Gençler UBP’yi ayağa kaldıracak

26 vekille tek başına iktidar olan, zaman içinde bu sayıyı transferlerle 30’a çıkaran ancak parti içindeki kaos nedeniyle son seçimde 14 vekile düşen Ulusal Birlik Partisi (UBP) geçen yılın aksine sessizliğin kalite kattığı bir kurultay ve genel sekreterlik seçimi yaşadı. Bir yıl içinde üç kurultay yaşayan ve üç genel sekreter değiştiren parti, istenerek veya istenmeyerek gençlerin eline geçti.
İyi de oldu.
Partinin üç film senaryosu çıkacak şekildeki iki kurultayının ardından, 8 milletvekilinin partiden ayrılmasına neden olan genel sekreter seçiminde, dönemin Başbakanı İrsen Küçük, partiyi seçime hazırlayacak güçlü ve dinamik bir sekreter yerine, kendine yakın bulduğu vekili sekreterliğe getirerek seçimlerdeki hazin sonunu hazırlamıştı.
Muhalif delegelerin listelerden çıkarıldığı, taraftar delegelerin listelerde yer bulduğu ancak yapılanların vicdanlarda yer bulmadığı partinin dinozorları, seçimlerde uğradıkları hezimetle geri çekilmeye mecbur kalırken, belki ilk başta yapılması gereken yapıldı.
Zor günlerin “joker” adamı Hüseyin Özgürgün, yedi yıl sonra yine partinin başına geçti.
UBP eski başkanı Derviş Eroğlu’nun istifasının ardından UBP’nin başına geçmesi düşünülen Salih Miroğlu’nun aynı gün aniden hayatını kaybetmesi üzerine kendini bir anda partinin başında bulan Hüseyin Özgürgün, partiyi ikiye bölen koltuğu çok da önemsemediğinden olsa gerek, genelin isteğiyle yine genel başkanlık koltuğuna oturdu.
Özgürgün başkanlık için can atan bir aday olmadı hiçbir zaman. Hatta 2006’daki, herkesin malumu olan gönülsüz tavrını inkar etmedi.
Geçmiş bir yana Özgürgün, dinamik görüntüsü ve klasik muhalefet anlayışından farklı tutumuyla başkanlığa yakışan bir aday.
Ve Sunat Atun… Eğitimi ve bakanlık yaptığı dönemdeki göz dolduran icraatlarıyla genel sekreterlik için biçilmiş kaftan. Meclise girdiği dönem Parlamentonun en genç vekili olan Atun, en genç genel sekreter olma özelliğine de sahip.
Dinamizmi, vizyonu, hitabet yeteneği ve parti içinde yaşadığı olaylardan edindiği tecrübesiyle UBP’yi daha güzel günlere götürecek bir genel sekreter. Parti içinde yaşanan kaotik ortamın faturasının yine partiye çıkacağını bilen Atun, eminim yeni bir yol haritası ortaya koyacak.
Güzel bir vitrin oluşturmanın yanı sıra, yenilikçi tavırlarıyla umut vadeden genel başkan ve genel sekreter, partililerin konuşmaktan korktuğu, sahte imzaların ortada dolandığı, delegelerin ikiye bölündüğü, UBP’li vekillerin kendi oluşturdukları hükümete güvensizlik oyu verdiği günleri eminim unutmayacak.
Ve o günlerin sonunda gelen acı yenilgiyi…

***

KKTC hep bildik kavramları tartışıyor. Tartışmanın temel taşları oyun, tezgâh, komplo, ihanet. Bir ülkeye yakışır hedef, sanat, refah, kalkınma, çağdaşlık, bilim, sözcükleri sadece partilerin hayal ürünü tüzüklerinin, programlarının sayfaları arasında yer buluyor kendine. Hiç kimse de çıkıp, “ya sen şunu söylemiştin, bunu yaptın” demiyor. Şaibeli kazançlar sorgulanmıyor, yolsuzluk dosyaları tozlu raflarda bekliyor. İşin acı tarafı gün geçtikçe de kötüye gidiyor bu durum. Bu ters yönde ilerleyiş, günümüzdeki siyasi ve milli kaosun da akslarını oluşturuyor. Bir şeylerin deşifre olduğunu gördüğümüzde yiyiciler cenahı o perdeyi çoktan kapatıyor…
Dileğimiz UBP’nin yeni yönetiminin tüm bu yazdıklarımız ışığında bembeyaz bir sayfa açarak, partiyi güzel günlere taşımaları. Zira ulusalcı bir partiye kayıkçı kavgaları yakışmıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.