Eğitimde zorunlu çevre dersi için kanun teklifi Meclis’te

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca Milli Eğitim müfredatında öğrencilere zorunlu çevre dersi verilmesini içeren kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Hazırladığı kanun teklifinde ilköğretim, lise ve dengi okullarda ‘Çevre ve İnsan’ dersinin zorunlu hale getirilmesini talep eden Karaca, doğanın korunması gereken bir kaynak olarak görülmesinden ziyade hakları olan bir varlık olduğu bilincinin tüm öğrencilere temelden kazandırılması gereken bir zorunluluk olduğunu kaydetti. Doğa hakları temelli bakış açısının müfredatta zorunlu ders olarak yer almasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Karaca, “Mevcut müfredatta ‘Çevre ve İnsan’ dersinin seçmeli olması bu gereklilik ve zorunlulukları karşılamaya yeterli gelmiyor” diye konuştu.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Türk Milli Eğitim Kanunu’nda değişiklik öngören ve ilköğretim, lise ve dengi okullarda ‘Çevre ve İnsan’ dersinin zorunlu hale getirilmesini öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Doğanın korunması gereken bir kaynak olarak görülmesinden ziyade hakları olan bir varlık olduğu bilinci tüm öğrencilere temelden kazandırılması gereken bir zorunluluk olduğunu savunan Karaca, doğa hakları temelli bakış açısının müfredatta zorunlu ders olarak yer almasının kaçınılmaz olduğunu vurgulanarak şöyle konuştu: “Doğa hakları bilincinin oluşturulması erken yaşlarda eğitim ile mümkündür. Doğanın kendini yenileyebilir olanakları konusunda farkındalık, doğa ile uyum içerisinde yaşama ve doğanın bir parçası olduğumuz bilincini geliştirmeye yönelik tutum ve davranışlar Milli Eğitim müfredatının temelini oluşturmalıdır.”

‘DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARIMIZ CİDDİ TEHDİT ALTINDA’

Doğal ve kültürel varlıklarımızın ciddi tehdit altında olduğunun altını çizen Gülizar Biçer Karaca, iklim krizinin de hepimizi doğrudan etkileyen ve önleyici tedbirler alınmasını gerektiren bir aşamaya geldiğini anımsatarak, “Tüm dünyada başını öğrencilerin çektiği genç iklim aktivistleri geleceğine sahip çıkıyor. Gelişen ve değişen dünya ile uyumlu öğrenciler yetiştirebilmemiz ancak doğa haklarına gereken önemin verilmesiyle mümkün. Mevcut müfredatta ‘Çevre ve İnsan’ dersinin seçmeli olması bu gereklilik ve zorunlulukları karşılamaya yeterli gelmiyor” ifadelerini kullandı.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI SELÇUK’A ÇAĞRIDA BULUNDU

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak hazırladıkları doğa haklarına dair müfredat önerilerini kamuoyu ile paylaştıklarını dile getiren Karaca, bu önerilerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilmesini talep ettiklerini belirterek, “Sağlıklı nesiller yetiştirmek için MEB personeline kurum içinde doğa hakları temelli derslerinin verilmesi, geri dönüşüm ve atık ayrıştırma gibi uygulamaların okullarda uygulanması, ders kitaplarının doğa temelli yaklaşımla hazırlanması, yeni yapılan okul binalarının yenilenebilir enerji kullanımına uygun olarak tasarlanması gibi somut önerilerimizin hayata geçirilmesi çağrımıza Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yanıt vermesini bekliyoruz. Yeni eğitim öğretim yılının tüm öğrencilerimiz ve eğitim emekçilerimiz için başarı getirmesini diliyorum” dedi.

‘DIŞARIDAN MÜDAHALE DOĞAL DENGEYİ OLUMSUZ ETKİLİYOR’

Gülizar Biçer Karaca’nın TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi, 1739 sayılı Türk Milli Eğitim Temel Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngörüyor. İnsan hayatı ve doğal yaşamın bir çok denge üzerine kurulduğu kaydedilen dört maddelik kanun teklifinin genel gerekçesinde, “bu dengelerden belki de en büyüğü insanın çevresiyle oluşturduğu ilişkidir. Bu doğal dengeyi oluşturan zincirin halkalarına dışarıdan yapılan etkiler bu dengenin olumsuz yönde etkilenmesine ve çevre sorunlarına neden olmaktadır” ifadelerine yer veriliyor.

SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE EN ÖNEMLİ ETKENLERDEN BİRİ EĞİTİM

Çevre sorunlarının canlıların hayatlarında karşı karşıya geldikleri en büyük problemlerden biri olduğuna vurgu yapılan kanun teklifi gerekçesinde, şu görüşlere yer verildi: “Dünyanın karşılaştığı bu önemli problem üzerinde insanların etkisi çok büyüktür ve bu etki; su kirliliği, küresel ısınma, tarım arazilerinin tahribi, toprak kirliliği, yağmur ormanlarının tahrip edilmesi, ozon tabakasının zarar görmesi ve biyolojik çeşitliliğin tehdit altında olması gibi konularda eşi görülmemiş bir şekilde kendisini göstermektedir. Çevrenin zarar görmesini engellemede ve çevre sorunlarının çözülmesinde en önemli etkenlerden biri ise eğitimdir.

AMAÇ, ÇEVRE OKUR-YAZARI BİR TOPLUM YETİŞTİRMEK

Çevre eğitiminin temel amaçlarından biri çevre okuryazarı toplum yetiştirmektir. Çevre okuryazarı bireyler, çevreye duyarlı, çevre bilgisine sahip ve çevreye yönelik olumlu tutum gösteren kişilerdir. Çevreye duyarlı davranışların gelişimini engelleyen en önemli faktör bu davranışların gelişimini engelleyen bilinç eksikliğidir. Çevre bilgisi ve çevreye yönelik tutum davranışı etkileyen iki faktördür. Çevre bilgisi, ekosistem üzerindeki toplumun etkisini anlama ve değerlendirme yeteneğidir. Çevre konusunda bilinçli bir toplum oluşturmada okullarda verilen eğitimin önemi büyüktür.

ÇEVRE VE İNSAN DERSİNİ ALAN ÖĞRENCİLERİN FARKI GÖRÜLDÜ

Bunun yanında, 2007 yılında yapılan bir çalışmada ortaöğretim programında seçmeli olarak verilen ‘Çevre ve İnsan’ dersini alan öğrenciler ile almayan öğrencilerin çevreye yönelik bilgi ve tutumlarına etkisi araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ‘Çevre ve İnsan’ dersini alan ve almayan öğrencilerin çevreye yönelik bilgi ve tutum ortalamaları arasında, dersi alan öğrencilerin lehine anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir.

ÇEVREYE DUYARLI BİREYLERİN ARTMASI ANCAK EĞİTİMLE OLUR

Çevre konusunda yeterli eğitimi alan bireylerin, çevreye karşı duyarlı olarak yaratıcı fikirler üreteceği ve çevre sorunlarını azaltacakları beklenmektedir. Çevre sorunlarının azalması, çevreye duyarlı bireylerin artması ancak eğitimle olabilir. Milli eğitimin temel amaçlarından biri de çevreye duyarlı gençlerin yetiştirilmesi olmalıdır. Çevreye duyarlı bireylerin yetiştirilmesinin amaç edinilmesi Çevre eğitiminin zorunlu ders olarak okutulması ile mümkündür. Bu kanun teklifiyle eğitim sistemimizde çevre bilincine sahip bireylerin yetişmesi ve ciddi tehdit altında olan çevremizi ve doğamızı korumak adına genç nesillerin yetiştirilmesi için çevre derslerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından zorunlu ders programına alınması hedeflenmektedir.”

Grafikler: Cumhuriyet dönemi yardımcı ders afişleri. Ali Yağcı koleksiyonundan seçilen ‘İlkokullar için Yardımcı Ders Afişleri Sergisi’, Mayıs-Ekim 2018, Karaman.

Önceki haberAlevi Kültür Derneklerinde kayyum tartışması!
Sonraki haberFilenin Sultanları Avrupa ikincisi
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.