Demokrasi için CHP’ye şans tanımak….

Çağımız dünyasında bundan böyle yönetim taleplerinin giderek merkez sağ ve solda yoğunlaşacağı çok açık. Fransız seçimleri de gösteriyor ki, Avrupa’da artık  küçük ve azınlık kesimleri temsil eden partilerin dışında, büyük kitleler seçimlerde istikrarı iki tercihten birinde görüyor. Ya merkez sağ, ya sol.

Bir başka anlatımla ya merkez sağ  (muhafazakar) ya da sosyalist blok.

Denebilir ki, Fransız örneğinde yarı başkanlık sistemi yürürlükteydi.

Doğrudur ama neticede seçim.

Halkın tercihleri belirleniyor.

Yakında yapılacak genel seçimde de Fransızlar bu kez milletvekilleri için sandık başına gidip Sarkozy’nin partisini iktidara taşıyacaklar.

Bu da Cumhurbaşkanı ile iktidardaki partinin rahat çalışmasını sağlayacak.

Genel seçimlere giderken bizdeki solda fazlaca bir kıpırdanma yok, ya da merkez solda birleşme-ittifak gibi oluşumlarda güçlükler çok.

Oysa TBBM’de artık sosyal içerikli partilerin fazlaca temsil edilmeleri, hatta tek blok halinde çoğunluğu elde etmeleri, onların da yönetimde test edilmeleri zamanı geldi.

Sol partilerin koalisyonlar döneminde kendilerini gösteremedikleri, iktidar erkinin tam anlamıyla ellerine geçiremedikleri için köklü değişimlere imza atamadıkları bir gerçek.

Gerçi 1974 sonrasi Ecevit’in CHP’si tek başına iktidar erkini ele geçirdi ama merkez sağdam transfer ettiği 14 ödünç milletvekili ile ile iktidara geldi ama bunu sürdüremedi. İktidar koltuğunun bir ayağı kırıktı ve sık sık devrilme riskleri doğuyordu. Zaten taşıma suyla güç elde etmek bir süre sonra mümkün de olamıyor.

Ecevit dışında solcuların (Hala solcu deniyorsa tabii) çoğunlukla meclise geldikleri görülmedi.

Şu gün için denebilir ki en yaşlı parti dahi şu an 24 yaşında sayılır. O da ANAP idi. Şimdi onun adı tarihe karıştı. İhtilallerin biçtiği partiler sık sık kapatıldıkları için, batıdaki gibi şöyle 70-80 veya bir asırlık partilere rastlamak pek mümkün değil.

Bu kadar genç partiyle seçime giren ülkemizde CHP adı en eski gibi görünse de 1980’de onun da adı silinmiş, dondurulmuş ve rafa kaldırılmıştı.

Merkez solda yer alan CHP’nin solcu olduğu iddiası pek geçerli görülmüyor. Hatta Sosyalist Enternasyonele üye olan  CHP’nin bu haliyle sosyalistlik iddiası da çoğu kesime pek inandırıcı gelmiyor.

İnandırıcılıktan öteye toplumun büyük kesiminin, değişiklikten yana kimin güçlü biçimde iktidara geleceği ve bunu CHP’nin yapıp yapamayacağı önemli.

Merkez soldaki partilerden birisinin neticede solda konuşlandığı görünen ve en güçlü olduğu görünen CHP’de birleşmesi doğal ama bunu hayata kim geçirecek.

İşte mesele burda.

Tabii ki, devlet partisi geleneği halen sürse ve hiç bir partiyle birleşmese, ittifak yapmasa da CHP’ye bu mecliste ihtiyaç var.

Hem de çok.

Neticede halkın bir kesimi haklı olarak yaşam biçimine müdahale edileceğinden korkuyor. Bu korku kitlelere isteyerek, ya da bilerek zaman zaman yayılmaya ve aşılanmaya çalışılsa da bu da gözden kaçırılmaması gereken bir olgu. Bunun da en büyük teminatı devlet partisi olan CHP görünüyor.

Sadece laiklik ve cumhuriyet bekçiliği yaptığı iddia edilen, sık sık ihtilal, darbe ve muhtıralara çanak tuttuğu söylenen bu devletci sol partimizin meclise bolca milletvekili ile gelmesi, burada kendisini göstermesi demokrasi için şart gibi.

Hem demokrasinin yerleşmesi, yeşermesi ve gelişmesi adına, hem cumhuriyetın sadece CHP’nin vesayetinde kalmaması açısından merkez solun en güçlü partisinin TBMM’de çoğunluğu elde etmesi artık şart gibi görünüyor.

Bu parti çok acele test edilmeli. Yapacakları için şans verilmeli.

Kendisine ne yapıp yapmalı, iktıdar erki altın tas içinde sunulmalı.

Sonra da beklenmeli.

ABD ilişkilerinde ne yapacak görülmeli.

AB konusunda sil baştan mı yapacak anlaşılmalı.

Kuzey Irak’a operasyon mu yapacak, bilinmeli.

Ekonomide dolar  çıpasını terk mi edecek bakılmalı.

4 yıl sonra da tüm encamı ortaya çıkmalı.

Ondan sonrası kolay…

Nasılsa merkez sağ yine tarihi tekerrür ettirir.

Yine en az 50 yıllığına iktidara kiracı olarak taşınır.

Belki de 99 yıllığına…

Ama CHP’nin denenmesi şart.

Kayıtsız şartsız iktidara getirilmeli.

Dört elimiz kanda olsa da onları iktidara taşımalıyız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.