlayın” söylemine ters bir karar. “İnsanlar eşittir” deniliyor. İnsanların eşit olmaması için de İngilizce derslerini paralı yapıyorlar… Sığınmacılar zaten üç beş kuruşla geçinmeye çalışıyorlar…


Ayrıca son bir kararla Job Seekers Allowence denilen işsizlik yardımı için de İngilizce bilmeyi şart koştular. Daha önce İngilizce bilmeyen işsizleri 6 ay gibi idare ediyorlar ve kursa gönderiyorlardı. Şimdi ödenek için İngilizce’yi şart koşmaları da göçmen karşıtı yasalarının bir uzantısı denilebilir…


– Kampanyaya ülke çapında destek var mı?
– Kampanyaya 160 milletvekili destek veriyor. Üniversite ve Kolejler Sendikası (Universities and  Colleges Union – UCU) kampanyanın başını çekiyor. Biz de Hackney bölgesinde bunun başını çekiyoruz… İşin espirili tarafına da dikkat ettik. Ayın 16’sında Hackney Belediyesi meydanında İngilizce derslikleri kuracağız. Tabii derste özel konumuz “eşitlik” ve “uyum” olacak… Meydanda kursa katılmak isteyenleri de “Yedek Bekleme Listesi”ne koyacağız. Hackney Community College’de İngilizce kursu bekleme listesinde 1.700 kişi bekliyor… Ayrıca ücretsiz İngilizce dersleri açmak için de ödenek almaya çalışıyoruz…


– HRF’nin çatısında bizim toplumdan dernekler var mı?
– Tohum Kültür Merkezi, Gik Der, Day Mer ve Anadolu Kültür Merkezi yönetimde yer alıyor. Ayrıca Halkevi gibi çalışmaları dışardan destekleyen dernekler de var. Yönetimdeki diğer 8 üye Afrika ve Somalili dernekler var… Bu konuda Hackney Belediyesi’ne bize uygun bir yer vermesi için baskı yapıyoruz… Sanırım yakında iyi bir yere çıkacağız…


– Türkiye’den gelip sığınma isteyenlerin toplam sayısı sizce nedir?
– Ben 70 bin diye tahmin ediyorum… Dünyanın her yerinde yangınlar var biliyorsunuz. Sığınmacıların geldikleri ülkeler yıllara göre değişiyor. Bu günlerde Somali’den Sudan’dan bir akın var… Irak’tan düştü… 1980 ve 90’larda Türkiye ilk sıralardı. Şimdi Türkiye 6-7’nci sıralara düştü…


– Sığınma başvurularında karar yine yılları alıyor mu?
– Eskiye göre daha hızlandı ama yine istedikleri hıza erişemediler… İçişleri Bakanlığı’nın amaçı başvuruyu 3 ayda sonuçlandırmak ama benim bildiğim bir iki yılı bekleyen de pek çok insan var…


– Sığınmacı adaylarının tutulduğu ve yürekler acısı tutukevleri hakkında bir çalışmanız var mı?
– Ne yazık ki şu ana kadar iyileştirmeyi sağlayacak bir şey yapılamadı. Gözetim altındaki sığınmacı adayların çektiği çileleri çeşitli kuruluşlara aktararak bilgilendiriyoruz… Geçen yıl da bu konuda bir toplantı yaptık. Bu işleri takip etmek bizim kapasitemizi aşan profesyonel bir iş istiyor. Biz gönüllü çalışan bir şemsiye örgütüyüz…


– Söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?
–  Okurları ayın 16’sında Hackney Belediyesi meydanındaki eylemimize bekliyoruz. Ne kadar çok sesimiz çıkarsa o kadar çok haklarımızı koruyabiliriz…


ALİ AKSOY?


Türkiye’deki siyasi çalışmalarından dolayı 1980 Darbesi sonrasında İngiltere’ye sığındı. İşçi Birliği’nde uzun yıllar başkanlık yaptı. İngiltere’deki tekstil işçilerinin sendikalaşması için mücadele etti. Türk toplumu içinde ilk dernekleşme çalışmalarına katıldı.


 

BİR CEVAP BIRAK