Duvarda bir tuğla

Geçen sabah iltihaplanmış yirmilik dişimin ağrısı ve İstiklal Marşı’yla uyandım. 

Sömestre eklenen bir haftalık kar tatilinin ardından okullar açılmıştı.
Yakınlardaki bir okuldan tiz çocuk sesleri yükseliyordu. Sıkıcı lacivert beyaz giysileri içinde, onlar için gün, muhtemelen siyah beyaz başlamıştı.

Birazdan, girdikleri sıraları bozmadan sınıflarına doğru yürüyecek, içlerinde bir kasvetle yerlerine oturacaklardı. İlk ders başlayacaktı.

Aklıma, Pink Floyd’un The Wall’u geldi. Alan Parker’in video klip tarzında sinemalaştırdığı The Wall’un görüntüleri ve sözleri…

“çocukları incitmenin yolunu
her zaman bulan öğretmenler vardı”

Gün, muhtemelen öğretmenleri için de siyah beyaz başlamıştı. Onların içinde de kasvet olmalıydı. Onların aklı da pencerenin gerisindeki hayattaydı herhalde, öğrencilerinki gibi. Acaba aralarından kaçı, pencerenin gerisinde duran sıkıntıları çocuklara yansıtacaktı? Kaçı her şeye rağmen onları kucaklayacaktı?

Bilmek istemezdim.

En basite indirgendiğinde okul sıraları, insanın özgürlüğü ya da tutsaklığı öğrendiği yerler değil midir? Ve tutsaklık olan yerde nefret, şiddet yok mudur?

“ihtiyacımız yok eğitime
fikirlerimizin kontrolüne de
hayır diyoruz
sınıftaki acı verici iğnelemelere”

Gözümün önüne Pink Floyd’un The Wall’unun görüntüleri geliyor. Çocuklar, sıraları parçalıyor. Okulu yerle bir ediyor. Tutsak oldukları yeri ateşe veriyorlar.

Acaba öğretmenler özgür olsalardı, neler öğretmek isterlerdi öğrencilerine? Kanı hızlı akan genç insanları ehilleştirmek olmasaydı görevleri, ne anlatmak isterlerdi onlara? Ve neler yaptırmak?

“hey, öğretmen
rahat bırak o çocukları
aslında o duvarda sadece bir tuğla
aslında sen de
sadece duvarda bir tuğlasın”

Çocuklar İstiklal Marşı’nı okuyor. Öğretmenleri başlarında bekliyor.

Birazdan, görevleri haline gelmiş eylemleri sınıflarda gerçekleştirmeye devam edecekler. Yapmak istemediklerini yapmamakta özgür değiller.

Aslında onlar sadece duvarda birer tuğlalar.

Yirmilik dişim çok ağrıyor. Ama birazdan dışarı çıkmak zorundayım.

Aslında ben de sadece duvarda bir tuğlayım.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here