Erkek hakları

Erkek hakları

0
PAYLAŞ

Bugün herkes kadın hakları üzerine bir şeyler yazacak ya da söyleyecek. Yıllarca kadın hakları üzerine yazdığım için bugün bir farklılık yapacağım ve erkekler üzerine düşündüklerimi sizlerle paylaşacağım.


Doğrusunu isterseniz ben bugüne kadar “Bizim sorunlarımızı kim dile getirecek?” deme cesaretini gösteren erkekler gördüm ama, “Biz de hakkımızı istiyoruz” diye sokağa çıkan erkeklerle karşılaşmadım. “Erkek hakları” diye bir şey de duymadım bugüne kadar. Erkekler kendilerine yapılan haksızlıkların ya farkında değil ya da bunları dile getirmeyi erkeklik onurlarına yediremiyorlar. Yani anlayacağınız erkek sorunları üzerine düşünmek ve onların haklarını korumak da biz kadınlara düşüyor.  


Gerçi son yıllarda erkeklerin değişmeye başladığını inkar edemesek de, değişmeyen özelliklerinin daha fazla olduğu bir gerçek. Binlerce yıllık genetik kodlanmaları sayesinde değişmeyen ve yaşamlarında önemli yer tutan özellikleri ve korkularından kurtulamıyorlar.


 Nelerden mi kurtulamıyorlar? İlk aklıma gelenleri sayayım…


Öncelikle kadın… Hangi yaşta olursa olsun bir erkeğin hayatında kadın her zaman en ön sıralarda yer alıyor. Kadınlar olmasa, erkekler, hayatlarının daha kolay olacağını söyler ama, kadınsız bir hayatın salçasız bifteğe benzeyeceğini de bilir.


Yaşlanmak… Erkekler belli etmezler ama, yaşlanmaktan çok korkarlar. Bu korku onları, yaşla birlikte beliren çizgilerin ve beyaz saçların erkek kimliğinde daha hoş duracağına inandırır.     


Kellik… Erkeklerin en büyük kabuslarından biri de kel kalmak. “Saçlarım döküleceğine beyazlasın” diyen erkekler gördüm ben.


At, avrat, silah… Bu üçgenin en dik açılı noktası silahtır. Erkekler, hep güvende olmak ihtiyacıyla silaha tutku derecesinde bağlıdır.  Hiçbir kadın eline silah alıp sokaklarda havaya ateş açmaz. Şehir magandalarının hepsi erkektir. Atış poligonlara bir gidin bakalım, kaç tane kadın, kaç tane erkek göreceksiniz…


İçki… Kadınlar da alkolik olur ama, içki alemlerinde sabahlamazlar. Köprü altlarına düşen kadın da yoktur.  Oysa alkolin esiri olan erkek eninde sonunda evsiz, yurtsuz kalır, kendini sokağın kollarına bırakır.


Ölüm… Yaşama olduğu kadar ölüme de dayanıksızdır. Hem kendi ölümü, hem de yakınlarının ölümünü düşünmek veya yakınlarının ölümüne tanık olmak erkekleri inanılmayacak kadar sarsar.     


Anne… Ana kuzuları hep erkeklerden çıkar. Uzun yıllar yurt dışında yaşayan bir arkadaşım, dehşet içinde, “Ekonomik özgürlüğünü kazanmış kadınların çoğu ayrı bir ev tutmuş, oysa bekar Türk erkeklerinin çoğu anneleriyle birlikte oturuyor” demişti. Gerçi, o arkadaşım da bekardı ve yaşı 40’ı geçmesine rağmen annesiyle birlikte yaşıyordu. Erkeklerin çoğu için anneleri çok özeldir. Birlikte oldukları kadınların da annelerine benzemesini isterler.


Bağımlılık… Bir şeyi bırakmakta zorluk çekerler. Erkeklerin yalnızlıktan korkmalarının hayatlarına yansıyışıdır bağımlılık. Terk edilmek de aynı oranda yıkıcı bir duygudur onlar için…


İşte başarısızlık… Bunu da kolay kolay kabul etmeleri söz konusu değil. İşinde başarısız olan, borçlarını ödeyemeyecek duruma gelen veya iflas eden birçok erkek intihar girişiminde bulunmuştur.


Ve iktidarsızlık… Bu konuyu konuşmak bile onlar için dayanılmazdır. Her erkeğin en büyük korkusu kuşkusuz ki, budur.


Aslında tüm bu korkular sadece erkeklere özel durumlar değil elbette, kadınlar da bu sınırlar içine girebilir.  Ancak kadınlar için bunların hiç biri yaşamsal sorun değildir.


Ne yazık ki, önce babam, sonra kardeşim, daha sonraları arkadaşım, sevgilim ve kocam olarak birlikte yaşamak zorunda kaldığım karşı cinsime, çağlardan beri üstlendikleri erkeklik rolünden hoşnut olup olmadığı sorulmamış. Erkek olarak doğdukları için, bir takım toplumsal baskıların altında ezilmişler. Belki de bu yüzden korkuyorlar.


Üstelik toplum, bunca korkuları olan erkeklerden çok şey bekliyor. Onlar erkek olmanın sorumluluğuyla korkmadan, ağlamadan, boyun eğmeden hayatın yükünü üstlenmelidir.


Örneğin, erkeklerden sadece ailelerini değil, vatanlarını korumaları da beklenir. Askerlik bir erkeğin en dinamik iki yılını hayatından götürmek anlamına gelse bile, erkeklere bu şart koşulur. Askerlikte yaşanan kötü koşulların, o erkeğin daha sonraki hayatını olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceğine bakılmaz bile. Askerlik süresince bir erkek o güne kadar edindiği bütün kişilik haklarından uzaklaştırıp, askerliğin katı kurallarına boyun eğmeye zorlanır.


Bence erkekler sadece yasa ve toplumsal kurallar nedeniyle haksızlığa uğramıyorlar. Doğa da onlara karşı acımasız davranıyor. Erkekler güç koşullara kadınlardan daha dayanıksızdır ve bu yüzden kadınlardan daha önce ölürler.


Doğanın biz kadınlara sunduğu bir başka üstünlük doğurganlığımızdır. Erkekler doğurgan olmadıkları için hep bir tatminsizlik içindedir. Geriye kendinden bir parça bırakabilme çabasıyla çırpınır dururlar.


Doğanın bize sunduğu diğer üstünlük de cinselliğimizle ilgili. Kadınlar kaç yaşında olursa olsun cinsel ilişkide bulunabilmesi ve bu konuda bir endişe taşımamasına rağmen, erkekler üstlendikleri aktif rol yüzünden daha genç yaşlarda cinsel ilişkide yetersizlik kaygısı taşırlar. Erkekler seksi bir güç gösterisi olarak algıladığı için, hep bir panik içindedir.


Doğduğu günden itibaren “göster amcalara pipini” diyerek büyütülen erkek çocuklar, o küçük organın aslında ne kadar “büyük” olduğunu öğrenir. O organ sayesinde ailenin “aslan çocuğu” olmuştur. Biraz büyüyünce bu kez sünnet törenine tanık olur. Geleneksel aile tiplerinde, erkek çocuk, ancak sünnet olunca gerçekten erkek olarak kabul edildiği için, bu tören son derece önemlidir. Sünnet olan çocuk, polis, general, çoğu zaman da prens gibi giydirilir. O özel gün çocukların sadece kıyafetlerine değil, kişiliklerine de yansır. Çocuk için artık o küçük organ çok daha önemli bir hal almıştır.


Erkeklerin sorunları da kadınların sorunları gibi saymakla bitecek gibi değil elbette; ama onlar erkekliklerine toz kondurmamak için susmayı tercih ettiklerinden bize de bu kadarını yazmak düşüyor.


EDİTÖR’DEN: SAYIN OKUYUCULAR, ŞİMDİYE KADAR YALNIZCA HAKARET İÇERMEYEN YORUMLARI YAYINLIYORDUK… BUNDAN SONRA İSİM VE SOYAD BELİRTİLMEYEN YORUMLAR DA YAYINLANMAYACAKTIR…


 

BİR CEVAP BIRAK