Ey Türk Gençliğinin Ata’sı,

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

( Gençler gerekeni yaptılar Atam, müsterih ol… Gezi Parkı’nı bilirsin, oradan yaktılar kıvılcımı, bunların sonunun başlangıcına bu sayede geldik çok şükür…)

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

( Oldu Atam, bedhahlar gençlerin bu hazineleri şöyle dursun, devletin hazinesini de götürdüler, memleketi sattılar, dahilileri gençler halletti, hariciler öyle çok ki… yavaş yavaş Atam…)

Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

( Oldular Atam, tam 11 yıl galip oldular… Kendilerini galip sandılar, gençler inkitalarda aldılar maçı Atam. Şimdi bizimkiler galip, uzatmalara gitmeden görev tamamdır Atam…)

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. ( Hilelerinin hasını gördük Atam, seçimleri de hile ile aldılar, kalelerin hepsini zaptedemediler, tersanelerin yanında dersanelere girdiler, orduları dağıttılar, komutanları içeri tıktılar, ama şimdi kendileri girecek Atam, rahat ol…)

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

( Var ya Atam, bu ülke senin zamanında ülkeyi dört bir yandan kuşatan yabancı düşmanlara kıyasen çok daha hain olan bu taşeronları gördü tam öngördüğün gibi… Bunları o zamandan nasıl da bildin Atam…)

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

( Estağfurullah Atam, ama senin koltuklarını işgal edenler asla şahsi menfaatleri için soymadılar ülkeyi, çocukları için yaptılar… onlar da genç ya, öyle gençler de var ya! Şimdi bitti onların gençlikleri Atam… Bunların babaları da gençliklerini yaşayamamışlardı zaten, bütün sorun bu hınçları…)

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

( Merak etme Atam, o asil kanı senden alıyorlar gençlerimiz, kalıtsal olarak… bunu ispatladılar, nefesin yetti kurtulmaya… Dünya yüzyıldır sana hayranken, seni unutturmaya çalışanlara karşı ahvallerini de, şeraitlerini de toptan hallettiler bu gençler, Türk istiklali ve Cumhuriyeti senin kudretinle, onların gayretiyle kurtarılmıştır Atam…)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.