Fransa’da ‘Hayır’ sonrası senaryoları

Fransa’da ‘Hayır’ sonrası senaryoları

0
PAYLAŞ

François Brabant, Olivier Rogeau, Jean-Michel Demetz ve François Geoffroy’in kaleme aldığı yazıda “Fransızların, İngilizlerin, hatta iki ya da üç ‘küçük’ üye devletin Avrupa Anayasasını reddetmesi durumunda ne olur? Avrupa Anayasasının Fransız vatandaşları tarafından reddedilmesi, Birlik bünyesinde büyük bir krize mi yol açar? sorularına da yanıt arandı.

Brüksel Libre (Hür) Üniversitesi (ULB) Avrupa Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Paul Magnette, “Fransa’da ‘hayır’ denilmesinin büyük bir siyasi krize neden olacağını” kabul
etmesine karşın “bunu dramatize etmeyelim, Nice Antlaşması, bir yıldan bu yana Birliğin işleyişini zararsız biçimde sağlıyor ve bu 15 yıl daha sürebilir. Ayrıca Avrupa yapılanması ilk kez bozulmuş olmayacak” dedi.
 
Dergiye göre; “Hayır”ın kazanması durumundaki varsayımlar şöyle:
    
SENARYO 1: Her şey durur!

“Hayır”ın zaferi, Avrupa Anayasası fikrine son verir. Avrupa Konseyi, yeni görüşmelere başlamama kararı alır ve seçmenler tarafından reddedilen metin, çöpe atılır. Beş yıl
önce onaylanan Nice Antlaşması birçok yıl daha uygulamada kalır. “Hayır”ı savunanlar böyle bir senaryoya inanmıyorlar. Anayasanın reddedilmesi durumunda yeni bir metnin görüşülmesinin kaçınılmaz olduğu yorumunu yapıyorlar. Çözülmesi gereken başka bir sorun, Fransa’da 29 Mayıs’ta “hayır” denilmesi durumunda onaylama sürecini tümüyle durdurmak gerekir mi? Bu mantıklıdır. Zira anayasa, 25 üye devletin tümü tarafından onaylanmadığı sürece yürürlüğe girmeyecektir.

SENARYO 2: Yeniden oylama yapılır.

“Hayır” diyen ülkelere “ikinci bir şans” verilir. Onaylama sürecinin sonunda kabul etmeyen halklar, fikirleri değişir ümidiyle bir kez daha sandık başına çağrılır. Böyle bir çözüm, Danimarkalılar 1992’de Maastricht Antlaşmasını reddettiklerinde ve İrlandalılar 2001’de Nice Antlaşmasına “hayır” dediklerinde uygulamaya konuldu ve bu yeni oylamalarda “evet” denildi. Avrupa Sosyalist Milletvekili Philippe Busquin, “küçük ülkeler söz konusu olduğunda bu çözüm düşünülebilir ancak Fransa’nın ‘hayır’ının sembolik ağırlığı çok güçlü olacaktır. Fransızların yeniden sandık başına çağrılması düşünülemez” diyor. Öte yandan tehlikeli bir bahis söz konusu olacaktır, zira anayasaya karşı olanların yeni bir oylamada “evet” diyecekleri kesin değildir. Onları daha kolay biçimde ikna etmek için özel bir düzenleme eklenebilir: İkinci oylamada anayasaya “hayır” diyen ülkeler için Avrupa Birliği’nden ayrılma zorunluluğu gibi. Bu durumda Fransa ya da Hollanda gibi bazı kurucu ülkelerin Birliğin dışında kalma riskiyle karşı karşıya kalmaları nedeniyle böyle bir senaryoyu kimse düşünmeye cesaret edemez.

SENARYO 3: Yeniden görüşülür.

Anayasanın reddedilmesi, devlet ve hükümet başkanlarını, yeni bir görüşme safhası açmaya iter. Amaç, “hayır”ı savunanlar tarafından ifade edilen gerekçeleri hesaba katan “yeni bir anayasa” kaleme almaktır. Böyle bir senaryonun gerçekleştirilmesi şansı azdır. Zira Fransa’da “hayır”, özellikle sol taraftan gelmektedir. Diğer ülkelerin çoğunda durum böyle değildir. Oysa bir Avrupa Anayasası, bir uzlaşmanın meyvesidir. Yeni görüşmelere başlanmış olsa bile, görüşmelerin sol için daha avantajlı bir uzlaşmayla sonuçlanacağı söylenemez. Merkez soldan sağcı muhafazakarlığa giden Birliğin 25 hükümetinin, kesin veto hakkı bulunmaktadır.

SENARYO 4: Metnin sadece bir bölümü uygulanır.

Bu varsayımda anayasa, birçok bölümlere ayrılır. En fazla sorun çıkaran antlaşmanın üçüncü bölümü, kesinlikle rafa kaldırılır. Buna karşılık devlet ve hükümet başkanları,
üzerinde en fazla uzlaşmaya varılan metnin diğer bölümleri üzerinde çalışırlar ve bunların anayasal çerçeve dışında uygulanmasına karar verirler. Örneğin bir Avrupa Dışişleri
Bakanlık makamı oluşturulması, yeni bir antlaşmaya gerek duyulmaksızın hayata geçirilebilecektir. Onaylanmasının başarısız olması durumunda anayasanın bir bölümünün
“kurtarılması” en olası varsayımı oluşturmaktadır. Ancak bir ya da iki ülkenin “hayır” demesi durumunda bu varsayım mümkün olur. Anayasanın reddedilmesinin daha yoğun olması durumunda en tartışmalı bölümleri budanmış olsa bile anayasanın hayatta kalması zor olacaktır.

SENARYO 5: Avrupa iki vitesle inşa edilir.

Fransa ve Hollanda gibi Birliğin kurucusu bazı ülkelerde “hayır” oyunun çıkması, Avrupa inşasının kesin çöküşüne tanıklık eder. Bunu önlemek için bazı devletler, Birliğin
geri kalanını beklemeden önden yürümeye karar verirler. Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Franco Frattini, böyle bir varsayımı destekledi. Frattini, Le Figaro gazetesine
27 Nisan’da yaptığı açıklamada, “Fransa hayır derse, bu Avrupa’da yaygın bir meşruiyet eksikliğinin olduğunu ortaya koyacaktır. O zaman Avrupa tartışmasını yeniden
açmak gerekecek. Bu tartışma bazı ülkeleri, örneğin güvenlik ve savunma konusunda, antlaşma dışında, güçlü işbirlikleri kurmaya götürecektir” dedi. Bu, çok vitesli
Avrupa’nın benimsenmesi anlamına gelecektir. Ancak bu güçlü işbirliklerinin girişimini hangi ülke üstlenecek?

 

BİR CEVAP BIRAK

eleven + 14 =