Cumhuriyet Bayramı’nda TC Lefkoşa Büyükelçiliği resepsiyonu

Cumhuriyet Bayramı’nda TC Lefkoşa Büyükelçiliği resepsiyonu

0
PAYLAŞ

Cumhuriyet, egemenliğin kayıtsız ve şartsız millete ait olduğu bir yönetim biçimi. Buradaki Cumhur, millettir. Acaba Cumhuriyet rejimlerinde millet egemen olabilmekte mi? Bu soruya, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda KKTC sınırlarında yaşayan Türk milletinin fertlerinin durumunu düşünerek yanıt bulmaya çalışalım.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda TC Lefkoşa Büyükelçiliği bir resepsiyon verdi. Resepsiyona yönetici takımı, Bakanlar, gazeteciler, medya mensupları, eski diplomatlar davet ediliyor. Elit takım, Cumhuriyet Bayramını gülücükler dağıtarak kutluyor. Hepsinin yüzünde tatlı bir gülümseme, ayak üstü atıştırmalar, televizyon röportajları ve bildik görüntüler. Peki, Türk milleti nerede? İnşaatlarda üç kuruşa sömürülen, horlanan, suçlu potansiyeli olarak görülen, KKTC’yi girişlerde yüzlerine bakılarak 15 günlük mühür vurulan, ülkede kaçak olarak yaşamak zorunda bırakılan, araba garajlarında otomobil yıkayan, sanayilerde elleri ve yüzleri kirli ekmek parası kazanmaya çalışan asil Türk milletinin fertleri, Cumhuriyet Bayramı’nda ne yapıyor?

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Gaziler Derneklerinde bu ülke için kan dökmüş, canını ortaya koymuş kahraman gazilerimiz ne yapıyor? Gazimağusa Gaziler Derneği’nde TC Lefkoşa Büyükelçiliği’nin Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunu televizyondan canlı izleyen gazilerimizi görünce içim biraz burkuldu. Millet dışarıda, bir zümre, elit bir takım Cumhuriyet Bayramı’nda özel davetli olarak TC devletinin temsilciliğinde Cumhuriyet Bayramını, millet egemenliğinin bayramını kutluyor. Milletin Bayramını, millet televizyondan izlerken, şanslı bir elit takımı ersepsiyonda ayak üstü gülücükler dağıtıyor.

Acaba diyorum, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramlarında Büyükelçiliklerde tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının davetli olduğu özel bir organizasyonla kutlamalar yapılamaz mı? Milletinin fertlerini bir gün olsun hatırlayan, sorunlarını dinleyen, devletlerini temsil eden yetkililer ile egemenliğin sahibi olduğu iddia edilen millet, Cumhuriyet Bayramlarında bir gün olsun yan yana gelemez mi?

Televizyonlarda resepsiyonda konuşma yapanlar, çok güzel bir organizasyon olduğu, çok güzel bir gece yaşandığı, millet egemenliğinin önemi üzerine konuşmalar yapıyor. Türk milletinin asil fertleri ise okey taşlarıyla, kağıt atarak, çay yudumlayarak ve kendi değerlerinin farkına varamadan bu önemli günün değeri ve önemini kavrayamadan bir gün daha geçirdiler. Oysa ki Cumhuriyet, milletin egemen olduğu rejimdir. Milleti temsil edenler, onlara bir gün bile kucak açmadan elit bir takımla bayram kutlarken, millet nerede?

Cumhuriyet, bir kimsenin, bir zümrenin yönetimi değil. Acaba, bizler Cumhuriyeti bir zümre, bir elit yönetimine mi çevirdik? Büyükelçiliğimizin kapılarını, bürokratik işlemlerde sıra bekletilen yerlere mi çevirdik? Türk vatandaşları KKTC topraklarında horlanırken, suçlanırken, nüfus tartışmalarıyla istenmeyen insanlar ilan edilirken, Türk akademisyenler üniversitelerden şu ya da bu nedenle atılırken, Milletin Bayramı mı kutlanır? Bu şatafat, bu sahte gülücükler, bu ilgisizlik neyi ifade ediyor?

Bütün bunları düşünürken Türkiye Cumhuriyeti’ne güvenim asla azalmıyor. Daha da artarak sürüyor. Ülke sevgimiz, resepsiyonlarda sahte gülücük dağıtanlardan asla eksik değil. Ancak, her zaman olduğu gibi, milletin içinde Cumhuriyet Bayramını yüreğimde kutladığım için kendimi şanslı görüyorum. Çünkü, 29 Ekim, Türk Devletini temsil edenlerin değil, Türk milletinin Bayramıdır.

______________________
* Siyaset Bilimci Doç. Dr. Birol Ertan

BİR CEVAP BIRAK