Değişim…

Havalar bir garip oldu, bir açıyor bir kapıyor! Sadece havalar mı, gündemimizde bir açıyor, bir kapıyor. Bazı günler iç açıcı haberlere şahit olurken, şimdi daha çok kara bulutların gökyüzünü kapladığı bir dönemden geçiyoruz.


Irak, Afganistan gibi sıcak savaşın oldugu yerler ve diğer yandan sıcak savaş olmasa
da çatışmaların olduğu ve yeni çatışmalara gebe olan bir dünya.


Global çapta büyük bir çatışmanın kaçınılmaz olduğunu gösteren işaretler, diğer yandan ekolojik dengelerin altüst oluşu.


Kutuplardaki en büyük buz parçalarının koptuğuna dair haberlerin satır aralarında
rastlarken, sosyal boyuttaki kopmalar ve sıçramalara da şahit oluyoruz. İnsanlığın
büyük bir bölümü bu sıçramaların ve kopuşların farkında dahi değiller. Günlük
koşturmalar ve iş yerlerini kaybetmeme kaygısı yüzünden dünyadan elini eteğini
çekmiş, kendi işi ile baş başa yaşamaya devam etmektedir.


Sessiz çoğunlugu ortaya çıkaran günümüzün global dünyası, kendi politikalarını
fütursuzca sahneye koyuyor. Gerektiğinde piyonları ile yeni oyunları sahneye
koymadan uzak durmamaktadır. Bizler, her birimiz bu oyunda sadece seyirci
konumundayız. Aydınlar sahnede değildirler, tribünden olayları izlemek ve
yorumlamakla meşguldürler. Bazıları ise tv kanalarında maaşlı olarak yorumcu olarak
çalışmaktalar. Maaşa bağlanmadan önce daha özgür düşünen bu yorumcularımız ise, maaş almaya başlar başlamaz, iş yerini kaybetmemek için patronun kötü bir borazanı
olmaktalar. Kısaca parayı veren, istedigine düdüğü çaldırıyor.

Her birimiz seyirciyiz!


Her birimiz oturduğumuz yerden, ekranlar karşısında dünyadaki gelişmeleri izliyoruz.
Sadece izlemekle kalıyoruz. Çok az bir kesim ise eline kalemi alıp yorumluyor. Çünkü
dünyayı değiştirecek ve dönüştürecek felsefecilerimiz kendi hayatlarının peşinden
koşmaya devam ediyorlar.


Karl Marks 11. tezinde vurguluyordu; felsefeciler bugüne kadar yorumlamakla yetindiler, bundan sonra yorumlama yanında değiştirmek görevleridir!


Bizler her birimiz bir koltukta oturmuş, değişimleri izliyoruz, sanki bizim
bildiklerimizi başkaları biliyormuş gibi konuşmadan izliyoruz!


Sessiz çoğunlugu yaratan global politika ise, kendi bildiği gibi dünyaya yeni düzen
vermektedir. Içinde insan olmayan bu düzenlemede ise, en çok insanın canı
yanmaktadir. Kültürler birer birer tarih sahnesindeki yerlerini alırken, tek bir dil
birliğine doğru gidilmektedir!


Dünya değişmekte ve içinde bizler de bir şekilde yer alacağız, fakat bu yerlerimizi
kendi özgür iradelerimizle belirlemiş olmuyoruz! Bize verilen görevleri ve rolleri
eskiden oldugu gibi oynamaya devam edecegiz!


Sırçalı köşke atılacak bir kurukafanın bulunması ve o kurukafayı atacak bir yüreğin
her zaman içimizde olduğunu biliyorum. Bir kez atılsa o kurukafa, yer yerinden
oynayacak o sırçalı köşkte! Sırçalı köşkte verilemekte olan global kararlar ve o
kararlar birgün Roma İmparatorluğu gibi tarih sahnesindeki yerini alacaktir.


Havalar bir garip oldu, bir açıyor bir kapıyor, bir yandan güneş çıkıyor, bir yandan
kar yağıyor. Dünya değişmeye devam ediyor, bizler de sıcak odalarımızdan dünyayı
pencerelerimizden izlemeye.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.