Şenlik buna denir

Hararet nardadır, sacda değildir.
Keramet baştadır, tacda değildir.
Her ne ararsan kendinde ara.
Kudüs’de Mekke’de Hac’da değildir.


Her yılın Ekim ayında İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi geleneksel Gençlik Şenlikleri organize eder ve yukarıdaki anlamlı sözlerin sahibi, Anadolunun en yüce değerlerinden Hacı Bektaş-i Veli’yi anar.  Geçtiğimiz Cuma gecesi bu yıl Tottenham Green Spor salonunda yapılan şenlik, muazzam güzellikte idi.  Etkinlikleri için iki, üçyüz kişilik salonları dolduramayanlar gidip de bu şahane organizeyi görmeli idiler. Oldukça fazla insan önce içeri giremedi ve bu da halkın tepkisine yolaçtı.  Ama sanırım kişiler sonradan içeri alınıp konserleri izleyince tüm sinirler balon gibi söndü.  Gerçek ismi Seyyid Muhammed bin İbrahim Ata olan Hünkar Hacı Bektaş-i Veli’yi anlatmaya kitaplar yetmez. Bu yüzden bu yazımda bunu yapmaya çalışmayacağım.  Uzun zamandan beri ilk kez bu denli haz aldığım etkinlik hakkındaki izlenimlerimi okurlarımla paylaşmak istedim. 


Herkesin mutluluk tanımları değişiktir. Kimileri 100 mil saatte araba sürmekten mutlu olur. Bazılarımız futbol takımlarımızı seyretmekten mutlu oluruz.  Bazılarımız çocuklarımızın akademik başarıları yüzünden göklere uçarız, bazıları için mutluluk Hamlet isimli bir purrodur! (umarım reklamı hatırladınız).  Benim çok mutlu olduğum bir şey, bağlama dinlemektir.  Hani aralarında merhum Aziz Nesin’in dahi bulunduğu aydınların hor gördüğü o mütevazı, büyülü Anadoluya has müzik aleti.  İşte bağlama üzerine yazılmış muhteşem bir şiir:


Bazen alev olur, bazen har olur,
Sevenlerin yüreğinde kor olur,
Şiir olan yerde elbet var olur,
Dilimizdir, bizi söyler bağlama.


Ağıt olur, felaketler sonunda,
Yiğit olur, o toplumun önünde,
Neler söyler, bak ehlinin elinde,
Bir tanıdık yüzü söyler bağlama.


Türkü yapar şairlerin sözünü,
O güldürür aşıkların yüzünü,
Neşeyi anlatır, bazen hüzünü,
Kalpten kalbe izi söyler bağlama.
 İbrahim Kılınç


Eğitim dergisinin geçen sayısında bağlama üstadı sayın Özcan Dursun ile bir söyleşi yapmıştım. Bağlama hakkında şöyle dedi:  “Bağlama sihirli bir alettir. Bağlamanın çok kutsal olduğuna inanıyorum. Çünkü halkın ağaması gülmesi, hüznü, neşesini bağlama çok iyi bir şekilde izah eder. Bağlama ağaç ve tel olmaktan çıkıp bir kişilik kazanmış durumdadır. Bu aleti çalmak ilkönce saygı isteyen birşeydir. Çok muazzam bir tarihi, bir alt yapısı vardır. Bunu anlayınca bağlamanın önemi anlaşılır. Sözle ifade edilemeyecek birçok şeyi bağlama çok güzel ifade eder.”  Bağlamayı ancak bir bağlama aşığı bu şekilde güzel ifade eder. O akşam çok şahane halk sanatçıları sayesinde zevkli, duygusal bir gece yaşadık. Ağzına kadar dolu salon bir tek yürek halinde coştuk.  Gençler sık sık yerlerinden kalkıp halay çektiler. Halay biz Kıbrıslıların alışık olmadığı bir şey.  Ama ilk kez o akşam bu basit dansın dayanışma pekiştirmedeki önemini kavradım.  Hem halay çeken, hem izleyenleri birlerine görünmeyen iplerle bağlayıcı niteliğini o akşam takdir ettim halayın. 


En çok genç sanatçı Sevcan Orhan’ı beğendim. İnanılmaz gür sesiyle söylediği uzun zamandır dinlemediğim güzelim ezgileri çok güzel yorumladı.  Hele sanatçı Aşık Mahzuni Şerif’in ‘İşte gidiyorum çeşmi siyahım’ şarkısına başladığında yaşanan duygu seli çığırından çıktı.  Küçüklerin renkli giysileri ile oynadıkları folk dansları da görülmeye değerdi.
Yanımda oturan milletvekili Andrew Love, erken ayrılan David Lammy geceyi ne kadar anladı bilmiyorum ama ben tek kelime ile mest oldum.


Alevi Kültür Merkazi ve Cemevinin etkinliklerine ilk kez katılmadım. Salonun hınça hınç dolacağından şüphem yoktu.  Özellikle her yıl iki gece düzenlenen şenliğin bu yıl tek bir etkinlik olarak yapılacağını öğrendiğim zaman.  Gerek her yıl gençlik şenliği olarak düzenlenen bu etkinliklerde gerekse derneğin diğer etkinliklerinde çok yüksek sayıda gençlerin olması her zaman takdir edilmesi gereken ve birçoklarının başaramadığı bir başarıdır.  Onları yürekten kutlarım.  Umarım başarılarının sırlarını diğer derneklerle paylaşırlar. 


Çoğu zaman toplumlarımızın çok yönlü sorunları ile uğraşıp dururuz.  Bu sorunlarla boğuşmaya ara verip bizleri coşturan, mutlu eden bu etkinliği organize eden Alevi Kültür Merkezi yöneticilerine, çalışanlarına ve gönüllü ordusuna teşekkürler. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.