Dings Bums!

Dings Bums!

0
PAYLAŞ

Hrant Dink’in öldürülüşünün Dings Bums! Olduğu gibi, geçti bitti’sinin aklıma getirdiği, hepimiz Ermeniyiz hepimiz Hrant Dink’iz demekle bu işi kurtarmış mı olduk? Bence yerlere düşen Ülke imajımızı, ayağa kaldırmak isteyişimizin bir ifadesiydi diye düşünüyor.Ve bunu konu yapmayı anlamsız buluyorum. Ayrıca olsak ne olur, olmasak ne yazar. Haykırışın ismi insanlığa çağrı idi,Hrant gibi insan ol çağrısı bence.


Bütün bunlar beni çocukluğumun geçtiği Kum kapı Nişancasına götürdü. MİNE KOŞAN’IN dayısı Arşak’la top oynayışımız, Vahram’ın kardeşi Mardik, şişman Sahak, Harutyun, küçük ablamın arkadaşı olan genç yaşta ölen Annik (kuyrik) Abla ve GARABET (Garo)’ nun ağabeyi Artin (ahbarik) Abi ağabeyimin arkadaşı olması hasebiyle kendisine saygımız çok büyüktü, ağabeyimiz gibiydi bize harçlık verirdi.Garoların evine gider, yemek yerdik  Annesi çok güzel yemek yapardı. O tarihte öğrendik.Bir erkeğin üç kadınla evlenmesini, TÜRK sokakta, ERMENİ mutfakta, RUM yatakta. Rum deyince aklıma Dökümcü Yorgo Ustanın oğlu,gene ağabeyimin arkadaşı olan Serafim ağabeyi unutmak imkansız çünkü, güzel top oynardı.Ayrıca çok yakışıklı bir büyüğümüzdü.Sattığı Pastırmanın,ve Kaşar peynirin tadı hala damağımda olan Rum Bakkal Todoriyi hatırlayan kaç kişi kaldı acaba? (Sene 1947/48 İstanbul. )


Hala görüştüğüm, ve her sene bana tatile gelen sevgili arkadaşım Ender Buyurmanla zaman zaman yad ederiz.Konumuzun ağırlığı Garo olur hep.Garo deyince 5 dakika düşünmek lazım, Garo’yu son görüşüm Kalkana bana gelmesiyle olmuştu. Galiba 1996 senesiydi Faslı eşi ve 2 çocuğu ile gelmişti. Artin ve Adnan,Artin ağabeyinin ismiydi, Adnan’da Adnan Şen ses’i çok sevdiği için ona atfen koyduğu isimdi. Adnan Şenses mahallemizin çocuğu benim iki yaş büyük ağabeyimin iş arkadaşıydı. Ağabeyimle birlikte eski Vefa takımının kaptanı Kör Galip’in (Haktanır )marangoz atölyesinde beraber çalışmışlardı. Vefa kulübü bir zamanlar Türkiye’nin dördüncü büyüğü idi ve burada top oynayan Garbis İstanbulluoğlu’nu unutmamak gerekir. Neyse konumuz Garo,Artin ve Adnan olunca benimde bir kız çocuğum olmuştu son eşimden Zirve, Garoya dedim ki: ‘’ulan akılsız gavur, ben bu yaşta bir tane çocuk yaptım, sen iki tane.’’cevabı çok güzeldi.Farkımız nereden belli olacak oğlum. Hem bak seninki kız evlenecek oğlan lazım demişti.


Akıllı adamdı Garo, eşi tam bir fanatik Müslüman idi, sohbetimiz Müslümanlık üzerine uzayıp gidince sohbeti noktalamak için; ‘’peki Müslümanlığı bu kadar çok seviyorsun, bu Hıristiyan la niye evlendin’’ diyince,’’kelimeyi şahadet getirdi’’ dedi. Bende Garo’ya sordum ‘’ne diyor ulan eşin’’ oda yahu Önder, hatunu kapalım diye söyledik. Onunda gönlü oldu, benimde. Zaten sizler öğretmediniz mi bana bir gün lazım olur diye, iyi ki öğrenmişim bak lazım oldu.Biz küçükken camide mevlit olduğu zaman camiye götürürdük Garoyu, oda bizi Hrant Dink’in cenaze merasimi yapılan Kiliseye götürürdü Nikah şekeri almak için.Böyle sürdü Garo ile arkadaşlığımız. Garo Berlinde kendisini Almanya’dayken iki defa ziyaret etmiştim.Ben 1982 de döndüm o orada kaldı ne yapar bilmiyorum Allah’ın selameti üstünde olsun.Öldüyse Allah rahmet eylesin! Toprağı bol olsun.


Almanya’da edindiğim 2 tane  daha Ermeni arkadaşım oldu Mıgırdiç Karabulut, Vartevar Karabulut ile amca çocuklarıydılar, Vartevar hala Almanya’da Mıgırdiç ise Kanadaya gitti 60 lı senelerde.Kanadada yaşıyan Ermeni bir hanımın (Silva) bana tatile gelmesi ile Mıgır’ın telefonunu buldum Kendisini aradım Türkiye Hasreti  ile yaşadığını öğrenince içim bir tuhaf oldu, Mıgır 70 yaşında Türkiye hasreti ile hayatı noktalayacak her halde.Allah’ın selameti üzerinde olsun. Bir de Erenköy’den tanıdığım Ermeniler oldu yaşantımda, nalbur Artin,Terzi Murat ne güzel prafa oynardı Murat usta.Evinde Annemin kirada oturduğu Madam Agavni kızı Silva  oğlu Artin, kuyumculuk yapardı kapalı çarşıda birisine Altın lazım olduğunda Artine gönderirdik hep.Sonrasında ne var ne yok satıp  ülkeyi terk ettiler çok üzüldük ama elden ne gelirdi HRANT kadar yürekli değillerdi, HRANT yürekliydi de ne oldu? Keşke Hrant’da terk edip başka yerde yaşasaydı daha iyi olmazımıydı? Yüreğimiz bu kadar yanmazdı.Son olarak Garbis İstanbulluoğluna değinmek isterim lakabı TENEKECİ Garbis idi İstanbul, İstanbul olalı öyle santrfor çok az gördü ama ben kendisini Kadırga ve Vefa sahasında çok seyrettim yaşıyorsa Garbis ahbarik 80 yaşında olması lazım. Allah uzun ömürler versin.Burada yanlış bir şey ifade etmek istemem. Elbette rahmetli Gündüz Kılıç, Metin Oktay (Canavar ) Burhan Sargın’ı unuttuğumu sanmayın. İşte böyle sevgili dostlar,atsak atamayız satsak satamayız bu Ermeni kardeşlerimizi, şunun şurasında kardeşçe yaşamak varken.Bu kalleşçe öldürmeler niye, öldürmek neyi hallediyor.Allah rahmet eylesin Hrant kardeş! Toprağın bol mekanın cennet olsun bu Vatan toprağının dibinde, rahat uyu,her zaman hatırlanacaksın!


Önder Elitez  16/02/2007


TÜRK   EVİ / KALKAN /ANTALYA/ TÜRKİYE

BİR CEVAP BIRAK