Dersanelerin yarısından çoğu kayıt dışı

Dersanelerin yarısından çoğu kayıt dışı

0
PAYLAŞ

Verilere göre, 2007 yılında dershanelerde çalışan 5 bin 593 kişiyle görüşüldü, bunların 3 bin 398’inin kayıt dışı çalıştırıldığı belirlendi.

Denetmenler, 2008 yılında dershanelerde çalışan 5 bin 865 kişiyle görüştü, bu kişilerin 2 bin 812’sinin kayıt dışı istihdam edildiğini ortaya çıkardı. Bu yıl da 601 çalışanla görüşüldü, bunların 530’unun kayıt dışı çalıştırıldığı tespit edildi.
Denetimlerde, görüşülen dershane çalışanlarının 2007’de yüzde 69,75’nin, 2008’de yüzde 47,94’ünün, 2009’da yüzde 86,88’inin kayıt dışı istihdam edildiği bilgisine ulaşıldı.

Kayıt dışı istihdam nedeniyle söz konusu iş yerlerine son 3 yılda 10 milyon 78 bin 956 lira ek matrah çıkarıldı, ayrıca 10 milyon 389 bin 614 lira idari para cezası verildi.

HAFTADA 66 SAAT ÇALIŞMA

Bir süredir dershanelerde çalışanların sendikal örgütlenmesi için çaba harcayan Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikası bir rapor hazırladı.

Raporda, ”Bu kurumlarda çalışanlar mevcut yasal haklarından mahrum bir sistem içinde tutularak, mesleki ve insani yoksunluklar yaşamaktadır. Bu yoksunlaştırma politikaları öyle bir noktaya geldi ki artık bu çalışma alanının yeniden ele alınması ve bu alandaki çalışanların taleplerinin dikkate alınması bir zorunluluk haline gelmiştir” görüşüne yer verildi.
Genelde özel eğitim kurumlarında, özelde dershanelerde çalışanların yaşadıkları sorunlar rapora göre şöyle:
”-Çalışma Süreleri: Özel öğretim kurumlarında 8.30’dan 19.30’a kadar varan çalışma süreleri söz konusudur. Bu 11 saatlik dilimde 13 ders saatine girildiği kurumlar vardır. 6 günlük çalışmayla birlikte hesap edildiğinde öğretmenler, haftalık 66 saatini dershanede geçirmektedir.

-Ücretsiz Çalıştırma: Sene sonu ve ara tatilde yoğunlaştırılmış programlar adı altında normal haftalık ders saatini aşan ve ücretlendirilmeyen derslere giriliyor. Bazı dershanelerde yasal belirtilen programlar (dershane yönetimce verilen ders programları) dışında ”zorunlu etüt” adı altında dersler yapılıyor ve ücretlendirilmiyor. Bireysel anlaşmalarda öğretmelere, toplam ders saati üzerinden ortalama yüzde 20 ücretsiz etüt yapmaları dayatılıyor.

İSTİFA MEKTUBU SENE BAŞINDA ALINIYOR

-İş Sözleşmesi: Dershanelerde iki ayrı sözleşme yapılıyor. Bir tanesi Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) gönderilen resmi sözleşme diğeri ise çalışan ile işveren arasında imzalanan ancak işverenin kasasında saklanan resmi olmayan ama uygulanan sözleşme. Resmi olmayan sözleşmede ağırlıklı olarak işveren lehine özel maddeler bulunuyor. İki sözleşmenin de hiçbir nüshası çalışana verilmiyor. Bu sözleşmelere ek olarak işverenin kendince tazminat hakkı olarak senetler, sene başında imzalatılan istifa mektupları ve ‘hiçbir alacağım yoktur’ ibareli kağıtlar işveren tarafından çalışandan alınıyor.
-Sigorta Primleri ve Bordro: Dershane sektöründe ciddi sayıda öğretmen sosyal güvencesiz çalıştırılıyor. Deneme sürelerinin dahi sigortaya bildirilmesi zorunlu olduğu halde kadrolu çalışanların bile birçoğunun sigorta primleri yatırılmıyor, yatırılanlarınki ise asgari ücret üzerinden (MEB’e gönderilen sözleşmelerde yazan ücret) yatırılıyor. Bordrolar çalışana sadece imzalatılıyor, bir örneği çalışanın kendisine verilmiyor.

-Asgari Geçim İndirimi: Asgari geçim yardımları bir vatandaşlık hakkı olup devlet tarafından işverene çalışana verilmek üzere gönderildiği halde işveren tarafından gasp edilerek çalışana verilmiyor.

-Kıdem Tazminatı: Bir çalışan kıdem tazminatı hakkını elde edecek kadar çalışmış olsa bile kıdem tazminatı ödenmiyor ve bu durum dershane sektöründe olağan bir uygulama olarak gösteriliyor.

-Stajyerlik Uygulaması: Stajyerlik geç başlatılarak stajyerliğinin kaldırılması hakkını kazanan adayların işlemleri tamamlanmıyor ve stajyer öğretmen fiilen iki öğretim yılı stajyerlik koşullarında çalıştırılıyor. Aday öğretmen ve usta öğreticilere ücret verilmemesi sektörün bir kuralıymış gibi uygulanıyor. Yaz aylarında sigorta primi adaya ödettiriliyor.
-Telif Hakları: Resmi olamayan sözleşmelere konulan özel maddelerle öğretmenden istenildiği kadar soru alınıyor, kendisine düzeltme yaptırılıyor, deneme sınavı hazırlatılıyor ve bunlar için herhangi bir ücretlendirme yapılmıyor. Ayrıca çalışana ait olan bu ürünlerin hiçbir yerde kullanılmayacağına dair imza alınıyor. Telif ücreti ödenmediği halde ‘ödenmiştir’ ibareli makbuzlar imzalatılıyor.

HAMİLE ÖĞRETMEN İŞTEN ÇIKARILIYOR

-Doğum, Hastalık, Evlilik ve Ölüm İzinler-Askerlik: Hamile öğretmenlerin işten çıkartıldığı ya da çıkmaya zorlandığı durumlar son derece yaygın. Bazı işverenler sene başındaki sözleşmelerde şifahen de olsa çocuk yapma planlarına müdahale ediyor. Askere giden çalışanlara askerlik dönüşü işe başlatılmıyor. Hastalık, evlilik ve ölüm durumlarında yasal haklar kullandırılmıyor.

-Maaş Ödemeleri: Ücretler zamanında ödenmiyor, çalışan defalarca işverenden ya da temsilcisinden ücretini istemek zorunda bırakılıyor. SGK’nın, işverenlere maaşların tümünü bankaya yatırma zorunluluğu getirmiş olmasına rağmen dershanelerde bu kurala uyulmuyor. İşverenler, maaşın asgari ücret kısmını bankaya yatırıyor, kalan kısmını ise çalışana elden ödüyor.

-Genel ve Resmi Tatil Günlerinde Çalıştırılma: Çalışanın rızasına dayandırılmadan genel ve resmi tatil günlerinde çalışma yaptırılıyor, ancak bunun için herhangi bir ücret ödenmiyor.”
Raporda, dershane öğretmenin yaşadığı bu sorunların giderilmesi için ”örgütlü sendikal mücadelenin” kaçınılmaz olduğu ifade edildi.

Raporda, sorunların çözümünün, ”sigorta primlerinin reel ücret üzerinden yatırılmasından, kayıt dışı çalıştırmaya son verilmesinden, stajyer öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesinden, tatil günlerinde çalışma yapılmamasından, yasal izinlerin kullandırılmasından, telif ücretlerinin verilmesinden, maaşların gününde ve tam ödenmesinden, sendikaya üye olma hakkına saygı gösterilmesinden, kıdem tazminatı hakkının gasp edilmemesinden geçtiği” görüşüne yer verildi.

BİR CEVAP BIRAK