Dışişleri aktif olmalı

Parlamenter sistemlerde devlet başkanı, devletin yurt içi ve özellikle yurt dışında temsil edimesi anlamında sembolik görevler üstlenirken, yürütme organında güç, parlamentoya karşı sorumlu olan hükümette ve Başbakandadır.

Cumhurbaşkanı’nın salt seçilmesi nedeniyle güçlü konuma geldiği ülkemizdeki parlamenter sistem, bir yandan Kıbrıs müzakerelerinde ülkenin temsil yetkisinin Cumhurbaşkanı’na verilmesi, diğer yandan da hükümetlerin çekingen politikaları nedeniyle şekil değiştirmeye başlamıştır. Bu nedenle, ülklede parlamenter sistemin temel ilkelerinden sapmalar yaşanmaya başlamıştır.

Yürütme yetkisinin ağırlıklı olarak hükümette olması ve hükümetin denetiminin de parlamenter mekanizmalar olan güvenoyu ve güvensizlik oyu ile yürütülmesi, parlamenter sistemin temel ilkelerinden birisi olarak yaşamaya devam etse de, dış politika gibi önemli alanların Cumhurbaşkanlığı kadrolarına bırakılması, Cumhurbaşkanlığı ve Hükümet arasında ister istemez uyumsuzluklara neden olmaktadır.

Geçmiş hükümet döneminde bir ölçüde etkin olmaya çalışan Dışişleri Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı arasında zaman zaman yetki çatışması anlamında gerginlikler yaşanmıştı. Bu dönemde ise Dışişleri Bakanlığı’nın daha etkin olmasını bekliyorduk. Ne yazık ki, uygulamada Dışişleri Bakanlığı’nın bir kenara itilerek dış politikanın Cumhurbaşkanlığı tarafından yürütüldüğünü görmekteyiz.

Elbette ki bakanlıklar, yürütme organı olsalar da güncel siyasetin dışında tutulabilecek makamlar değildir. Bu nedenle, bakanların siyasi işlerini ve siyasi misyonlarını bakan olduktan sonra bırakması düşünülemez. Bu doğrultuda, bakanlıklarda ölçülü olmak ve devlet işleri aksatılmamak koşuluyla siyasi görüşmeler ve çalışmalar yapılması doğal karşılanmalıdır. Ancak, siyasi çalışmaların ve görüşmelerin Dışişleri Bakanlığı gibi çok kritik bir bakanlıkta temel gündem haline getirilmesi doğru değildir. Hükümetin 100 günlük icraatlarında en parlak bakanlık olmasını beklediğimiz Dışişleri Bakanlığı’nın en sönük bakanlık kalması, halkın UBP Hükümetine verdiği görevi bu konuda savsaklamak anlamına gelir. Eğer sorumlu olduğunuz alanda görevinizi yerine getirmezseniz, bu konuda eleştiri hakkınız da olamaz.

Dışişleri Bakanlığı’nın içine kapanması, dış temaslar gerçekleştirememesi, ABD’deki İslam Konferansı Örgütü toplantısında (gözlemci üye olduğumuz halde) bile bulunmaması, hoş karşılanacak gelişmeler değildir. Bu konudaki haraketsizlik, bu ülkenin tanıtılmasını isteyen bizleri elbette rahatsız etmektedir. Bu rahatsızlığımızı iyi niyetle dile getirmekten de kaçınmamak gerekir.

Dışişlerinden ileriki günlede daha etkin ve sonuç alıcı çalışmalar bekliyoruz. Siyasi çalışmaları ve örgütlerle görüşmeleri parti yetkililerine bırakarak yeni Bakanın bu önemli konularla meşgul olmasında sonsuz yarar vardır.

__________________

* Doç. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.