Dünya ekonomisi çökerken

Bu düşmeler devam edeceğe benzerken, krizin Avrupa ülkelerine yayılması da kaçınılmaz görünüyor. Şaşırtıcı olan ise Rusya ve Çin’in de krizden fazlasıyla etkilenmesi oldu.


Bir araba dolu laf etmeyi seven medya yorumcusu klasik ekonomistler ise dut yemiş bülbüle döndüler ve kısa zamanda ekonominin dengelerinin sağlanacağı mavalını okumaya devam ediyorlar. Dünyada bugün hızla yaklaşan ve ABD’de çanların çalmasına neden olan küresel dünya ekonomik krizini klasik iktisatçıların anlaması beklenemez. Onlar, sahte eğrileri ve doğrularıyla ekonominin kendi dengesini bulacağı hayalinde koşan hayal tacirleridir. Kitlelerin yoksulluğunu bile denge kuramlarıyla açıklamaya çalışan düş bilimcilerdir.


Dünyada yaklaşan ve belki de kapıya dayanmış Büyük Kriz’i önceden seslendiren ve bu konuda önlemler alınması gerektiğini açık biçimde dile egtiren Korkut Boratav gibi bir elin iki parmağını geçmeyecek baba iktisatçılar da yok değildir. Sözlerimiz onlara değildir. Bizler de ne öğrendiysek onlardan öğrendik.


Dünya ekonomik krizini anlamak için klasik iktisadın denge kuramlarına, arz ve talep eğrilerine, likidite teorilerine bel bağlamaya ya da yeni baştan milli gelir hesapları yapmaya gerek yoktur. Ekonomide bugün yaşanan sorunun iki temel kaynağı vardır.


Birincisi, ulusal ekonomilerde üretim azalışı ve istihdamın düşüşü sorunudur. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde artan nüfusa oranla yeterli üretim artışının bir türlü gerçekleştirilememesi ve bununla bağlantılı olarak total talepte yaşanan daralma, dünya nüfusunun büyük bölümünü barındıran azgelişmiş-gelişmekte olan ülkelerin ithalat ve total tüketim rakamlarında azalmaya yol açarak küresel dünya ekonomisini fazlasıyla etkilemiştir. İthalatın Çin gibi emperyalist sistemin merkezi dışındaki ve borsaları güçlü olmayan ülkelere kayması da ABD ve Avrupa ekonomilerinin krizi daha etkili hissetmelerine neden olmaktadır.  


Dünya Büyük Ekonomik Krizi’ni tetikleyen en önemli unsur ise üretime dayalı ekonominin yerinin, parasal hareketlere dayalı borsa ekonomilerine terk etmesidir. Bu konuyu biraz açalım.


Dünyada üretime dayalı ekonomilerde finans, yeni üretim alanları açılması, istihdamın arttırılması, alım gücünün yükseltilmesi ile kendi kendini besleyen bir sistem yaratmıştır. Son dönemde ise küresel ekonominin parasal oyunlar ile yönlendirildiği, borsalardaki para hareketleri ile ülkelerin sömürüldüğü, üretime dayalı sektörün güçsüzleştirildiği açıktır. Bu durumda, sermaye, üretime dayalı olmayan finans devlerinin eline geçmiştir. Total üretim azalınca ve istihdam düşünce ne olacaktır : Büyük Ekonomik Kriz.


Bugün Türkiye’de borsanın dörtte üçünü yabancı finans devleri denetlemektedir. Bu finans çevreleri, üretmeden ve üretime doğrudan destek olmadan manipülatif yöntemlerle kazandıkları paraları dışarıya kaçırmaktadırlar. Bu durum, üretici sektörleri de paradan para kazanmak tercihiyle baş başa getirmekte, üretici sektörler ya daralmakta ya da yok olmakta, bunların sonucu olarak total üretim düşüp istihdam azalmakta ; işsizlik ve genel talep azalışıyla birlikte üretim daha da azalarak sonuçta ekonomik krize kapı aralamaktadır.  Klasik iktisadın bu gerçekleri görmesi düşünülemez. Bu nedenle, kanımca klasik iktisat, düş bilimlerinin bir dalına dönüşmüştür.


Gelecek günler, dünya ekonomik krizinin daha da derinleşeceği günler olacaktır. Çözüm ise gelişmekte ülke ekonomilerinin ve üretimlerinin güçlendirilmesi, istihdam rakamlarının arttırılarak alım güçlerinin yükseltilmesidir. Küresel sermayenin paradan para kazanması dönemi bitirilmediği sürece, krizden kurtulma yolu yoktur. Ülkelerde üretici sektörlerin yeniden canlandırılması sağlanmazsa, küresel dünya ekonomisinin Büyük Kriz atmosferine bir kaç yıl içinde girmesi kaçınılmazdır.  Bizden uyarması.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.