GDO’lu bebek mamaları hakkında AYM’den ilginç karar

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Bebek mamalarında geçtiğimiz yıllarda GDO’lu ürünler tespit edilmesinin ardından yaşadığı endişe nedeniyle bir annenin yaptığı bireysel başvuruyu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, GDO içeren ürünler nedeniyle ortaya çıkan rahatsızlığın beden ve ruh sağlığına olan etkisinin açık şekilde ortaya konmadığı gerekçesiyle reddetti.
Anayasa Mahkemesi’ne başvuran annenin vekili Avukat Erol Çiçek, AYM’nin, annenin kapıldığı endişenin asgari şiddet derecesine ulaşmadığı kanaatine vardığını belirterek, başvurunun kabul edilmesi için annenin ruh sağlığını yitirmesinin ve bunun raporlanmasının istendiğini dile getirdi. Bunun insan haklarına aykırı olduğunu savunan Avukat Çiçek, “GDO’lu ürünlerin ülkeye girişini kabul eden Anayasa Mahkemesi’nin bir annenin kapıldığı endişenin şiddet derecesinin yeterli seviyeye ulaşmadığı kanaatine nasıl ulaştığını anlamakta zorluk çekiyorum” dedi.
ÇOCUĞUNA YEDİRDİĞİ MAMALARDAN KUŞKULANAN ANNENİN HAK ARAYIŞI
10 yaşında çocuğu bulunan bir anne, GDO’lu soya, mısır ve pirinç gibi ürünlerin bebek mamalarında kullanıldığına ilişkin gazete haberlerinin ardından, o günlerde 3,5 yaşında olan çocuğunun beslenmesinde kullandığı mamalarla ilgili kuşkuları artınca, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın görevini yerine getirmediği iddiasıyla yargıya başvurdu. GDO’lu mamalarla ilgili yaşadığı korku ve endişe yüzünden bakanlığa manevi tazminat davası açan başvurucu anne, dava dilekçesinde bu konudaki bilimsel verileri de mahkemeye sundu. GDO’lu ürünlerin ham madde, tohum ve son ürün olarak Türkiye’ye ithal edildiğini kaydeden başvurucu anne, mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde birbirinden farklı ürünlerin her birinin güvenlik testinden geçirilmesi gerekliliğine dikkat çekti.
MAHKEME ANNENİN MANEVİ TAZMİNAT DAVASINI REDDETTİ
GDO’lu ürünlerle ilgili olarak anayasal sorumluluğu gereği vatandaşları bilgilendirme, uyarma görevi bulunan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın görevini yerine getirmediğini savunan annenin açtığı davayı gören alt mahkeme, bakanlığın herhangi bir kusuru bulunmadığına karar verdi. Mahkeme kararında, idarenin herhangi bir kusuru bulunduğu yolunda tespit olmadığından, ağır hizmet kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle annenin tazminat davasını de reddetti.
ENDİŞELİ ANNE ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURDU
Davacı anne bunun üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını Anayasa, kanun ve uluslararası sözleşmeler uyarınca üzerine düşen görevlerini yerine getirmeyerek ağır hizmet kusuru işlediği gerekçesiyle açtığı davanın, heyet hâlinde incelenmesi gerekirken tek hâkim tarafından ele alındığını belirten başvurucu anne, AYM’ye yaptığı bireysel başvuruda yargılamanın heyet halinde değil, tek hâkim tarafından yapıldığını belirterek kanuni hâkim güvencesinin ihlal edildiğini iddia etti.
ANAYASA MAHKEMESİ: ‘ENDİŞE ASGARİ ŞİDDET BOYUTUNA ULAŞMAMIŞ’
Endişeli annenin başvurusunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, “Başvurucunun ileri sürdüğü hususlarda bir endişe yaşadığı görülmekle birlikte, bu endişesinin incelenmeyi haklı gösterecek ve somut olay bazında asgari şiddet derecesini aşacak şekilde ortaya konulamadığı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla somut başvurunun, başvurucunun Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan haklarına bir etkide bulunduğu veya bu etkinin asgari bir şiddet derecesine ve ciddi bir boyuta ulaştığı sonucuna varılamamıştır” görüşlerine yer verdiği kararında, başvuruyu reddetti.
Avukat Erol Çiçek
Avukat Erol Çiçek

AV. EROL ÇİÇEK: ‘GDO’DA DENETİM YETKİSİ OLAN İDARENİN KUSURU AÇIK’

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını değerlendiren başvurucu annenin vekili Avukat Erol Çiçek, 2006-2009 yılları arasında üretilen bebek mamalarında GDO’lu ürün kullanıldığının ispatlanmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediğini savundu. GDO’lu ürünlerin denetiminin ait olduğu bakanlığın, ünlü bir bebek markasının mamasını GDO’lu ürün içermesi nedeniyle toplattığını ve çıkarılan yönetmelikle bebek mamalarında GDO’lu ürün kullanımının tamamen yasaklandığına dikkati çeken Çiçek, bu nedenle idarenin kusurunun açık olduğu görüşünü savundu.
‘AYM’NİN ŞİDDETLE İLGİLİ KANAATİNİ ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUM’
Buna rağmen Anayasa Mahkemesi’nin başvurucudan mamaların içinde GDO’lu ürün bulunduğunun ispatını istediğini belirten Avukat Erol Çiçek, bununla da yetinilmeyerek annenin kapıldığı endişenin asgari şiddet derecesine ulaşmadığı kanaatine varıldığının altını çizerek,  başvurunun kabul edilmesi için annenin ruh sağlığını yitirmesinin ve bunun raporlanmasının istendiğini dile getirdi. Bunun insan haklarına aykırı olduğunu savunan Çiçek, AYM’nin bir annenin kapıldığı endişenin şiddet derecesinin yeterli seviyeye ulaşmadığı kanaatine nasıl ulaştığını anlamakta zorluk çektiğini de sözlerine ekledi.
Önceki haberBesime Konca: Türkiye demokrasi güçleri açlık grevi etrafında birleşmeli
Sonraki haberGökyüzü sizi çağırıyor!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.