Gecikmiş bir yeni yıl yazısı

Bir yılı daha geride bıraktık….

2012’de hoşumuza giden şeyler de oldu, hoşumuza gitmeyen şeyler de.

Bir yıl daha yaşlandık. Bir yıl daha ölüme yaklaştık.

Bir yıl daha sağlıklı yaşamayı başardık.

Şimdi, 2013’ü konuşma zamanı.

Elbette geçmişten, 2012’den dersler çıkararak.

***

Ülkemiz önemli bir yol kavşağında.

2013’te ciddi badireler ile yüz yüze kalacağımızı söylemek için kahin olmaya gerek yok.

Geçen yüzyılın biriktirdiği sorunların çözümü, şöyle ya da böyle kendisini dayatmakta:

İşte, Kürt sorunu.

İşte, gelir dağılımı adaletsizliği.

İşte, her yıl nerdeyse binlerce çalışanın iş kazalarına, meslek hastalıklarına kurban gitmesi.

İşte, özgürlüklerin kapsamının genişletilmesi. İşte demokratikleşme. Bu bağlamda yeni, demokratik, adil bir Anayasanın yapılıp, hayata geçirilmesi.

İşte, kapımıza dayanan Suriye iç savaşı.

İşte, ülkemizin de bir şekilde taraf olduğu, Irak’ın silahlı çatışmaya gebe durumu.

Aslında tüm mesele ne biliyor musunuz? Bizler (yani insanoğlu); birbirimizi insanlığımızla mı sınayacağız, yoksa zalimliğimizle mi sınayacağız?

Gerçi öyle bir yere geldik ki; birçok insan, insanlık diye bir şeyin olduğuna kuşku duyar oldu.

Hatta bir dizi insan; insanlık diye bir şeyin olduğunu reddetmekte, açıkça barbarlığı savunmakta beis görmemekte.

Ben yine de, yaşanan bunca gözyaşı ve acıya rağmen, son tahlilde insanlığın galip geleceğine inanıyorum (inşallah yanılmıyorumdur).

Binlerce yıllık insanlık birikimini görmek istemeyenlere inat, gün gelecek, sadece birbirimizi insanlığımızla sınayacağız.

***

Bizim dışımızda hayatımızın gidişatını etkileyen o kadar çok faktör var ki; 2013’te nelerin bize nasip olacağını kesin olarak kestirmek zor.

Ancak; kişiliğimize sahip çıkarak, bereketli planlar yapabiliriz.

Korkularımızın üzerine bir nebze olsun gidebiliriz.

Hiçbir şey yapamıyorsak, hayal kurabiliriz. Hem de hiç olmayacak hayaller. Hem de hiç kimsenin bugüne kadar kurmaya cesaret edemediği hayaller. Hem de hiç kimsenin bugüne kadar kurmayı aklına getirmediği hayaller.

Yaşamın, “dilek” ile değil; “emek” ile biçimlendiğini akıldan çıkarmadan, bir dilek:

Çok sevdiğimiz, lakin yıllarca dinleyemediğimiz bir şarkıyı dinler gibi yaşayalım 2013’ü.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.