En büyük başkan… / Muazzez Yenici

En büyük başkan… / Muazzez Yenici

0
PAYLAŞ

Aslında bu durumda ‘para başarı için yeterli değil, önce istemek, çalışmak ve inanmak lazım’ demek gerekiyor ama bir yandan da Fenerbahçe’nin bir Avrupa Kupası maçında (Bu UEFA Kupası maçı bile olsa, çünkü Şampiyonlar Ligi maçını tercihi ederler biliyorum) başarılı olmak kadar istediği bir şey olmadığını da biliyorum.


Açıkçası bu konuda en fazla Aziz Yıldırım’a üzülüyorum. Tabi takım ve taraftar da çok üzüldü ama Fenerbahçe’ye başkan oldu olalı, başarılı olacağız diye ömründen ömür gitti adamın. Yani nasıl olur da bu kadar yatırım yapıp, para, zaman ve emek harcayıp da başarılı olamıyoruz diye düşünerek, başkanlığı bırakmamak ta direniyor.


Bu aynı kumar tutkusu gibi bir şey olsa gerek. Yani kazanacağız diye diye kaybettiklerini ve kaybettirdiklerini fark etmiyor.  Fenerbahçe kadrosuna yeni kattığı yıldızlarıyla ligin tozunu attırdığını zannedip bu maçta da aynı şeyi yapabileceğini düşündü ama olmadı. Rayına oturmuş bir takım bozuldu.


Rüştü Volkan’ı, Alex Van Hooıjdonk’u, Anelka’da Tuncay’ı bitirdi. Büyük transferler yaparak başarılı olacağını sanan takımlar için dünyadaki en önemli örnek Real Madrid olsa gerek. O kadar ünlü oyuncuya ve yıldız transferlere rağmen durumu ortada. Tabi bu benim görüşüm. Böyle olmayabilir. Belki de sorun teknik kadrodadır. Aslında ondan da şüphelenmiyor değilim.


Acaba Daum Fenerbahçe’yi içerden çökertiyor olabilir mi? Ya da Aziz Yıldırım aslında Fenerbahçeli değil de başka bir takımı mu tutuyor? Aslında ciddi ciddi düşününce ve sonuçlara bakınca hiçte olmayacak bir düşünce değil.  Bu arada tanıdığım bir çok kişi Aziz Yıldırım’ın başkanlığı bırakmasını istemiyor. Ama işin ilginç yanı bunların hiçbiri Fenerbahçeli değil. Neyse şaka bir yana gerçekten üzüldüm. Çünkü başta da söylediğim gibi beklentilerim farklıydı, fazlaydı. Tabi ki hala ümit var ama bu maçta değil gol yemek, fark atmaları gerekiyordu. Şimdi ancak pirincin taşı ayıklanabilir diyeceğim. Tabi o da yapılabilirse. Ne diyelim kolay gelsin.  Olmayınca olmuyor işte.


Bu arada küçük bir parantez de, hafta içinde Beşiktaş- Denizlispor karşılaşmasından sonra, Denizlispor yöneticilerinin birinden gelen bir açıklama için. Beşiktaş tribünlerinden kendileri hakkında yapılan kötü tezahürata kızan yöneticimiz, ‘elimde silah olsa o kadını vururdum’ diyerek elinde silah olanlara yol göstermiş.


Savunmasını da ‘başka ne yapabilirdim ki bize ağza alınmayacak küfürler savurdu’ diyerek yapmış. Kendince haklı olabilir ancak bir yönetici olarak, başkalarına karşı bir sorumluluğu olduğunu ve örnek olduğunu sanıyorum unutmuş. Özellikle de Fair Play ödülü almış bir taraftarın yöneticisi olduğu için bu konuya daha da üzüldüm. Çünkü söylediği sözü hiçbir mazeret kurtaramaz.


Muazzez Yenici
myzes@superonline.com

BİR CEVAP BIRAK

thirteen + six =