İŞ DÜNYASINDAN… Almanya’nın çıkmazı

İŞ DÜNYASINDAN… Almanya’nın çıkmazı

0
PAYLAŞ

Geçtiğimiz haftalarda leyleği havada görenlerdendim… İş gezileriyle oldukça soğuk ama yoğun bir hafta geçirdim. Türkiye’den İngiltere’ye geldikten hemen sonra Kazakistan’a uçtum. Karakış yaşanıyordu ve sıfır altı 17 dereceydi. Sonra Rusya’ya geçtim Kazakistan’ı arattı, sıfır altı 22 dereceydi…

Rusya’dan da; İngiltere temsilcisi ve başkan yardımcılığını üslendiğim, Türk İşadamları Dernekleri Avrupa Federasyonu’nun (TİDAF) toplantısına katılmak için Almanya’ya geçtim… Bu yazıda fazla soğuktan bahsedip sizleri üşütmek yerine Almanya ekonomisine ilişkin gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Balkan ülkelerinden sonra Çin’de de İşbirliği Geliştirme Merkezi açmayı başaran TİDAF, (Köhln’deki Türkiye Başkonsolosluk binasının bulunduğu cadedede) yeni açtığı ofisinde genel kurula hazırlık toptantısı yaptı… Ankara’dan gelen arkadaşlarımız da iyi haberler getirdi. Resmi gazetede yayınlanan Ankara Temsilciliği’miz “resmen” faaliyete geçmişti…

Almanya ekonomik ve finans gücüyle neredeyse AB vagonlarını çekiciliğini yapan hızlı bir trendir…  Almanya’da bulunduğum hafta en köklü inşaat şirketi 1.5 milyar Euro bütçesi ve 19 bin çalışanıyla iflasa gitti. Aynı günlerde Simens de bazı imalat bölümlerini Romanya, Macaristan gibi Doğu Bloku ülkelerine kaydırma kararı aldı. Neler oluyordu Almanya’da? Trenin sarsıntısı bütün vagonları etkileyebilirdi. Özellikle vagonların en sonuna yeni eklenmiş Türkiye, konumu gereği en çok savrulacak ülke olabilirdi. İşte bütün Avrupa’dan Almanya’ya gelen Türk işadamları olarak bu soruyu da tartıştık…

Sanayileşmiş ülkelerdeki emek ucuz bölgelere üretim kaymaları 1960’lardan sonra başladı. İngiltere’deki tekstil sektöründe 1998 sonrasında acı bir şekilde bunu yaşamıştık. Üretim kaymasının Almanya açısından sanayileşmiş diğer Avrupa ülkelerine kıyasla farklı bir anlamı var. İşte bu farklılık Almanya’yı zorda bırakıyor…

Nedir bu farklılık? Almanya, Berlin Duvarı’nın yıkılıp Doğu yarısıyla birleştiğinde her iki yarının para birimini de eşit kabul etmişti, Doğu’dan gelen işsizleri de Batı’nın baskın sisteminde eriteceğini düşündü. Gel gör ki kapitalist bir şirket, karlılık için üretim yapar. Girdileri en ucuz biçimde sağlamaya çalışır. Yani küçük bir işletmede Hans belki iş ve işçi bulma kurumundan eleman isteme yerine işsiz kuzenine üç Mark fazla verip “Gel burada çalış, aylak aylak dolaşma” diyebilir belki ama kurumsallaşmış şirketler bunu düşünmez. Bu nedenle Almanyalı şirketler Doğulu kuzenlerine iş vermek yerine Romanya’daki ucuz işçilerin ayağına, fabrikalarını taşımayı tercih etti…

Almanya hükümeti “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” kapitalist felsefesine ters olmayan önlemlerle suyun akışını değiştirmek istedi. Bu yöntem de tabii teşvik sistemiydi. Şimdi, üretim kaydırmak yerine Doğulu kuzenlerin işe alınması için şirketlere şunu söylüyor: 

“Kuzene iş verirsen, 9 ay boyunca aylık olarak sen 1 Euro öde, kalanını ben tamamlayayım…”

1 Euroya işçi çalıştırmak kısa vadede cazip bir teklif tabii. Üretim kapasitesini artırmadığı yani yeni işçiye ihtiyaç olmadığı sürece bu teşvikten yararlanmak zor. Çalıştırsa bile 9 ay sonra teşviği bitti diye eleman değiştirme yoluna gidilebilir…

Neyse bazı şirketler kuzenleri işe almaya başladılar ama hükümetin teşvikleri, yani kuzenlerin aylığını vergileri yükselterek karşılaması uzun dönemde yine de sorun yaratacak gibi. Çünkü ekonomide dönen para bir cepten ötekine yer değiştirmiş olacak, sonuçta kuzenlere ödenen yine şirketlerin bütçesinden çıkmış sayılacak…

Bu arada Almanya’da üretim sektöründeki pek çok Türk işadamlarının da kendi kuzenlerini tercih ederek, üretimlerini Türkiye’ye kaydırdığını da eklemeliyim…

Üretim kayması uzun dönemde Almanya’da önlenebilecek gibi görünmüyor. Bir yandan cazip ucuz emek sunan eski SSCB ülkeleri öte yandan Almanya tarihinde ilk kez resmi rakamlara göre 5 milyonu aşan çoğu kuzen işsizler ordusu… Tabii bütün bunların yanısıra öyle iniş çıkışlara tahammülü olmayan makro ekonomik dengeler…

Almanya’nın işi gerçekten zor. Önümüzdeki günlerde ekonomideki çıkmaza bir yol bulunursa ilk duyan yine sizler olacaksınız…

İyi haftalar dileğiyle…

_______________

* BABİK Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk İngiliz Sanayi ve Ticaret Odası’nın Avrupa – Türkiye İlişkilerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi, Türk İşadamları Dernekleri Avrupa Federasyonu Başkan Yardımcısı ve İngiltere Temsilcisi

BİR CEVAP BIRAK

fifteen + nineteen =