Güncel olaylara ilişkin internet yansımaları

Hem geçmişte yaşananları unutmamalı, hem de geleceğe dönük çözümleri üretebilecek adımlar atabilmeliyiz. İdarecilerin de, vatandaşın da çok dikkatli olması gerektiği bir dönemdeyiz.


Bu dönemde, en yaygın ve pratik iletişim aracı olan internete büyük görev düşüyor. Her gün, posta kutumuza değişik içerikte yazı ve sunular geliyor.


F. KÖKSAL tarafından hazırlanan bir sunu çok önemli hatırlatmalar içeriyor.
AİHM Kararı başlıklı sunuda, bazı olayları ne çabuk unuttuğumuz belirtilmiş.


• Bebek katili, bölücübaşı yakalandığında sevindik, idamına kesin gözüyle bakıyorduk ama idam cezası kalktı, tepki vermedik.
• Otuz bin insanın katili İmralı’da çürüyecek diye kendimizi avuttuk. (Ama kral dairesinde ağırlandığını duymadık, duyduğumuzda ise tepki vermedik.)
• AİHM kararını açıkladı, “yeniden yargılansın” dedi. Bir şey yapmadık. “Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldur” diyen eskiler ne doğru söylemiş.
• Bölücübaşının emriyle katledilen bebekleri, öğretmenleri, güvenlik görevlilerini, Mehmetçikleri, kısacası 30.000 yurttaşımızı ne çabuk unuttuk. Yoksa AB uğruna unutmak mı işimize geldi..
• 1984-1999 arasında 15 yıl boyunca gazetelerden terör haberleri eksik olmadı.
• Aynı anda, 20-30 şehidin cenazesini kaldırdığımız günler oldu.
• Acıması olmayan, sivil, asker, öğretmen, bebek demeden insafsızca katleden, bir caniler şebekesi vardı karşımızda ve bir de psikopat liderleri.
• Bebek katili yüzünden anaların gözyaşı hiç dinmedi.
• Nişanlısını, eşini kaybeden kızların dünyası karardı.
Denilmiş ve sunuda fotoğraflara da yer verilmiş.


Başka bir sunuda ise Yahudi Gerçeği’ne değinilmiş. “Bir gün mutlaka kendilerine Allah tarafından verildiğini kabul ettikleri bu toprakları geri almak için gelecekler… Filistin’e geldikleri gibi. Lübnan’a geldikleri gibi. Sırada Suriye’nin olduğu gibi. Lütfen 1 dakika düşünün; Neden İsrail Ortadoğu’ya geldiği günden beri o topraklarda savaş, göz yaşı, acı… eksik olmuyor. Neden diğer ülkeler gibi komşuları ile rahat geçinmiyorlar..? 1 dakika düşünürken boş durmayın ve başımıza gelmeden gelebilecek olanları gözünün önüne getirin. Çünkü, onlar şuna inanıyor : “… Rabbin miras olarak sana vermekte olduğu bu kavmların şehirlerinden nefes alan kimseyi sağ bırakmayacaksın.. Rabbin sana emrettiği gibi tamamen yok edeceksin. (Tevrat Tesniye Bölümü Ayet 10-17 Sayfa 197) “..Onları kasaplık koyun gibi ayır ve öldürme günü için onları hazırla.” (Tevrat Yeremya Bölümü Ayet 3 Sayfa 736) Bir de resim eklemişler sunuya, Kolu İsrail’de bacağı Filistin’de.  İnançları gereği böyle yapıyorlar kendilerince. “.. onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür.” (Tevrat I. Samuel Bölümü Ayet 3 Sayfa 286)


Sunu gerçekten çok önemli bilgiler içeriyor. İsrail’in tarım imkanlarının sınırlı olduğunu, askeriye dışında gelişmiş bir sanayisi olmadığını, turizmin ise savaşlardan dolayı çok azaldığını hatırlatıyor bize. Burada çok önemli bir noktaya değinmiş. İsrail’in kaynaklarının büyük bölümünü ABD yardımlarını, diğer bölümünü ise bizim yardımlarımız oluşturuyor. Nasıl mı? İsrail 1948 yılında Orta Doğu’ya yerleşmeden önce birçok ülkede milyonlarca Yahudi olarak yaşıyorlardı ve bu ülkelerin önemli sanayi kollarında şirketleri vardı. (Ülkemizde de olduğu gibi.) İşte bu şirketlerin bağışları İsrail’in en önemli gelir kaynaklarından birisidir. Ve biz bu ürünleri aldığımız sürece FIRAT’a biraz daha yaklaşacaklar. Sakın ha bu ürünleri almayın uyarısında bulunmuş sunuyu hazırlayan arkadaşımız. Sununun hiçbir yerinde isim belirtmemiş ancak dosya bilgilerinden adının GÖKTAN olduğunu öğrenebiliyoruz.


Bazı köşe yazarları ise  “Terör örgütünün yaptıklarını “Türk Kürdü” yapamaz. Bunları Amerikan, İsrail Kürtleri yapıyor. Biliyorsunuz, yakın tarihte ABD, beş bin Kürdü almış, Pasifikteki bir yere götürmüş ve iyice eğitmişti. İsrail kurulduğu tarihten bu yana Kürtlerle ilgileniyor, onların bir kısmını kendi amaçlarına hizmet ettirmek için yetiştiriyor.” Diyor.
Ermeni Tasa Yasarısı ile aynı zamana denk gelen bu olaylar ile yapılmak istenen Türkiye üzerine oyun oynamaktır. Sokaklara, dükkanlara, arabalara bayraklar asıldı. Şehitlerimiz için milyonlarca yardım toplandı. Devir birlik devri denildiği için herkes birlikte hareket ediyor. Tepkisini kendince ortaya koyuyor. Ama ne yazık ki, ne uluslar arası platformda somut bir çalışmamız var, ne de internette bu konuya ilişkin bilinçlendirme çalışmaları yapabiliyoruz.


Bu konuda bana göre, en somut adımı atan yine gençlerimiz. İsrail, Rusya, ABD nasıl istihbaratının büyük kısmını hackerlarla çözüyorsa, dijital ortamda savaşı sürdürüyorsa bizim de devlet ve millet olarak bu bilinçte olmamız gerek. Çünkü düşmanlarımız, youtube.com da moral bozucu yayınlara yer veriyor, Encarta ansiklopedisinde Türkiye aleyhine ve aslı olmayan ansiklopedik bilgiler veriyor, e-mail zinciri ile propaganda yapıyor, özellikle valilik ve devlet okuluna ait sitelere, hatta Diyanet’in sitesini hackleyip propaganda yapıyor, ama biz devlet olarak pasif kalıyoruz.


Youtube.com daki aşağılayıcı video görüntüsü devlet kanalıyla kapatılması gerekirken, bu konuda resmi bir tepkimiz bile yok. Daha 1 ay öncesine kadar PKK.ORG sitesine rahatlıkla girilebiliyordu. Mahkeme kararıyla erişim durduruldu ama onun uzantısı mahiyetindeki yüzlerce site aktif bir şekilde yalan yanlış bilgiler aktarmaya devam ediyor. İnanıyorum ki; siber savaş çoktan başladı, biz de bu konuda aktif olabilmeliyiz. Bu konularda bu gençlerimizin devlet tarafından desteklenmesi gerekir.


Sonuç olarak;
1. Düşmanı iyi tespit etmek gerekir. (Düşünmek yeterli)
2. Düşmanı güçlendirecek her türlü hareketten kaçınmak gerekir. (Alışveriş yaptığımız firmalara dikkat etmek)
3. Uluslar arası platformda söz sahibi olmak gerekir. (Devletin bu konuda aktif ve cesur olması gerekir. Aman kimse kırılmasın şeklindeki politikalarla çözüme ulaşabilecek durumda olsaydık, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sırasında Mustafa Kemal ATATÜRK o şekilde davranırdı.)
4. Sesimizi duyuracak ve 2 dilde yayın yapacak web sitesine ihtiyacımız var. Bu konuda ortak çalışma yürütebilecek kişilerin bir araya gelmesi gerekir.
5. Sanal alemde de güvenlik ve istihbarat ekibi kurulmalı varsa güçlendirilmelidir. Devlet ve millet aleyhine yayın yapan sitelere ilişkin daha sıkı önlemler alınmalıdır. Bu konuda yardım alınabilecek gençlere destek olunmalı, moral verilmelidir.


Saygılarımla…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × four =