Darısı başımıza!

“Tarihsel Hafıza” adlı yasa tasarısı İspanya iç savaşının kurbanlarının tanınmasını ve ülkeyi kırk yıl yöneten General Franco’nun askeri diktatörlüğü döneminde verilen mahkumiyetlerin çoğunun gayri meşru ilan edilmesini öngörüyor.

Tasarı dün meclisin ilgili komisyonuna gönderildi.

Aslında tasarı geçen yıl hazırlanmıştı. Ancak, iktidardaki Sosyalist Parti, tasarıyı geçirebilmek için bazı küçük partilerle ancak şu günlerde uzlaşma sağlayabildi.

Yine de tasarıya şiddetli muhalefet var.

Ana muhalefetteki Halk Partisi, iç savaş kurbanları kapsamına sadece Franco karşıtlarının alınmasının adil olmadığını söyleyerek karşı çıkıyor.

Bazı sol partiler ise tam tersine tasarının tarihle yeterince kapsamlı bir hesaplaşma olmadığı kanısında.

Madrid sokaklarında ise tepkiler muhtelif. Kimileri “tarihi hatırlamamız lazım. Ama, İspanya’yı bölmeden…” derken, kimileri tasarıyı gereksiz buluyor.

Mesela bir Madridli, “Çok aptalca bir yasa tasarısı.” diyor; “İnsanlar bugün, kırk yıl önce neler olduğunu hatırlamıyor. Bence hatırlatmak da gerekmiyor. Üstelik iç savaş döneminde her iki taraf da kötü şeyler yaptı. Bu tasarıda sadece bir tarafın yaptıklarından söz ediliyor. Bu tehlikeli bir şey bence.”

Partiler birbirlerini çıkarcılıkla suçluyor

Tasarıya en şiddetli itirazı getiren sağ eğilimli Halk Partisi, geçmişle hesaplaşma denirken tanımın net olmadığından şikayetçi.


Üç yıl süren iç savaş on binlerce kişinin yaşamına mal oldu

Halk Partisi’nden Gustavo Aristegui itirazlarını şu şekilde ifade ediyor: “Bence iç savaş öncesi, iç savaş ve Franco yıllarını net bir şekilde birbirinden ayırmak gerekiyor. Bu tasarı birbirinden çok farklı bu üç dönemi aynı kefeye koyuyor. 1934 ile 1936 yılları arasında İspanya cumhuriyeti çok baskıcı ve totaliter bir yönetime dönüşmüştü. Bu tarihe geçmiş bir gerçek. Sonra iç savaş döneminde gerek cumhuriyetçiler gerek Francocular korkunç suçlar işlediler, bunun altının da çizilmesi gerekiyor. Ve son olarak zalim bir diktatörlük olarak hepimizin, halk partisi olarak bizim de tamamen karşısında olduğumuz Franco rejimi var.”

Aristegui, tasarının büyük çabalar ile geride bırakılan acılı yılların yaralarını yeniden deşeceğini çünkü tasarıda bir taraf karşısında diğerinin tutulduğunu savunuyor. Ayrıca hükümeti de zamanlama açısından suçluyor.

“İspanya’da genel seçimlere yalnızca beş ay var. Ve bence hükümet bunu sol oyları mobilize edebilmek için propaganda malzemesi olarak kullanıyor.” diyor Halk Partili siyasetçi.

Tasarının geçmesi için ağırlığını koyan Sosyalist Parti’nin Meclis Grubu başkanı Diego Lopez Garrido ise tasarının bölücü bir etkisi olacağı suçlamalarını reddediyor.

Garrido, “Tasarı, iç savaş ve Franco diktatörlüğü dönemlerinde zarar gören, yaralanan, öldürülen herkesi kapsıyor. Yasa tasarısının sadece Franco yanlılarının kurbanlarını kapsadığı doğru değil. Üçüncü madde, açıkça her iki tarafın da yasa kapsamına girdiğini belirtiyor. Örneğin, iç savaş döneminde bir kişi cumhuriyetçiler tarafından yasadışı bir şekilde öldürüldüyse o da iç savaş kurbanı sayılacaktır. ” diyor.

Üzerinden otuz yıl geçmiş olmasına rağmen Franco diktatörlüğü döneminin kurbanlarına ve yakınlarına gereken yasal korumanın hala sağlanmadığından yakınan Garrido, “Yeni tasarıyla o dönemde kaybolmuş insanların mezarları, toplu mezarlar bulunacak, diktatörlük döneminin sembollerinin kamu binalarından tamamen temizlenmesi konusunda da gereken adımlar atılacak.” diye konuşuyor.

Garrido, Halk Partisi’nin muhalefetinin ise genel seçim yaklaşırken, hükümeti yıpratmaya yönelik siyasi bir manevra olduğunu öne sürüyor.

Hem iktidar, hem de muhalefet birbirini Tarihsel Hafıza yasa tasarısını seçim malzemesi olarak kullanmakla suçluyor. Ama tasarının, beş ay sonraki genel seçimler öncesinde meclisten geçip geçemeyeceği ve kimin işine yarayacağı henüz belli değil.
(BBC)

FOTOĞRAF (küçük karedeki): General Franco 1938’den 1975’e dek iktidardaydı 
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × 5 =