Doğan her kız çocuğuna bir zeytinlik alınıyordu

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Yasal olarak yok edilmek istenen zeytin ağacı, Ege’de kız çocuklarının yaşam garantisi. Bugün tam olarak sağlanamayan sosyal güvence sorununu zeytin ağaçları bakın nasıl çözüyordu…
 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda hazırlanan ve tartışmalı görüşmelerin ardından ilgili komisyondan geçirilen zeytinliklerle ilgili yasa tasarısının önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulunda oylanması bekleniyor. Ancak zeytinliklerde sanayi, enerji ve madencilik yatırımlarına izin veren düzenleme yasalaşırsa Türkiye’nin 100 milyon zeytin ağacı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Zeytin üreticilerinin görüşü alınmadan hazırlandığı kaydedilen tasarının komisyon görüşmelerinde de üreticilere söz verilmedi. Tasarıyla ilgili görüşüne başvurduğumuz zeytin üreticileri kırgın ve öfkeli. Türkiye’nin en önemli zeytincilik merkezlerinden biri olan Balıkesir Ayvalık’ta dört kuşaktır zeytincilik yapan bir ailenin üyesi olan Yelda Ustalı, büyüklerinin geldiği Midilli adasında yeni doğan kız çocuklarına zeytinlik alındığını ve evlenme çağına geldiğinde o zeytinlikte elde edilen hasadın parasıyla ev ve eşya alındığını belirterek, “Bu adet günümüze kadar geldi, böyle de gidiyor. Zeytin ağaçlarıma hiç kimse dokunmasın. Çünkü benim için ayrı bir değer taşıyor. Zeytin bizim yaşamımızın bir parçası, yok edilemez” ifadelerini kullandı.
 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda hazırlanan ve ‘Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı’ başlığıyla Meclis’e sunulan kanun tasarısı alt komisyondan geçti. Zeytinlikleri ve meraları sanayi, enerji ve madencilik yatırımlarına açan tasarı, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Bilim ve Teknoloji Komisyonunda’ tartışmalı görüşmelere sahne oldu. Zeytinliklerin amacı dışında kullanılmasına izin vermeyen mevcut yasal düzenlemede köklü değişiklikler getiren ve tasarının, Türkiye’nin zeytin üretimine büyük darbe vuracağını ifade eden üreticiler öfkeli ve kırgın.
HAFTAYA MECLİSTE OYLANACAK TASARIDA ÜRETİCİNİN GÖRÜŞÜ YOK
Tasarının hazırlanışı sırasından zeytin üreticisinin görüşlerinin alınmamasına da tepki gösteren zeytin üreticileri, önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu’nda oylanması beklenen düzenlemenin geri çekilmesini talep ediyor.
‘KAHVALTIDA ZEYTİN YERİNE KÖMÜR YEMEK İSTEMİYORUZ’
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Ayvalıklı zeytin üreticisi Yelda Ustalı, mevcut haliyle amaç dışı kullanımlara izin vermeyen zeytinliklerle ilgili mevcut yasal düzenlemenin eskisi gibi kalması gerektiğine işaret ederek, “Bu düzenleme sanayicilerin ve madencilerin yararına oldu. Madenciliğin çevreye olan zararlarını biliyoruz. Zeytin ağaçları kuruyacak, hastalıklar artacak. Biz zeytin ağaçlarımızın kesilmesini istemiyoruz. Kahvaltıda zeytin yerine kömür yemek istemiyoruz. Aile büyüklerimizden devraldığımız, nesilden nesle ulaşan geleneğimiz ve geçim kaynağımız, sevdamız olan zeytinin gelecek nesillere de ulaşmasını istiyoruz” diye konuştu.
‘DÖRDÜNCÜ KUŞAK ZEYTİNCİYİM, ZEYTİN YAŞAMIMIZIN BİR PARÇASI’
Atalarının, Türkiye ve Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesi sırasında Midilli Adası’ndan Ayvalık’a yerleştiğini anlatan Ustalı, “Zeytincilik bizde kuşaktan kuşağa aktarılarak gelen bir gelenek. Ben ailede dördüncü kuşak zeytinciyim. Babaannem Midilli’den gelip Ayvalık’a yerleştikten sonra zeytincilik mesleğini sürdürmüş. Zeytincilik bizim ailede tutkudur. Atatürk döneminde soyadı kanunu çıkarıldığında babamın dedesi Midilli’deki zeytinliğin adını kendisine soyadı olarak seçmiş ve böylece ailemizin soyadı ‘Ustalı’ olmuş. Bizim zeytin sevdamız anlatmakla bitmez. Zeytin yaşamımızın bir parçası. Bu yüzden yok edilmesini istemiyoruz. Zor şartlarda ve yaşam mücadelesi verilerek kazanılan zeytinliklerimizin, devletimizin duyarlılığı ile bu tür yasa tasarılarından çıkartılır ve ata yadigârımız olan zeytinliklerimiz gelecek nesillere de ulaşır” ifadelerini kullandı.
‘ZEYTİNCİLİĞİMİZİN GELECEĞE TAŞINMASINI İSTİYORUM’
Aile büyüklerinden devraldığı zeytincilik üretimini geleceğe aktarmak istediğini dile getiren Yelda Ustalı, “Babaannem 1992 yılında yaşamını yitirdi. Ancak ölünceye kadar evinde elektrik olmadı, istemiyordu. Tek istediği zeytinden elde ettiği bütün geliriyle yeni zeytinlik almaktı. Babamın da yaşamı zeytinlikte geçti. Tüm aile büyüklerimiz gibi sağlıklı bir yaşam bizimle birlikte gelecek kuşakların da hakkı. Ben büyüklerimden devraldığım bu mirası taşımaktan onur duyuyorum. Bundan sonra da zeytinciliğimizin devletin de desteği ile korunarak, sevgiyle geleceğe taşınmasını istiyorum. Zeytinden aldığımız bu yaşam sevincimiz hiç eksilmez umarım” görüşünü dile getirdi.
‘DOĞAN HER KIZ ÇOCUĞUNA BİR ZEYTİNLİK ALINIYORDU’
Zeytin ağacının kız çocukları için önemine de değinen Ustalı, birçok toplumda kız çocuklarına değer verilmezken aile büyüklerinin geldiği Midilli Adası’ndaki Yera Körfezi’nde doğan her kız çocuğuna bir zeytinlik alındığını belirterek, “Bu zeytinlikte her yıl hasattan elde edilen paralar biriktirilir ve kızlar evlenme çağına geldiğinde bu parayla ev, eşya ve takı alınırmış. Bu adet günümüze kadar geldi, böyle de gidiyor. Kızlara ailesinden gelen zeytinlik, yine aileden kalan antika eşyalar ve takılarla gelecek kuşaklara aktarılıyor. Bu beşik maneviyatı, değerli aile yadigârlarıyla bu zaman kadar ulaştı. Zeytin ağaçlarıma hiç kimse dokunmasın. Çünkü benim için ayrı bir değer taşıyor. Eğer birazcık maneviyatınız varsa bunları düşünüp öyle karar verin” dedi.  
BU GÜZEL GELENEK AKILLARA O ZEYTİN KARİKATÜRÜ GETİRDİ
Dört kuşaktır zeytincilikle uğraşan Yelda Ustalı’nın anlattığı bu anlamlı gelenek, akılara Girne Belediyesi ile Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği tarafından 2015 yılında 4. düzenlenen, ‘Uluslararası Zeytin Karikatürleri Yarışması’nın birincilik ödülünü alan karikatürü getirdi. 56 ülkeden 226 çizerin katılımıyla gerçekleşen yarışmada, 457 eser arasında, Sırbistanlı çizer  Vladimir Stankovski’nin duvağında zeytin toplayan gelin karikatürü büyük beğeni toplayarak birinci seçilmişti.
Önceki haberGenç Karl Marks (Le jeune Karl Marx)
Sonraki haberLondra saldırıları: 12 kişi gözaltına alındı
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.