Einstein ve önyargı

14 Mart 1879 da Güney Almanya’ nin Ulm Kentinde dünyaya gelen Einstein, üç yasina kadar hiç konusamayinca, anne-babasini telaslandirmis. Ve sonra öylesine önemli sözler söylemis ki, bugün hala kulaklarini çinlatiyoruz. Atom Bombasinin babasi olarak kabul edilen Einstein diyor ki, ”Ben Atomu iyi bir sey için kesfettim, ama insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar”, ” Insanlardaki önyargiyi parçalamak, benim Atomu parçalamamdan çok daha zor”.

1933 de ATATÜRK, Üniversite reformu sirasinda EINSTEIN’ i ülkemize davet etmistir. EINSTEIN, 1949 da kendisiyle görüsen Profesör Münir ÜLGÜN’e, ” Siz biliyor musunuz, dünyanin en büyük liderine sahipsiniz ” demistir. Laik Türkiye’ mizde hala, ne hazindir ki, yanlis bilgi kaynakli bilgisizlikler, agizlardan tekerleme gibi dökülüyor, birileri susmayip itiraz etse de, dogru bilgiyi anlatmaya çalissa da sesi ve solugu yeterli olmuyor ki, seneler geçse de, en düsünülmeden konusulan bir söz gibi dökülüveriyor meshur dillerden. Seneler evvel, ASK-I MEMNU ( YASAK ASK ) TV dizisini TRT’ ye hazirlayan ekip, mahkemelerde yargilanmis, ”kimin kiminle oldugu belli degil, kizilbas töresi gibi” diye ,yargisiz infaz edilmis, romanin senaryosu…Ben bu gerçegi, dizinin degerli yönetmeni Halit REFIG’ in ”Usta’ lara Saygi Gecesi’ nde” ögrendim, bir Alevi kizi olarak, bu yanlis bilgi beni derinden yaralamisti, gecenin sonunda Halit REFIG Beyefendi ile duygularimi paylasmistim, biz bu onuyu konusurken yanimiza kendisinin bacanagi olan Gazeteci Can ATAKLI Beyefendi gelmisti, hep merak etmisimdir, o aksam , orada bulunan Gazeteciler niçin susmuslardi diye…
Yine seneler evvel, Tiyatro Sanatçisi ve Sunucu Show-man Güner ÜMIT Beyefendi, TV Programinda yanlis bilgili, fakat bilinçsizce kelimelere dökecek kadar rahat söylemisti sözüm ona sözü…
Ve çok kirmisti bir çok insan yüregini, ve eminim, çünkü kendisiyle bu konuda konusma firsatim, kendisini dinleme firsatim olmustu, kendi yüregi de çok kirilmisti …
Sene 2010, sehir yine Istanbul, üstelik Avrupa Kültür Baskenti seçildi bu sene Istanbul…Üstelik, hatirlatmaliyim ki, ben de müzisyen Tuluyhan UGURLU’ dan ögrendim ki,eski senelerde Naopoleon BONAPARTE demis ki, ”Eger dünya tek bir ülke olsaydi, baskenti Istanbul olurdu.” ( Had the world been a single country, its capital would have been Istanbul).

Ve sene 2010, yine Istanbul, yine Tiyatro-Sinema Sanatçisi ve Sunucu- Showman Mehmet Ali ERBIL Beyefendi, yine bir canli TV Programinda, yanlis bilgi, fakat bilinçsizce bilinçlere kazinmis ki, tarih tekerrür etti, sözüm ona , o söz yine söylendi,yine bir çok insanin yüregi acidi.
Ve eminim, çok degerli Sanatçi bir babanin, Saadettin ERBIL’ in sanatçi oglu olarak, insan yüregi ne çok acimistir.Cem Vakfi Genel Baskani Profesör Izzeddin DOGAN Beyefendi’yi telefonla arayarak, duygularini dile getirdigini bana ileten oldu, ve elbette çok sevindim. Benim kendisinden, sanatçi yüreginden bir ricam var, birlikte ayni uçakta Kibris’a kuslar gibi uçmuslugumuz var, zaman asimi hiç söz konusu olmaz, gerçek her zaman her yerde her durumda , karasi alininca parlar ve ortaya çikar,degerli taslar gibi, gerçek hep görünür çünkü, bu yanlis bilginin düzeltilmesi için, ilgili cemaatten özür dilenmesi, bir açik oturumda Güner ÜMIT Beyefendi’ ye de söz hakki verilmesi, bence çok mühim, yanlisin düzeltilmesi için, insanlik ve dostluk için…evrensel baris için…

Albert EINSTEIN, 18 Nisan 1955 de bu dünyadan fiziki olarak ayriliyor, bu degerli Fizik Bilgini,172 IQ sahibi imis ve hayati boyunca üç vatandasliga sahip oluyor. Alman, Isviçre ve Amerikan vatandasi oluyor. Küçüklügünde Keman, Piano dersleri de aliyor, din egitimi de…Ölümünden sonra beyninin incelenmesini vasiyet ediyor, beyni 240 parçaya ayrilarak inceleniyor,gözleri ise bir göz doktoru tarafindan saklaniyor…Einstein, tirnaklari sürekli çoraplarini deldigi için, çözümü çorap giymemekte bulmus bir bilim adami…

1921 de NOBEL ÖDÜLÜ aldiktan 5 sene sonra, yildönümü yemegindeki demecinde diyor ki, ” Savas kazanildi ama Baris degil”.
Ve ben eminim, biraz dikkati olan yeryüzü insanlari hatirlayacaktir, EINSTEIN’ in Gazetecilere dil çikardigi fotografini…
EINSTEIN yasarken, nasil ki BARIS için mücadele vermis, nükleer silahlarin kullanilmasina karsi çikmisti, Sanatçilar ve saygili insanlar da BARIS’ in yolundan gitmeli ve BARIS’a ulasmak için, gereken düzeltmeleri, kendilerince yerine getirmeliler diye düsünüyorum, her sey konusarak halledilir, sorup – ögrenmek varken ,önyargiya ne gerek var, kötü ve asilsiz bir söz olarak dökülüvermesin artik, kimsenin dilinden…kimilerinin yüregine…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.