Gladyo ve Türkiye

Gladyo ve Türkiye

0
PAYLAŞ

Son günlerde gündeme gelen en kafa karıştırıcı konulardan birisi üzerine yazmak gereği duydum. Bu konuda net bir fikre sahip olmadığımı peşinen açıklamak istiyorum. Ne var ki, bu konunun tartışılması, karşıt fikirlerin tutarsızlıkları ve tutarlılıkları ölçüsünde “ortak akıl” yöntemiyle yeniden yorumlanması ve herkesin bildiğini objektif olarak ortaya dökmesi gereğine inanıyorum. Gladyo tartışmasını açma nedenim de bu ihtiyaçtan kaynaklanıyor.

Gladyo kavramı, özellikle İtalya’da yapılan Temiz Eller operasyonları ile gündeme geldi. Ülkemizde Gladyo kavramı yerine kontrgerilla, Süper Nato, derin devlet gibi kavramların kullanıldığını da gördük. Peki, kim ya da kimlerdi Gladyo? Kimler Gadyo ile iç içeydi? Gladyo’nun amacı neydi?

Keşke, bu makalede, yukarıdaki sorulara doyurucu bir yanıt bulabilseydim. Ne yazık ki, bu sorulara kesin yanıtlar bulabilmek hiç de kolay değil.

Son dönemde piyasaya çıkan bazı kitaplar, Gladyo konusunu işlemeye çalıştılar. Bu kitapları okuyunca, kafamın daha da karıştığını itiraf etmeliyim. Özellikle Ali Kuzu tarafından kaleme alınan Gladio : “Amerika’nın Kurduğu Gizli Örgüt” (Kariyer Yayıncılık, İstanbul, 2009) ve Doğu Perinçek’in “Gladyo ve Ergenekon” (Kaynak Yayınları, İstanbul, 2008) kitaplarını okuyunca, kafaların karışmaması olanaksız. Kafa karıştıran bu kitaplara, Hikmet Çetinkaya’nın “Fetullahçı Gladyo” (Günizi Yayıncılık, İstanbul, 2008) ve Soner Yalçın’ın “Reis : Gladyo’nun Türk Tetikçisi” (Doğan Kitapçılık, İstanbul, 2003) kitaplarını da eklemek gerekir. Gladyo’yu biraz daha derinlemesine anlamak için, Pencere Yayınları’nca basılan Leo Müller’in “Gladyo : Soğuk Savaşın Mirası” ve Philip William’ın “Kuklacılar : İtalya’da Gladyo Terörü” (Pınar yayınları, İstanbul, 2009) kitaplarını da okumakta yarar var.

Yukarıda sözünü ettiğim kitapları ve Gladyo konusunda yazılmış diğer Türkçe ve yabancı dillerdeki bir dizi kitabı okuyunca neye inanacağınızı şaşıracağınızdan eminim. Ancak, bütün kitaplarda ortak bazı noktaları saptamak da mümkün görünüyor. Bu konuda objektif bir çaba gösterirsek, yazılmış bütün kitaplarda Gladyo konusundaki ortak değerlendirmeler şunlar olabilir :

• Gladyo, gizli bir devlet organizasyonudur.
• Gladyo, devleti yönetenlerin yönlendiremediği ve bazı zamanlarda devleti yönetenleri yöneten tehlikeli ve gizli bir örgütlenmedir.
• Gladyo’nun kökeni milli değil, dış kaynaklıdır.
• Değişik ülkelerdeki Gladyo örgütlenmelerinde Nato ve ABD’nin parmağı vardır.
• Gladyo örgütlenmesinde çeteler ve suça karışmış kişilerin ve gizli örgütler ile kanlı terör örgütlerinin kullanıldığı bilinmektedir.
• Gladyo örgütlenmeleri, İtalya dışında gün ışığına çıkarılamamıştır.

Yukarıdaki tespitlerin Gladyo üzerine yazılmış hemen hemen tüm kitaplarda tespit edildiğini görebilirsiniz.

Türkiye’de son günlerde gündeme gelen tartışmalar, yapılan yayınlar ve yazılan kitaplarda Gladyo konusunda 4 farklı tespit yapıldığını görmekteyiz.

1. Ali Kuzu gibi bazı yazarlar, Türkiye’de son zamanlarda açılan bir soruşturma ile Gladyo örgütlenmesinin açığa çıkarılmaya çalışıldığını iddia etmektedir.
2. Doğu Perinçek’in de içinde bulunduğu bir grup ise Gladyo’nun Süper Nato olduğunu ve Ali Kuzu’nun iddiasının tersine, söz konusu soruşturmanın Gladyo tarafından yönlendirildiğini açık biçimde savunmaktadır.
3. Soner Yalçın (yanılıyorsam Sayın Soner Yalçın’ın düzeltmesini rica ederim) gibi üçüncü bir kesim ise ilk ikisinden farklı düşünerek, Gladyo’nun şekil değiştirdiği, geçmişte kullanılan bazı grupların ihtiyaç dışı kaldığı için deşifre edilerek ortadan kaldırıldığını, ancak Gladyo yapılanmasının daha derin biçimde sürdürüleceğini ifade etmektedir.
4. Dördüncü bir kesim ise Gladyo örgütlenmesinin bazı ülkelerde şekil değiştirerek millileştiği ve bu millileşen unsurların deşifre edilerek ortadan kaldırılmaya başladığını savlıyorlar. Son iki gruptakilerin savlarında benzerlikler olduğu kolayca görülebilir.

Gladyo ya da kontrgerilla örgütlenmelerinin amaçlarının ne olduğu konusunda değişik düşünceler bulunabilir. Ancak, Gladyo’nun “derin devlet” olup olmadığı konusunda tartışmalar vardır. Derin Devlet, bölge ve dünya ölçeğinde amaçları ve hedefleri olan devletlerin bu amaçlarını gerçekleştirmek için yarattıkları devletin gizli ve çekirdek örgütlenmesidir. Bu anlamda, ABD, Rusya, Çin ve İsrail gibi ülkelerin derin devletleri mevcuttur. Ancak, Gladyo’nun, “derin devlet”ten farklı olarak dış kaynaklı bir yapılanma olduğu üzerinde görüş birliği vardır.

Sonuç olarak, bir dizi kitabı okuduktan sonra, Gladyo hakkındaki düşüncelerim daha da karmaşıklaşmaya başladığını itiraf etmeliyim. Hangisine inanacağımı, hangisinin doğru olduğunu bilemiyorum. Ya sizler? Bu konuda objektif düşüncelerinizi merak ediyorum.

__________________

* Bir Tartışma Denemesi / Doç. Dr. Birol Ertan /Siyaset Bilimci

BİR CEVAP BIRAK